Saray, Kral ve Yel Değirmeni

Potsdam harika huzur verici güzelliklerle betimlenmiş bir kasaba. Sanssouci Sarayı ise sanki bambaşka bir diyar.

Potsdam harika huzur verici güzelliklerle betimlenmiş bir kasaba. Sanssouci Sarayı ise sanki bambaşka bir diyar.

Brandenburg eyaletinin başkenti olan Potsdam özellikle sayısız ve benzersiz saray ve parklarıyla bir zamanlar Prusya'nın konut şehri olarak tarihi vasiyeti ile tanınmaktadır. Prusya Kralları I. Friedrich ve II. Friedrich'in mirası olan, Prusya'nın zaferi ve şanı olarak adlandırılan şehir geleneksel olarak bilimin ve sanatın şehri olarak tanımlanır: Potsdam, kültür ve tarihi nefes kesici bir boyutta sunar.

Saray, Kral ve Yel Değirmeni resim: 0

Sanssouci Sarayı / POTSDAM https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Bronzelettern_Sanssouci.jpg

Adını Fransızca Sans Souci'den alan saray Almanca Ohne Sorge diye anılır. Ohne Sorge ya da Sans Souci, dertsiz, tasasız, sorunsuz anlamına gelir.
Gerçekten de sorunlardan dertlerden uzak bir şekilde yaşayabileceği bir mekan isteyen Büyük Friedrich (Friedrich der Große) böyle bir sarayın yaptırılmasını dilemiş ve içinde botanik dahi olan bir saray, büyük bir kampüs ortaya çıkmış.

Saray, Kral ve Yel Değirmeni resim: 1

Sanssouci Sarayı | Koleksiyon 'En Harika Kaleler ve Saraylar' | OrangeSmile.com   

Berlin seyahatimizin bir gününü minivan kiralayarak tarihi ve görülecek yerleri gezmeye Potsdam’dan başladık. Berlin merkezden yaklaşık 40 dakika uzaklıkta. Tabii trafiğe göre değişmekte…

Saray, Kral ve Yel Değirmeni resim: 2

Sanssouci’de Karlı Bir Gün

Fotoğraf: Fethi Denizmen

28.11.2015

Vaktimiz az ve havanın da kar yağışlı olduğu kısa zaman diliminde çok az yeri gezebildik. Bu huzur verici bahçe sarayı gezmek için sanırım gün ışığının uzun süreli olduğu bir mevsimde gitmek gerek.

Saray, Kral ve Yel Değirmeni resim: 3

Sans Souci Palace Park

Fotoğraf: Fethi Denizmen

28.11.2015

Frederick The Grate 1744 yılında teraslı bir bahçe yaptırdı. Manzaranın güzelliği karşısında terasların üzerinde büyük bir yazlık konut yaptırma fikri geçmiş. Sonraki yıllarda Yeni Saray ve Resim Galerisi inşa edilirken kalenin yamaçları çiçek ve sebze bahçesi olarak kullanılmış.

Konserler ve müzik festivalleri içim harika bir zemin mevcut.

Saray, Kral ve Yel Değirmeni resim: 4

Sans Souci Palace Potsdam  28.11.2015

Bu sarayla ilgili efsane olmuş çok bilinen masal tadında bir de hikaye anlatılır:

Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam’dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve ‘Bana şuraya bir saray yapın” diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar. Kral’ın beğendiği yerde bir değirmen var. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.


– Buyrun?
– Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?
– Satmıyorum ki ne parası?
– Saçmalama Kral istedi.
– Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki.

Adamları gelip Kral’a diyorlar ki;
– Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi.
– Çağırın bakalım bana şu adamı.

Saray, Kral ve Yel Değirmeni resim: 5

Berlin’de Noel Pazarı

Fotoğraf:Fethi Denizmen

28.11.2015   

Değirmenci gelip, Kral’ın karşısında duruyor. II. Frederick;
– Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?
– Yoo yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!
– Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.
– Sen koskoca kralsın, paran çok. Git Almanya’nın her yerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!
II. Frederick ayağa kalkıyor;
– Unutma ki ben Kralım!
Değirmenci bakıyor ve diyor ki;

– Asıl sen unutma ki Berlin’de hakimler var!

Saray, Kral ve Yel Değirmeni resim: 6

Yel Değirmeni  Historic Mill | State Capital Potsdam

Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;
– Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?
II. Frederick diyor ki;
– Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi. 

