2. Yılbaşı: Eylül
Bence bir senede iki tane yılbaşı var. Biri ocakta, diğeri eylülde. Ocakta takvim değişiyor, eylülde hayat. Okullar açılıyor, trafik artıyor, işler hızlanıyor, şirketler yeni dönem planlarını çıkarıyor...
Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Paradurumu'na abone olun
Paradurumu'na Google News'te abone olun
Abone OlHaziranda hafifleyen, temmuzda yavaşlayan, ağustosta neredeyse “Hayat tatile mi çıktı?” dedirten düzen yeniden çalışmaya başlıyor.
Önümüzde yılın son dört ayı var. Az değil. Bir borç kapanabilir, bir birikim başlayabilir, bir alışkanlık değişebilir. Yani maç bitmedi. Belki de ikinci yarı şimdi başlıyor.
YAZ MUHASEBESİ
Tatil, uçak, otel, restoran, çocuklar, alışveriş, gezmeler… Ne kadar harcadınız? Olan oldu, ama hesap şart. Kredi kartına ne kadar yük bindirdiniz? Borçlandıysanız ne kadar? KMH kullandınız mı? Yaz size toplamda kaça mal oldu? “Geçti gitti, ne gerek var?” demeyin. Çok gerek var. Plan yapmak için veri lazım size. Çünkü bu bilgi gelecek yazın bütçesini yaparken işinize yarayacak. Tahmin yapabileceksiniz. (Enflasyonu da ekleriz seneye o ayrı ama bazımızı bilelim.) Şimdi önümüze bakalım. Bu ay sizi hangi harcamalar bekliyor? Okul, kırtasiye, sigorta, kredi kartı, işle ilgili giderler, eğitim… Hepsini alt alta yazın. Telefona yazın, deftere yazın, nereye istiyorsanız oraya yazın. Ama kafanızda tutmayın.
BELİRSİZLİK İNSANI YORAR
Bazen finansal stresin sebebi yalnızca “Param yetmeyecek” düşüncesi değil, ne olacağını bilmemektir. Önünüzdeki harcamaları yazdığınızda para bir anda çoğalmayacak. Ama zihninizdeki sis azalacak. “Beni ne bekliyor?” sorusunun yerini “Ben bununla ne yapacağım?” sorusu alacak.
HERKESTE KAÇAK VAR
Her evde, her insanda var. Ben buna harcama zaafı diyorum. Kiminin dışarıda yemek, kiminin eve yemek söylemek, kiminin online alışveriş, kiminin kozmetik… Bir de stresliysek daha çok yapıyoruz. “Üç günlük dünya”, “Bunu da hak ettim” derken bir bakmışız harcıyoruz. Beyin bu, bahane bulmakta üstüne yok. Sizden bütün keyiflerinizi kesmenizi istemiyorum. Üç kaçak bulun. Sadece üç. Önümüzdeki 4 ay bunları azaltın. Diyelim eve yemek söylemeye ayda 3 bin lira gidiyor. Bunu bin liraya indirip aradaki 2 bin lirayı borca ya da birikime yönlendirebilir misiniz? Mesele kendinizi cezalandırmak değil. Paraya, “Bir dakika, nereye gideceğine ben karar vereceğim. Patron benim” diyebilmek.
MAÇ DAHA BİTMEDİ
Yılın şimdiye kadarki kısmı istediğiniz gibi geçmemiş olabilir. Çok harcamış, birikim hedefinizi şaşırmış olabilirsiniz. Futbol maçında ilk yarıyı kötü oynadınız diye maç bitiyor mu? Bitmiyor. Ama gerçekçi olun. “Artık hiçbir şey almayacağım, dışarı çıkmayacağım” demeyin. Pazartesi diyete başlayıp “Bir daha tatlı yemeyeceğim” demeye benziyor. Üç gün sonra pastanede ekler yerken bulursunuz kendinizi. Kendinize kızmak da yok. Kızacaksanız üç dakika kızın, bitsin. Önünüze bakın.
31 ARALIK’TAKİ SEN
Şimdi 31 Aralık 2026’yı düşünün. Akşam olmuş. Birkaç saat sonra yeni yıla gireceksiniz. Kredi kartı borcunuz azalmış mı? Bir borcu kapatmış mısınız? KMH’dan çıkmış mısınız? Bir miktar para biriktirmiş misiniz? Paranızla ilişkinizde kontrol biraz daha size mi geçmiş? Şimdi oradan bugüne bakın. Önümüzde dört ay var. Küçümsenecek bir zaman değil.
Dünyada olan her şeyi kontrol edemeyiz. Ama nerede olduğumuzu bilmek, önümüzde ne olduğunu görmek, kaçaklarımızı fark etmek ve küçük küçük harekete geçmek bizim elimizde.
Eylül bana bu yüzden ocak ayını hatırlatıyor. Yeni bir defter açmak için illa yılın bitmesini beklemek gerekmiyor.
PANAMA KROKODİL
Dünya Ekonomi Forumu gezisi olarak dünyanın tam ortasında olan Ekvador‘daki Galapagos Adası'na doğru yola çıktık. İlk durak Panama. Kanalı ile meşhur; dünya ticareti için de çok önemli bir ülke. Ormanlarına gittik ve orada yaşayan halk bizi kucakladı. Sevgili dostum Funda Güngör Akpınar da bana eşlik etti. Maymunlar ve krokodillerle dolu nehirden elimi tutarak korkmadan buralara gelebilmemi sağladı. Yemekleri de çok güzel. Dereden tuttukları ve kömür ateşinde kızarttıkları balığı yedik, üzerine de ananas. Elle parçaladılar. Kredi kartı gibi şeylerin geçmemesi çok güzel bir duygu idi. Bu arada dünyanın en meşhur kahve üreticilerinden biri Panama. Şimdi sıra Galapagos Adası'nda. Gelecek hafta da oradan bir hatıra paylaşacağım inşallah.

BORÇLA GİDİLİR Mİ?
Sosyal medyada, “Tatile borç parayla gidilir mi?” diye sordum. 889 kişi cevap verdi:
Yüzde 20 (523 kişi): “Gidilir, hatta gittik bile.”
Yüzde 80 (2041 kişi): “Yok canım, olmaz” dedi.
"BENDEN ALDIĞI BORÇLA TATİL YAPTI!"
Bir takipçim de şöyle yazdı: “Asla gitmem. Yıllar önce bir arkadaşım bizden 1.000 dolar borç aldı. Bir gün sonra tatil resmi paylaşmaya başladı. Benim paramla tatile gitmişti. Oysa biz üç yıldır tatile gitmezken her ay 100 dolar çocuklarım için yatırım yapıyordum. Borcumu bir yıl sonra zorla aldım.”