Tatile Çıkmanın Görünmeyen Yüzü

Kimimiz tatilde, kimimiz yola çıktı. Kimimiz tatilden yeni döndü. Kimimiz “Önümüzdeki günlerde birkaç gün kaçarız” diye plan yapıyor. Kimimiz de bu yaz bir yere gitmeyecek.

'GELDİK BİR KERE’ BÜTÇESİ YAPIN 

Bence yaz aylarının en pahalı cümlelerinden biri şu: Geldik bir kere, bunu da yiyelim, buraya da gidelim. Bir fırsatın sınırlı olduğunu düşündüğümüzde ona verdiğimiz değer artar. Tatilin de bir bitiş tarihi var. Beyin biliyor: “Bu an bitecek. Ve bitmek üzere olan şeyleri kaçırmak istemiyoruz. İşte burada FOMO, yani bir şeyleri kaçırma korkusu devreye girebiliyor. Normal zamanda iki kere düşüneceğimiz bir harcamayı tatilde daha hızlı yapabiliyoruz. Çünkü karar artık “Buna ihtiyacım var mı?” sorusundan çıkıyor.

ÇIKMADAN ÖNCE

Bakın, o anda kendinize “Bunu gerçekten istiyor muyum?” demek kolay değil. Çünkü beyniniz çoktan “Bir daha ne zaman geleceğiz?” diye sizi ikna etmeye başladı bile. O yüzden size küçük bir tatil tüyosu: “Geldik bir kere bütçesi” yapın. Tatile çıkmadan önce, sadece bu anlar için harcayabileceğiniz bir tutar belirleyin. “Geldik bir kere, yapalım” dediğiniz her şey bu paradan çıksın. Tekne turu mu? Meşhur restorana gitmek mi? Çocukların ani bir isteği mi? Hepsi buradan. Para bitmediyse keyfini çıkarın. Bittiyse beyniniz “Geldik bir kere” dese de bütçeniz size “Evet, ama her şey için değil” desin. Çünkü o anın duygusunu yenmek zor. En iyisi, kararı o duygu gelmeden önce vermek.

HİKAYESİ NE OLACAK?

Nerede olursak olalım, ortak bir yaz manzarası var: Tatil fotoğrafları. Telefonu açıyoruz, biri Bodrum’da, biri Yunan adalarında, bir başkası çocuklarıyla otelde. Deniz masmavi, masa şahane, herkes gülüyor. Bir kaydırıyoruz, gün batımı. Bir kaydırıyoruz, deniz. Bir kaydırıyoruz, “Hayat kısa” yazısı. Belki siz de o fotoğraflardan birini paylaştınız. Belki bakıp “Ne güzel” dediniz. İşte bugün sizinle tatilin kendisini değil, o fotoğrafın para hikayesini konuşmak istiyorum.

BEN DE ‘NORMAL’ OLMALIYIM

İnsan beyni, sık gördüğü şeyleri gerçekte olduğundan daha yaygın sanabiliyor. Psikolojide buna “erişilebilirlik sezgisi” deniyor. Yani zihnimizde bir örneği ne kadar kolay hatırlıyorsak onun hayatta o kadar sık yaşandığını düşünebiliyoruz. Şimdi sabah telefonunuzu açtınız. Bir arkadaşınız tatilde. Eski iş arkadaşınız tatilde. Kuzeniniz tatilde. Takip ettiğiniz biri tatilde. Beş dakika içinde dört tatil fotoğrafı gördünüz. Beyin ne diyor? ‘Herkes tatilde.’ Peki gerçekten herkes mi? Tabii ki hayır. Ama evinde oturan fotoğraf paylaşmıyor. İşe giden, “Bugün de bilgisayar başındayım” diye hikaye atmıyor. Tatil planlamayan sessiz. Tatil için para biriktiren sessiz. Borç kapatan sessiz. Biz gösterenleri görüyoruz ve görünür olanı normal sanmaya başlıyoruz. İşte para açısından kritik nokta burada. Çünkü insan kendisini ‘normalin dışında’ hissettiğinde, normalin içine girmek için para harcıyor.

