Bakan Şimşek Açıkladı: 2027 Bütçesinde Emekliye İlave Kaynak Ayrıldı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2027 bütçe sunumunda emeklilere ayrılan kaynağı, yüzde 3,3'lük büyüme beklentisini, kamu borç stokunu ve reel sektöre sunulan finansman paketlerini açıkladı.
Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Paradurumu'na abone olun
Paradurumu'na Google News'te abone olun
Abone OlHazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçe teklifine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Küresel ticaretteki yavaşlama, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve bölgesel çatışmalara rağmen makro finansal temellerin sağlamlaştırıldığını belirten Şimşek, para ve maliye politikalarında elde edilen manevra alanının ekonomiyi şoklara karşı dirençli kıldığını vurguladı. Şimşek, 2026 yılı büyümesinin yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini, oluşturulan mali alan sayesinde ise 2027 yılı bütçesinde emeklilerin alım gücünü desteklemek amacıyla doğrudan kaynak tahsis edildiğini açıkladı.
Bakanlığın Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dahil 2027 yılı toplam bütçe teklifinin 11,39 trilyon lira, faiz hariç bütçesinin ise 7,42 trilyon lira olduğunu bildiren Şimşek; teklifin yaklaşık yüzde 1,4'üne denk gelen 102,3 milyar liranın doğrudan bakanlık hizmetleri için kullanılacağını belirtti.
Makroekonomik Göstergeler: Büyüme, Cari Denge ve Dezenflasyon
Ekonomi yönetiminin yürüttüğü program doğrultusunda dengelenme sürecinin devam ettiğini kaydeden Bakan Şimşek, temel makro göstergelerdeki son tabloyu ayrıntılarıyla paylaştı:
- Büyüme Patikası: Zorlu bölgesel ve küresel koşullara rağmen Türkiye ekonomisinin ılımlı büyümesini sürdürdüğünü ifade eden Şimşek, 2026 yılı büyümesinin OVP hedefinin 0,5 puan altında, yüzde 3,3 olarak tahmin edildiğini söyledi. 2027 yılında ise dış talepteki toparlanma, verimlilik ve katma değer odaklı sanayi yatırımlarının desteğiyle büyümenin kademeli olarak hız kazanması hedefleniyor.
- İstihdam ve İş Gücü Politikaları: Zayıf dış talep, ılımlı iç talep ve sanayideki teknolojik dönüşümün etkisiyle istihdamın yatay bir seyir izlediği bildirildi. Emek yoğun sektörlerde üretimi korumak, kadınlar ve gençlerin iş gücüne katılımını artırmak amacıyla aktif istihdam programlarının sürdürüldüğü kaydedildi.
- Cari İşlemler Açığı: Çoklu şoklara rağmen cari açığın yönetilebilir sınırlarda kaldığı vurgulandı. 2025'te yüzde 1,9 olan cari açığın milli gelire oranının, 2026'nın üçüncü çeyreğinde yüzde 2,2 seviyesinde gerçekleşeceği, 2027'de ise küresel enerji fiyatlarındaki düşüş ve ihracattaki yapısal toparlanmayla birlikte savaş öncesi seviyelere gerileyeceği açıklandı.
- Enflasyon ve Para Politikası: Küresel enerji arz şoklarının enflasyonda hedeflerden sapmaya yol açtığına dikkat çeken Şimşek, Merkez Bankası analizlerine göre jeopolitik şoklar yaşanmasaydı enflasyonun 7 puan daha düşük gerçekleşmiş olacağını belirtti. 2027 yılında sıkı parasal duruş, ılımlı iç talep, gerileyen emtia fiyatları ve hizmet fiyatlarındaki ataletin kırılmasıyla dezenflasyon sürecinin hızlanacağı öngörülüyor.
Bütçe Disiplini ve Emeklilere Ayrılan Mali Kaynak
Maliye politikasında sıkı duruşun kararlılıkla korunduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, bütçe dengesine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
- Hedefin Altında Bütçe Açığı: Cari fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaşan deprem harcamalarına ve eşel mobil uygulamasına rağmen bütçe disiplininden taviz verilmedi. 2026 yılı için başlangıçta yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının milli gelire oranının, yıl sonunda yüzde 3,1 seviyesinde tamamlanması bekleniyor. 2027'de oranın yüzde 3,5 olması, OVP dönemi sonunda ise yüzde 3'ün altına inmesi hedefleniyor.
- Faiz Dışı Fazla ve Emekli Desteği: 2025 yılından itibaren bütçede faiz dışı fazla üretildiğini belirten Şimşek, bu disiplin sayesinde açılan mali alanın hem akaryakıtta eşel mobil sistemi hem de 2027 yılı bütçesinde emeklilerin refah seviyesini yükseltecek harcamalar için kaynak olarak tahsis edildiğini bildirdi.
- Kamuda Tasarruf Performansı: Tasarruf Genelgesi kapsamındaki kamu harcamalarının bütçe içindeki payının uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan, 2024'te yüzde 3,1'e, 2025'te yüzde 2,9'a indirildiği; 2026 genelinde de yüzde 3'ün altında kalacağı ifade edildi. Bütçe harcamalarında savunma, sosyal konut, demir yolları, gıda arz güvenliği ve maden arama gibi stratejik alanlar önceliklendirildi.