Sanssouci Sarayı’nın yanında bugün hala rüzgar gücüyle mısır öğütüldüğü bir Hollanda Yel Değirmeni bulunmakta. 1738’den beri burada bir yel değirmeni var. Komşu Bornstedt’ten gelen ziyaretçiler mısırlarını öğütmek için buraya gelirlerdi. II. Frederick bir zamanlar şöyle dediği bilinmektedir: ‘’Değirmen sarayın süsüdür.”

Değirmenin üne kavuşması II. Fredereick’in değirmenin gürültüsünden rahatsız olduğu ve değirmenciyi değirmeni başa bir yerde inşa etmeye çağırdığı söylenir. Ancak Berlin Temyiz Mahkemesi nezdinde dava açılması söz konusu olması Kralı vazgeçirdi. 1861 Yılında Hollanda Yel Değirmeni tarihi bir anıt olarak ilan edildi.

1945 yılında savaş kurbanı olan yel değirmeni yeniden yapıldı. Değirmenin kulesinde tarihi hakkında bir de sergi bulunmaktadır.

31 Ocak 2021

Heybeliada

Fethi Denizmen

Etiketler Sanat Kültür
Yorumlar
Kalan Karakter 800
Hülya İşlek
Harika, adaletın gerçek yüzünü ve nasıl olması gerektiği bu yazıda çok güzel bir şekilde anşatılmış. 👍
Acelya Boynuegri
Fethi bey yine çok güzel bir yazı olmuş. Adalet herkese lazim. Kaleminize sağlık 😊
Feryal Orhon Basık
Neden bir Prusya kralının sarayının adı Fransızca? 1700’lü yıllarda Fransa, sömürge savaşında İngiltere’yi tehdit eden, kültürel anlamda Avrupa’yı etkileyen bir güçtü. Bu dönemde tüm Almanya ve Prusya’da büyük bir Fransız hayranlığı vardı. Asiller aralarında sadece Fransızca konuşurdu. II. Frederik de Fransız aydınlanmacılarla tanışmış, onların etkisi altında kalmıştı. Sadece Fransızca okur ve yazardı. Üç sarayı vardı. Yazlık sarayının adını da günlük kullandığı dil olan Fransızca koymuştu. Okuduğu Fransızca kitapları üçer tane alır ve her birini bir sarayına koyardı. Voltaire ile arkadaş olmuş, onunla çok sık mektuplaşmış ve Sans Souci’de onu ağırlamıştı. Bu sarayı gezenler zengin Fransızca kitap koleksiyonlarını ve Voltaire’in kaldığı odayı ziyaret ederler. Ne var ki, bu Fransa hayranlığı Yedi Yıl Savaşlarıyla sona erdi. İlerleyen yıllarda halktan masallar toplayarak basit insanlarda yaşayan German kültürünün öne çıkmasında Grimm kardeşlerin önemli hizmetleri oldu.
Handan Turan
1.700 lü yıllarda krallığın varlığına rağmen işleyen bir hukuk sisteminden alınacak çok ders var. Demem o ki köklü bir hukuk için bir yüzyıl yetmiyor.
Feryal Orhon Basık
Söz Sans Souci Sarayı’ndan açılmışken patatesten de bahsedelim. Sarayının bahçesindeki mezarının üstünde her daim bir kaç patates bulunur. Bunun nedeni bu değerli besini Almanya’ya hediye eden kişinin II. Frederik olmasıdır. Aslında patates 1500’lü yılların başında İspanyol denizciler tarafından Peru’dan Avrupa’ya getirilmiştir. Ama iki yüz yıl boyunca asillerin bahçesinde süs bitkisi olan bu şeyin değerli bir besin kaynağı olduğunu keşfeden II. Frederik’tir. Önce orduya yemek olarak verilmesini emretmiştir. Daha sonra halka yayılması için insan zaafını akıllıca kullanmıştır. Patatesin ekildiği yerlere nöbetçiler koydurmuş, bu “çok değerli” şeyi sözüm ona gözlerden saklamıştır. Her geçen gün merakı artan insanlar gizlice ekim yerlerine yaklaşarak, çaldıkları köklerle kendileri üretmeye ve yemeye başlamıştır. Herkesin bahçesinde ama az ama çok patates ekildiğini gören II.Frederik, kendi tarlasındaki nöbetçileri memnuniyetle kaldırmıştır. (Kaynak: Heuber)