Çin Otomotiv Pazarında Vites Yükseltti, Türk Otomotivinde Rekor ve Risk Yan Yana

Allianz Trade analizine göre Çin, dünya otomobil satışlarının %37'sine ulaşarak zirvedeki yerini güçlendirdi. 2025'te 41,5 milyar dolarlık ihracat rekoru kıran Türk otomotiv sektörünü ise 2026'da AB'nin yeni menşe kuralları bekliyor.

Güncelleme:

Ticari alacak sigortası şirketi Allianz Trade, küresel ve yerel otomotiv pazarlarındaki dengeleri inceleyen "Otomotiv Sektörü Raporu"nu yayımladı. Rapora göre, dünya otomotiv pazarı 2025 yılında yüzde 5 büyüyerek üst üste üçüncü yılını da yükselişle tamamladı. Ancak bu büyüme ivmesinin ana kaynağı Avrupa ya da ABD değil, Asya pazarı oldu.

Küresel Pazarın Merkez Üssü Çin

Raporda yer alan verilere göre, küresel otomotiv sektörünün ağırlık merkezi gelişmekte olan pazarlara ve özellikle Çin'e kaymış durumda. Küresel ölçekte öne çıkan pazar payı değişimleri şunlardır:

  • Çin tek başına dünya otomobil satışlarının %37’sini gerçekleştirerek küresel pazarın en güçlü itici gücü olmayı sürdürdü. Bu oran, 2024 yılına kıyasla 2 puan, 2019 yılına göre ise 8 puanlık bir artışa işaret ediyor.
  • Avrupa'nın küresel pazar payı %20'nin altına, Kuzey Amerika'nın (ABD) payı ise %21'e gerileyerek her iki bölge için de tarihi düşük seviyeler kaydedildi.
  • Güney Amerika ve Orta Doğu gibi gelişmekte olan pazarlar küresel büyümeyi desteklerken; Çin hariç Asya-Pasifik bölgesi ile Japonya %3 ile daha sınırlı bir büyüme performansı gösterdi.

Türk Otomotiv Sektöründen İç Talep Destekli İhracat Rekoru

Küresel pazardaki bu eksen kaymasına rağmen, Türk otomotiv sektörü 2025 yılında güçlü bir performans sergiledi. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye, 2025 yılını 41,5 milyar dolarlık ihracat rekoruyla tamamladı.

Aynı dönemde yurt içindeki toplam araç satışları yıllık bazda %10,5 artış göstererek 1,37 milyon adetlik zirve noktasına ulaştı. Raporda, bu güçlü iç talebin, dış pazarların zayıfladığı ve küresel risklerin tırmandığı bir dönemde sektör için önemli bir tampon görevi üstlendiği vurgulanıyor.

2026 Yılı İçin "Made in Europe" Belirsizliği

Allianz Trade raporu, 2025'teki başarıların ardından Türk otomotiv endüstrisini 2026 yılında bekleyen en büyük yapısal riskin Avrupa Birliği'nin yeni menşe kuralları çerçevesi olduğunu ortaya koyuyor:

  • Yüksek Eşik Kriteri: Bir aracın "Made in Europe" statüsü kazanabilmesi için uygulanan %70 AB katma değer eşiği, Türkiye'deki üretimin bu kriterin dışında kalma riskini doğuruyor. Türkiye'nin bu yeni sisteme dahil edilip edilmeyeceği henüz netleşmedi.
  • AB'nin "Geçiş Noktası" Endişesi: Türkiye'de Çinli üreticilerin elektrikli araç ve batarya yatırımlarının artması, AB tarafında bir endişe kaynağı oluşturuyor. AB, Türkiye'nin "Made in EU" statüsü alması durumunda, Çin menşeli bileşenlerin AB teşviklerinden dolaylı olarak yararlanabileceği bir merkez (hub) haline gelmesinden çekiniyor.
  • Olası Kayıplar: Türkiye'nin bu menşe statüsünün dışında kalması halinde, Türk malı araç ve parçalar en büyük pazarı olan AB'deki tercihli ticaret avantajlarını kaybedebilir. Bu durum, küresel otomotiv üreticilerinin (OEM) Türkiye'ye yatırım yapma motivasyonunu zayıflatabilir ve tedarik zincirlerinin yeniden Avrupa içine taşınmasına yol açabilir.

Bu risk senaryosu Türkiye için oldukça kritik; çünkü 2025 yılında Türkiye'nin otomotiv ihracatının %72,5'i (30,11 milyar dolar) AB ülkelerine gerçekleştirildi. Almanya ise tek başına 6,61 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye'nin en büyük pazarı konumunu koruyor.

"Sektörel Dönüşümü ve Finansal Sürdürülebilirliği Destekliyoruz"

Rapor sonuçlarını değerlendiren Allianz Trade Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz, Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerinin de işaret ettiği üzere, sektörün 2026'nın ilk yarısında sıkı finansman koşullarına bağlı olarak iç pazarda %8,2'lik dönemsel bir dengelenme ve hacim kaybı sürecinden geçtiğini belirtti.

Karagöz, bu dinamik dönüşüm sürecinde otomotiv üreticileri ve tedarik zincirindeki paydaşlar için üstlendikleri toplam risk büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %15 artırdıklarını ifade ederek, proaktif risk yönetimi çözümleriyle Türk otomotiv sanayisinin hem küresel rekabet gücünü hem de finansal sürdürülebilirliğini güvence altına almaya devam edeceklerini vurguladı.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Yorumlar
Kalan Karakter 800