Vergide Adalet, Dolaylı Vergiler ve Denetim Reformu
Vergi adaletini pekiştirmek ve kayıt dışılığı azaltmak üzere hayata geçirilen yapısal düzenlemeler sunumun en kapsamlı başlıklarından biri oldu:
- Dolaylı Vergilerin Payında Düşüş: Geçmiş 25 yılın ortalaması yüzde 65,8 olan dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki ağırlığı 2025 yılında yüzde 62,4'e geriletildi. Bu payın 2026 yılı sonunda yüzde 59,4 seviyesine kadar ineceği hesaplanıyor.
- Vergi Harcamaları ve Asgari Ücret İstisnası: Vergi harcamalarının (muafiyet, indirim ve istisnalar) milli gelire oranı 2023'teki yüzde 6,4 seviyesinden 2025'te yüzde 5'e indirildi; 2027'de yüzde 4,4'e düşürülmesi planlanıyor. 2027 yılındaki vergi harcamalarının yaklaşık üçte birini oluşturan en büyük kalemin, tüm çalışanlara uygulanan asgari ücret vergi istisnası (yaklaşık 1,5 trilyon TL) olduğu açıklandı.
- Tecil ve Taksitlendirmede Faiz İndirimi: Borcunu ödemekte zorlanan mükellefler için azami taksit süresinin 72 aya çıkarıldığı hatırlatılırken, taksitlendirilen borçlara uygulanan tecil faizinin yüzde 39'dan yüzde 29'a çekildiği, önümüzdeki dönemde gecikme zammı ve tecil faizlerinin piyasa koşullarına paralel olarak daha da düşürüleceği bildirildi.
- Genişleyen Mükellef Tabanı: Yürütülen denetim ve risk odaklı uyum programları neticesinde 2026 yılında 401 bin mükellef ilk kez beyanname verdi. Gayrimenkul sermaye iradı mükellef sayısı 2022'deki 2 milyon 250 bin düzeyinden eylül ayı itibarıyla 3 milyon 600 bine yükseldi. Gelir vergisi beyanname sayısı ise 2023'e kıyasla 1,1 milyon artışla 5,5 milyona ulaştı; tahakkuk eden vergi tutarı 3,5 katına çıkarak 702 milyar lira oldu. Denetlenen her 3 mükelleften birinin büyük ölçekli işletmelerden oluştuğu aktarıldı.
Kamu Borç Stoku ve Küresel Finansman Paketleri
Türkiye'nin kamu borçluluğunun uluslararası göstergelere kıyasla son derece güçlü ve güvenli seviyede bulunduğunu belirten Şimşek, borç yönetimi verilerini sundu:
- Düşük Kamu Borçluluğu: AB tanımlı genel yönetim borç stokunun milli gelire oranının 2026 yılında yüzde 21,8'e gerilemesi bekleniyor. Bu oranın, yüzde 73,7 olan gelişmekte olan ülkeler ortalamasının oldukça altında olduğu vurgulandı.
- Dış Kaynak ve Tahvil İhracı: Uluslararası sermaye piyasalarında 2027 yılında 13 milyar dolar tutarında tahvil ihracı planlanıyor. 2023-2026 döneminde, 9,9 milyar doları deprem bölgesine yönelik olmak üzere toplam 44,5 milyar dolarlık uzun vadeli ve uygun maliyetli dış kaynağa erişildi. Ayrıca 2026-2028 dönemi kalkınma projeleri için uluslararası finans kuruluşlarıyla 51 milyar dolarlık finansman paketi oluşturuldu.
- Mali Şeffaflık Tescili: Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) yayımladığı 5'inci Tur Değerlendirme Raporu ile Türkiye'nin 40 teknik kriterin 38'iyle tam uyumlu olduğunun tescillendiği hatırlatıldı.
Reel Sektöre, Çiftçiye, Esnafa ve Vatandaşa Doğrudan Destekler
Sıkı para politikasının uygulandığı dezenflasyon döneminde üretim, yatırım ve istihdam cephesinin seçici finansman paketleriyle korunduğunu aktaran Bakan Şimşek, uygulanan destek mekanizmalarını şu rakamlarla özetledi:
- YTAK ve Sanayi Kredileri: Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının yeniden yapılandırılarak toplam limitinin 750 milyar liraya çıkarıldığı, faiz oranlarının yüzde 12,6 ile 25,2 arasında tutularak piyasanın çok altında maliyetle sunulduğu kaydedildi. Reel sektörün kullanımına hazır 156,5 milyar liralık ilave kredi paketi bulunuyor.
- İstihdamı Koruma Programı: Başta tekstil, hazır giyim, deri, mobilya ve turizm olmak üzere emek yoğun imalat sektörlerinde istihdamını koruyan işletmelere yönelik sağlanan asgari ücret prim desteklerinin 2027 yılında artırılarak devam ettirileceği bildirildi.
- Tarım ve Esnaf Kredileri: Eylül ayı itibarıyla 828 bin tarımsal üreticiye 599 milyar liralık Hazine faiz sübvansiyonlu kredi kullandırıldı ve finansman faizinin ortalama yüzde 70'i Hazine tarafından karşılandı. Aynı dönemde 165 bin esnaf ve sanatkara kullandırılan 144 milyar liralık kredide ise faiz yükünün yüzde 50'si Hazine tarafından üstlenildi.
- Devasa Enerji Sübvansiyonu: 2026 yılının ilk 9 ayında elektrikte mesken birinci kademe abonelerine yüzde 48, doğal gazda ise mesken tüketicilerine yüzde 58 oranında devlet sübvansiyonu uygulandı. Enerji sübvansiyonlarının bütçeye toplam maliyeti yaklaşık yarım trilyon liraya (500 milyar TL) ulaştı.