Oğluma...
Sevgili okurlarım herkese iyi bayramlar diliyorum. Bugünkü yazım ne gündemle ne mitolojiyle ne de hukukla ilgili. Bugünkü yazımı oğluma ithaf ediyorum.
Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Paradurumu'na abone olun
Paradurumu'na Google News'te abone olun
Abone OlSevgili oğlum, artık 13 yaşındasın.
Biliyorsun benim en çok kafamı karıştıran şey zaman. Fizik bilimindeki zaman kavramını anlayamamakla birlikte senin nasıl hızlı büyüdüğünü gördükçe içinde bulunduğum zaman diliminin hızına da akıl erdiremiyorum.
22 yaşımda seni kucağıma aldığımda zamanın bu kadar hızlı geçeceğini söyleselerdi katiyen inanmazdım. Yani hep söylediğim gibi zamanın hızı beni büyülüyor. Ancak içinde bulunduğum zamanın en sevdiğim hali seninle geçirdiğim anların toplamı. Sıradan annelerden olamadım. Ne yalan söyleyeyim zaman zaman sıradan annelerden olmak istedim. Zira ilkokulda herkes “anneler ne yapar?” sorusuna kek yapar diye cevap verirken sen “ders çalışır” diye cevap verdin. Çünkü sen okumayı bense hukuk okumayı öğreniyordum o sıralar.
Beraber hiç kolay şeyler yaşamadık. Ancak sen çoğu çocuk gibi yaşadığımız zorluklara isyan etmedin, bana sitem etmedin. Şartlarımız ne ise ona ayak uydurdun ve bu benim en büyük şansım. Bu yüzden o zor günlerde en büyük teşekkürüm sana oğlum. Zorluklarımı daha da zorlaştırmadığın için en büyük teşekkürüm sana…
Şu sıralar o zor zamanların lezzetli meyvelerini seninle yemek en büyük mutluluğum. İyi ki varsın! Ergenliğin tatlı huysuzlukları bile sana çok yakışıyor. Zaman zaman sana kızsam da içten içe çok mutlu oluyorum; ne mutlu bana sağlıklı bir oğlum var ergenliğe giriyor; ne mutlu bana tartışabileceğim akıllı bir evladım var diye…
Su götürmez bir gerçeğimiz var, hayat denen bu yolculukta bir yere kadar yan yana olacağız. Sonra sen kendi yolunu çizeceksin. Uzun zamandır 'geleceğin İlber Ortaylısı olacağım' diyorsun, amacın, niyetin bu. Zaman geçer insanların amaçları, niyetleri, yolu, yönü değişebilir. Ben her zaman ömrüm yettiğince, yapabildiğim kadarıyla kararlarına saygı duyarak —zaman zaman içim içimi yese de en azından saygı duymaya çalışarak şahitlik edeceğim. Sorduğunda biliyorsam cevaplayacağım, bilmiyorsam beraber öğreneceğiz; anlattığında dinleyeceğim, sorma ve anlatma gereği duymadığında büyük bir sessizlik ve saygıyla şahitlik etmeye devam edeceğim ve ne zaman istersen yanında olacağım.
Beraber çıktığımız bu yolculukta yanımda olduğun için, bana evlat sevgisini tattırdığın için, bir tohumun fidana dönüştüğüne şahitlik etme fırsatı verdiğin için —her zaman söylediğim gibi beni anne olarak seçtiğin için, yürüdüğümüz yolda beraber dikenlere şöyle bir baktıktan sonra gökyüzünün eşsiz maviliğine odaklanabildiğimiz için sana ve hayata sonsuz minnet, sonsuz şükür, sonsuz teşekkür….
Dilerim ki doya doya güzellik yaşayacağın, güzellikler getireceğin sağlıklı, mutlu bir ömrün olsun. İyi ki doğdun oğlum, iyi ki varsın….
Annen