Yabancıların Fon Portföyünde 6,1 Milyar Dolarlık Gerileme
MKK verilerine göre, eylüldeki fon krizi sonrasında yabancı yatırımcıların fon portföyü 11,1 milyar dolardan 5 milyar dolara geriledi. Toplam fon büyüklüğü 1,5 trilyon TL azaldı.
Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Paradurumu'na abone olun
Paradurumu'na Google News'te abone olun
Abone OlMerkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından yayımlanan 2026 yılı Eylül ayı verileri, sermaye piyasalarında yaşanan manipülasyon ve adli incelemelerin ardından yabancı yatırımcıların fon pozisyonlarında keskin bir geri çekilme yaşandığını ortaya koydu. Açıklanan verilere göre, ağustos ayı sonunda 11,1 milyar dolar seviyesinde bulunan yabancı yatırımcıların fon portföy büyüklüğü, eylül ayı sonunda 5 milyar dolara indi. Böylece yabancı yatırımcıların portföy büyüklüğünde yalnızca bir ay içerisinde 6,1 milyar dolarlık (yüzde 55) düşüş gerçekleşti.
Ekonomist Haluk Bürümcekçi, yayımladığı analiz notunda MKK verilerini değerlendirerek fon tarafındaki yabancı çıkış hacminin azımsanmayacak ve piyasa dengeleri açısından oldukça belirgin bir büyüklükte olduğuna işaret etti.
Toplam Fon Büyüklüğü 1,5 Trilyon TL Düştü
Söz konusu daralma yalnızca yabancı portföylerle sınırlı kalmadı; yurt içi fon piyasasının genelinde de sert bir gerileme tablosu kaydedildi:
- TL Bazında Büyüklük: Ağustos ayı sonunda 11 trilyon TL düzeyinde bulunan toplam yatırım fonları büyüklüğü, eylül ayı kapanışında 9,5 trilyon TL'ye çekilerek net 1,5 trilyon TL eridi.
- Dolar Cinsinden Görünüm: Dolar bazında hesaplandığında toplam fon pazarı büyüklüğü 228,2 milyar dolardan 194,4 milyar dolara geriledi ve piyasadan 33,8 milyar dolarlık çıkış yaşandı.
Yatırımcı Sayısındaki Gerileme Sınırlı Kaldı
Fon büyüklüğündeki 6,1 milyar dolarlık kayba karşın, yabancı yatırımcı adedindeki azalış çok daha ılımlı bir seyir izledi. MKK verilerine göre ağustos sonunda 57 bin 417 olan yabancı yatırımcı sayısı, eylül sonunda 57 bin 44 seviyesine indi.
Bir ayda 373 kişilik sınırlı bir azalma görülmesi, sermaye çıkışlarının kitlesel bir bireysel terkten ziyade büyük ölçekli ve yüksek tutarlı kurumsal pozisyonların kapatılmasından kaynaklandığını gösterdi.