Bir Metafor Olarak "Once On Demurrage Always On Demurrage"
Başlığa bakıp bugün yine deniz taşımacılığının meşhur ve değişmez kuralından bahsedeceğimi sanmayın.
Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Paradurumu'na abone olun
Paradurumu'na Google News'te abone olun
Abone OlÖğrendiğim ilk günden itibaren, yani 'gemi bir kere demurrage’a girdi mi her zaman demurrage’dadır' ilkesinin aslında insan ilişkilerine uygulanabilen güçlü bir filtre ve sınırlarımızı korumak söz konusu olduğunda güçlü bir savunma mekanizması olduğunu yaşamın tecrübelerinden geçerek anlamıştım. Bu kavram ilişkilerde özellikle güven, duygusal yükler veya iletişim kopuklukları gibi durumları açıklarken güçlü bir metafor olarak kullanılabilir.
Başlıktaki kuralın anlamını önceden söylemeliyim. Bir gemiye yükleme veya tahliye için tanınan esas sürenin (laytime/starya) bitip geminin gecikme dönemine (demurrage/sürastarya) girmesinden sonra staryayı durduran istisnaların (fırtına, hafta sonu tatili, resmi tatiller vb.) artık demuraj süresini durdurmayacağı anlamına gelir. Yani, geçen zaman kiracı (charterer) aleyhine çalışır ve günlük kontratta kararlaştırılmış meblağı gemi sahibine (shipowner) ödemekle mükelleftir.
Ben de bu kuralın bir metafor olarak insan ilişkilerine ve psikolojiye de uyarlanabileceğini düşündüm, yani bir gemi nasıl demurrage’a düştü mü artık ne olursa olsun demurrage’da kalacaksa ilişkide olduğunuz bir kişi sizin için demurrage’a düştü mü ne kadar söz verip özür dilese de o hatasını tekrarlayacak veya yalanına devam edecektir.
Denizcilikte bu kural nasıl riskin ve maliyetin tamamen hatayı yapan tarafa yüklenmesini öngörüyorsa siz de ikili ilişkilerinizde tolerans süresini (free time) aşan insanların yarattığı maliyete katlanmayı reddetmiş oluyorsunuz.
Bu Metaforun İlişkilerdeki Karşılığı
Göz yumma süresi (Free time): Her ilişkinin başında karşı tarafa tanınan bir kredi, bir iyi niyet süresi vardır. Bu süreçte ufak hatalar tolere edilebilir. İhlal gerçekleşmeden önce ilişki, bir tür "serbest zaman" (hoşgörü, sabır ve iyi niyet) içinde ilerler.
Dönüşü olmayan nokta (The point of no return): Ancak sınırlar bir kere aşıldığında "demurrage" sürecine girilr. Bu noktadan sonra atılan her adım, yapılan her hata veya yaşanan her gecikme şüpheyle karşılanır ve duygusal bedeller/yükler birikir.
Saat hiç durmaz (Clock never stops): Tecrübelerime, düşünce yapıma ve kendi yaşam felsefeme göre bir insan o güven sınırını bir kez ihlal ettiyse sonradan sunduğu "hava muhalefeti" (bahaneler), "resmi tatiller" (özürler) veya "geçici durumlar" saati durdurmaz. Ceza kesilmeye ve bedel ödenmeye devam eder.
Duygusal yüklerin birikmesi (The accumulation of emotional baggage): Bir gemi "demurrage" durumuna girdiğinde maliyet sayacı durmadan işler. İişkilerde de tartışmalar veya kırgınlıklar çözülmeden bırakıldığında "duygusal sayaç" işlemeye devam eder. İyi anlarda bile (bu, denizcilikte hafta sonları veya tatillere denk gelir) alttaki gerilim varlığını korur. Temel sorun tamamen "boşaltılana" veya çözüme kavuşturulana dek duygusal maliyet katlanarak artmaya devam eder.
Bir kez aldatan hep aldatır: Bu ifade ilişkide belirli sınırlar aşıldığında kuralların kalıcı olarak değiştiği anlamına gelir. İnsanlar bazen birinin davranışını tanımlamak için bu zihniyeti kullanırlar. Eğer bir kişi güvenilmez, tembel veya toksik olduğunu bir kez kanıtlarsa çevresindekiler ona "sürekli demurrage durumunda" biriymiş gibi davranabilir, yani o kişinin bundan sonra her zaman ekstra denetim, yaptırım veya şüphe gerektireceğini varsayarlar.
Geçmiş Davranış Gelecekteki Davranışın En Güçlü Habercisidir
'Kişilik değişir, karakter değişmez' sözünün psikolojik ve felsefi açıdan doğruluğu tartışmaya açık olduğundan bunu konunun üstatlarına bırakalım. Benim kendi yaşadıklarımdan damıttıklarıma göre 'kişilik yontulabilir, ama karakter değişmez'.
"Bir daha yapmam" sözü, taahhüt edilen teslim süresini kaçırmış bir nakliyecinin "Söz, bir sonraki sefere limana zamanında varacağım" demesine benzer. Denz ticaretinde sözlere değil, geminin pozisyonuna ve sözleşmeye bakılır. Siz de ilişkilerinizde haklı olarak kelimelere değil, net eylemlere ve karakterin ham maddesine bakarsınız. Bu katı, ama net duruş sizi hayal kırıklıklarından koruyan en büyük avantajınız olabilir. Çünkü değişecekleri ümidiyle insanları beklemek, limanda her gün daha fazla zarar yazan hayali bir yükü beklemekten farksızdır.
Bu kuralları hayatınıza ne kadar uygularsınız, bilemem. Belki, çok katı olmamak, gerçekten değişmek isteyen insanlara haksızlık etmemek gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz, ama biliyorum ki bazen hayat sizi öyle durumlarla karşılaştırır ki net çizgiler çekmeniz gerekir.
Bu metaforun geçerliliğini hayatın akışında bana yaşadıklarım öğretti. Kim için 'demuraja girdi' dedimse yanılmadım. Bu insanlarla ilişkim elbette devam etti, ancak eskisi gibi değil, belirli mesafeler dahilinde.
Sanırım tecrübelerin getirdiği bu farkındalık hayattaki en güçlü koruma kalkanlarından biri. Bir dostunuz size danışırsa bu metaforla tavsiye vermek iyi bir yaklaşım olabilir. Elbette, herkes için ilişkiler ve seviyeleri farklıdır; herkes hayatına nasıl isterse öyle, özgürce devam eder.
Bazen de karşı tarafın "Bir daha yapmayacağım" sözlerine inanmak ile mantığımız arasında sıkışabiliriz ve bu metafor 'süre doldu, kredi bitti ve artık karşı tarafın bahaneleri kronometreyi durduramaz' hissi verebilir. Kanımca insan ilişkilerinde iyi niyet süresi bir kez tükendiğinde saati sıfırlamaya çalışmak çoğunlukla zaman kaybettirir.
Karakteriniz konusundaki net duruşunuz, sizi ve tavsiyenizi dinleyen dostlarınızı gelecekteki birçok hayal kırıklığından peşinen koruyabilecektir.