Hürmüz Boğazı'ndaki Tanker Krizinin Ardından ABD'den İran'a Yeni Finansal Yaptırımlar
ABD, Hürmüz Boğazı'nda Körfez ülkelerine ait ticari tankerlerin hedef alınmasının ardından, İran lideri Mojtaba Hamaney'in ana finansörü Ali Ansari ve bağlı paravan döviz ağını yaptırım listesine aldı.
Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Paradurumu'na abone olun
Paradurumu'na Google News'te abone olun
Abone OlOrta Doğu'da askeri ve lojistik gerilim tırmanırken, ABD yönetimi İran'a yönelik ekonomik baskıyı derinleştirme kararı aldı. İran'ın küresel enerji sevkiyatının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz taşımacılığını hedef alan saldırılarını yeniden başlatmasının ardından, Washington yönetimi İran hükümetinin yasa dışı mali yapısını çökertmeye yönelik yeni ve kapsamlı bir yaptırım paketini devreye soktu.
Mojtaba Hamaney'in Ana Finansörü Hedefte
ABD Hazine Bakanlığı tarafından açıklanan yeni yaptırımların merkezinde, İran'ın yeni lideri Mojtaba Hamaney ve İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ile doğrudan bağlantılı stratejik bir finansal figür yer alıyor. Yaptırımların teknik detayları şu şekildedir:
- Ali Ansari ve Küresel Ağı: Daha önce İran Devrim Muhafızları'nın operasyonlarına mali kaynak aktardığı gerekçesiyle İngiltere tarafından da yaptırım listesine alınan Dubai merkezli İranlı bankacı ve iş insanı Ali Ansari, ABD'nin de radarına girdi.
- Halkın Serveti Yurt Dışına Aktarılıyor: Hazine Bakanlığı, Ansari'yi Mojtaba Hamaney'in "ana finansörü" olarak ilan etti. Ansari'nin, İran kamu kaynaklarından elde edilen milyarlarca dolarlık serveti; kendisini, hükümet elitlerini ve Devrim Muhafızları'nı zenginleştirmek amacıyla yurt dışındaki geniş bir gayrimenkul ve ticari varlık ağı üzerinden akladığı öne sürüldü.
Çok Katmanlı Paravan Döviz Ağlarına OFAC Engeli
Yaptırım paketinin ikinci ayağında ise İran devletinin uluslararası ambargoları delmek için kullandığı kayıt dışı finansal kanallar hedef alındı:
- Milyar Dolarlık Transferler: ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), yaptırım listesinde bulunan İran bankaları adına her yıl milyarlarca dolarlık fon transferi gerçekleştiren kritik döviz bürolarını abluka altına aldı.
- Gizleme Amaçlı Çok Katmanlı Şirketler: Söz konusu finansal kuruluşların, Tahran yönetiminin yasa dışı mali hareketlerini ve askeri fonlamalarını küresel sistemden gizlemek amacıyla dünya genelinde çok katmanlı paravan şirket ağları kurduğu belirtildi. Yaptırım kararıyla birlikte bu yapıların ABD'deki tüm varlıkları donduruldu.
Sıcak Çatışmaların Ardından Gelen Ekonomik Hamle
Bu sert finansal kararlar, yaklaşık bir hafta boyunca bölgede devam eden yoğun askeri hareketliliğin ardından görece sakin geçen bir günde açıklandı. Sürecin arka planında yaşanan askeri tırmanış ise şu şekildedir:
- Körfez Tankerlerine Saldırı: Hürmüz Boğazı'nda seyreden Katar ve Suudi Arabistan'a ait üç ticari petrol tankerinin İran tarafından saldırıya uğraması, uluslararası pazarlarda şok etkisi yaratmıştı.
- Karşılıklı Askeri Misillemeler: Tanker saldırılarının ardından ABD Silahlı Kuvvetleri, İran içerisindeki stratejik askeri hedefleri ve fırlatma rampalarını doğrudan vurmuş; Tahran yönetimi ise bu hamleye Körfez ülkelerinde konuşlu bulunan ABD askeri üslerine yönelik roket ve drone saldırılarıyla karşılık vermişti.
Ekonomi ve uluslararası ilişkiler uzmanları, Washington'ın bu son yaptırım hamlesiyle askeri sahada sağlanan geçici sükuneti korumayı, aynı zamanda İran'ın yeni lider kadrosunun bölgedeki vekil güçleri fonlama kapasitesini finansal açıdan baltalamayı amaçladığını vurguluyor.