Bakan Şimşek Açıkladı: Akaryakıtta Eşel Mobil Sistemi 2027'de Uygulanmayacak
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorinde yıl sonuna kadar sürecek eşel mobil sisteminin 2027'de uygulanmayacağını, enflasyon farkının maaşlara yansıtılacağını duyurdu.
Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Paradurumu'na abone olun
Paradurumu'na Google News'te abone olun
Abone OlHazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri, dezenflasyon süreci, bütçe dengeleri ve maliye politikalarına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Küresel petrol fiyatlarındaki artışın vatandaşa yansımasını sınırlandırmak amacıyla devreye alınan eşel mobil sisteminin kamu gelirlerinde ciddi feragate yol açtığını belirten Şimşek, uygulamanın motorinde yıl sonuna kadar devam edeceğini ancak 2027 yılında eşel mobil sisteminin uygulanmayacağını açıkladı.
OVP kapsamındaki en bağlayıcı hedefin bütçe disiplini olduğunu vurgulayan Şimşek, vazgeçilen vergi gelirlerine rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5'lik resmi hedefin altında kalarak yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti.
"Savaş Olmasaydı Enflasyon 7 Puan Daha Düşük Olurdu"
Dezenflasyon sürecinin hedeflenen hızda ilerlemediğini kabul eden Bakan Şimşek, dış jeopolitik şokların ve emtia fiyatlarındaki artışın iç piyasaya etkisine dikkat çekti:
"Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu. Yıl sonunu da yüzde 20-22 bandında tamamlardık. Dış kaynaklı şoklara rağmen dezenflasyon programından seçim döneminde dahi taviz verilmeyecek. Hayat pahalılığı temel önceliğimizdir; kamu çalışanları ve emeklilerimizin maaşları en az enflasyon oranında artırılacaktır."
Büyüme tarafında ise dış şokların büyüklüğüne kıyasla sapmanın sınırlı kaldığına işaret eden Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2026 yılını yüzde 3,3 büyüme ile kapatmasının öngörüldüğünü kaydetti.
Tek Haneli Enflasyon ve Kur Rejimi Mesajı
İdeal modelin serbest dalgalı kur rejimi olduğunu ancak mevcut şartlarda Türk lirasına yönelik yoğun girişler nedeniyle yönetilen bir yapının zorunlu hale geldiğini aktaran Şimşek, müdahale edilmediği takdirde TL'nin aşırı değerlenebileceği uyarısında bulundu. Kur rejiminde daha esnek adımların ancak enflasyon tek haneli seviyelere kalıcı olarak gerilediğinde tartışılabileceğini belirtti.
Reel Sektöre ve Tarıma Seçici Destek Paketi
Genel para politikasını gevşetmeden, bütçe imkanlarıyla sanayici ve üreticinin üzerindeki finansman baskısını hafiflettiklerini ifade eden Şimşek, devreye alınan destek mekanizmalarını sıraladı:
- Tarımsal Sübvansiyon: Yaklaşık 1 milyon çiftçiye sağlanan tarım kredilerinde ortalama faiz oranı yüzde 12 seviyesinde tutuluyor; faiz yükünün yüzde 70'i kamu tarafından karşılanıyor.
- İhracat ve Eximbank: Sermayesi 7 kat büyütülen Eximbank'ın bu yıl sunabileceği kredi hacmi 60 milyar dolara yükseltildi; reeskont imkanları genişletildi.
- Stratejik Üretim ve İşletme Sermayesi: İthalatı azaltacak 284 öncelikli ürün grubuna yönelik 10 yıl vadeli 750 milyar TL'lik yatırım kredisi paketi devrede tutulurken, imalat sanayisine 250 milyar TL işletme sermayesi desteği sağlanacak.
- İstihdam Desteği: Belirlenen 5-6 stratejik sektörde çalışan başına aylık yaklaşık 5 bin TL doğrudan maaş desteği veriliyor.
Yılda 750 Bin Sosyal Konut Hamlesi
Deprem bölgesindeki kalıcı konut inşaatlarının büyük ölçüde tamamlandığını bildiren Şimşek, kira ve barınma maliyetlerini kalıcı olarak düşürmek amacıyla önümüzdeki birkaç yıl boyunca yılda 750 bin sosyal konut inşa edileceğini açıkladı. Sosyal konut hamlesi için bütçeden 250 milyar TL kaynak ayrıldı.
Vergi tarafında ise gelir, kurumlar vergisi ve cari açığı azaltmaya dönük adımlar haricinde yeni bir dolaylı vergi artışının gündemde olmadığını vurgulayan Şimşek, kayıt dışılıkla mücadelenin etkisiyle gelir vergisi mükellef sayısının arttığını bildirdi.