FOTOĞRAF AYNI BEDEL BAMBAŞKA

Sosyal medyada bir tatil fotoğrafına bakıyorsunuz. Deniz manzarası. Akşam yemeği. Peki siz o fotoğraftan ne biliyorsunuz? Koca bir ‘hiçbir şey’. Belki o kişi bir yıldır bu tatil için para biriktirdi. Her ay maaşından belli bir tutarı ayırdı. Belki ailesinin yazlığında kalıyor. Belki puanlarını kullandı. Belki tatili hediye edildi. Belki de kredi kartı limitini sonuna kadar kullandı ve önümüzdeki altı ay borç ödeyecek. Fotoğraflar birbirine benzeyebilir, ama finansal sonuçları tamamen farklı olabilir. Gördüğünüz harcama, görmediğiniz gelir. Halbuki bu tatil için nelerden vazgeçtiğini göremezsiniz. Ne kadar kazandığını, borcunu bilemezsiniz. Onun ödediği bedeli ödemeye hazır mısınız ki onun yapmak istediği tatili yapmak istiyorsunuz?

TATİL ŞİMDİ, ÖDEME ACISI SONRA

Nakit para verdiğinizde beyniniz paranın sizden çıktığını daha net hissediyor, ama bu tip büyük harcamaları kredi kartıyla ödediğinizde bu his azalabiliyor. Temassız ödeme? Bir bip. Bitti. Ama harcama gerçekten bitti mi? Hayır. Davranışsal ekonomide ‘ödeme acısı’ diye bir kavram var. Parayı verirken hissettiğimiz psikolojik rahatsızlık. Ödeme ne kadar görünmez hale gelirse bu acıyı o kadar az hissedebiliyoruz. Tatil bugün. Ödeme gelecek ay. Belki taksitliyse birkaç ay daha. “Bu tatilin ödemesi tatilden ne kadar sonra bitecek?” Beş günlük bir tatilin borcu beş ay sizinle yaşayacaksa, onu da planlamak şart!

MERAK ve KANIT

Bir restoranın önünde kuyruk varsa merak ediyoruz. Bir ürün herkesin elindeyse dikkatimizi çekiyor. Bir yere herkes gidiyorsa “Orada bir şey var herhalde” diyoruz. Davranış biliminde buna sosyal kanıt deniyor. Özellikle ne yapacağımızdan emin olmadığımız durumlarda başkalarının davranışlarını bir işaret olarak kullanıyoruz. Bu kötü bir şey değil. Bazen hayatımızı kolaylaştırıyor. Ama para kararlarına gelince araya bir soru koymamız gerekiyor: “Bu bana uygun mu?” Çünkü herkesin geliri ve borcu aynı değil. Çocuğunun okul masrafı da aynı değil. Ev kredisi de. Birinin “Hadi, hafta sonu kaçalım” dediği bütçe, başka birinin üç aylık birikimi olabilir. Aynı karar. Farklı hayatlar. Farklı sonuçlar.

FİYATI MI DEĞERİ Mİ?

Beynimizin çok sevdiği başka bir kısa yol var: Pahalıysa daha iyidir. Daha pahalı otel daha güzel tatil. Daha popüler plaj daha iyi deniz. Daha pahalı restoran daha unutulmaz akşam. Peki gerçekten öyle mi? Geçmiş tatilleri düşünün. En çok neyi hatırlıyorsunuz? Otel odasının metrekaresini mi? Yoksa arkadaşınızla gece yarısı yaptığınız sohbeti mi? Gittiğiniz restoranın hesabını mı? Yoksa o masada ne kadar güldüğünüzü mü? Psikoloji alanındaki araştırmalar deneyimlere yapılan harcamaların eşyalara yapılan harcamalara kıyasla daha kalıcı bir mutluluk sağlayabildiğini gösteriyor. Çünkü deneyimler zamanla hikayelerimize karışıyor. “Hatırlıyor musun?” dediğimiz anlara dönüşüyor. Bir deneyimin fiyatı ile bize bıraktığı duygunun büyüklüğü her zaman aynı değil. Hatta bazen çok para ödediğimiz için suçluluk, pişmanlık, keyfimizin önüne geçiyor. Sonradan ‘keşke’ dedirtmeyen, tatiller en iyisi…

Patron Sizsiniz! Başkalarının fotoğrafına bakarak kendi para hikayenizi yazmayın. Bu yaz kararlarınız size, hayatınıza ve paranıza ait olsun

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Yorumlar
Kalan Karakter 800