Takım Oyunu; Doğumun 30. Saniyesinde Bebeğin Hayatını Değiştirebilir mi?

Lütfen ameliyat odasına egolarınızı sokmayınız...
Takım Oyunu; Doğumun 30. Saniyesinde Bebeğin Hayatını Değiştirebilir mi?

Tıpta aslında çoğu branş için iyi bir takım çalışmasının başarıyı arttıracağını söyleyebiliriz. Ama konu kalp cerrahisi ise, haliyle de benim size anlatabileceğim-kendi alanım söz konusu olunca, şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Takım çalışması, takım ruhu ve etkin iletişim halindeki ekip arkadaşları kalp cerrahisinin ‘olmazsa olmazı’dır.

Takım ruhu, takım olabilme gibi başlıklarla internette arama yaparsanız kişisel gelişim ile ilgili yüzlerce yazı karşınıza çıkar. Aslında çoğunda ilk şart, takım bireylerinin egolarını kontrol altına alabilmelerini ve gerektiğinde ikinci plana atabilmelerinin üzerinde durulur. 2013 yılında Chicago’da gözlemci olarak çalıştığım Ann&Lurie Çocuk Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ameliyathane kapısında büyük harflerle şu yazılıydı: ‘Lütfen ameliyat odasına egolarınızı sokmayınız’. Bir diğer konu da takım oyuncuları arasında sıkı bir iletişimin, bir bağın, aslına bakarsanız bir amaç birliğinin olması gerektiğidir. Söz konusu kalp ameliyatı olan bir hastanın sağlığına kavuşarak evine gidebilmesi olduğunda bizler için amaç birliği zaten her zaman vardır.

Kalp ve damar cerrahisi servisine ameliyat öncesi yatan bir hastanın hazırlanıp ameliyata alınması, ameliyatı, sonrasında yoğun bakım ve servis takibi ile evine geri dönmesine kadar geçen sürede yaklaşık kaç kişi çalışıyor biliyor musunuz? En az 50 !! Servis, ameliyathane, yoğun bakımda iki – üç vardiya ile çalışan hemşire arkadaşlarımız, kalp akciğer makinasını yöneten perfüzyonistler, anestezi ve yoğun bakım hekimleri, cerrahlar, teknisyenler, yardımcı personel derken aslında koca bir ekibin sizi sağlığınıza kavuşturmak için çaba sarf ettiğini söylemek mümkün.

Bu ekiplerde her gün herkesin mutlu, sağlıklı, pozitif, uykusunu almış, çocuğunun gece ateşi çıkmamış, evine zamanında gidip gelmiş, hayatına dair tüm sorunları çözmüş olmasını beklemek ütopyadan ötesi olamaz. Bazen sadece 4-5 gün üst üste akşam 8 - sabah 8 çalışmak bile insanın uyku döngüsünü ve melatonin dediğimiz hormon salgı düzenini tepetaklak edebiliyor. Tüm gece çalıştığınızda ertesi gün saatlerce uyuyarak dahi çözemeyeceğiniz bir bedensel yorgunluk olabiliyor. İşte bu durumda da ekip çalışanlarının birbiri ile yardımlaşması, toleransı, eksik işleri hızlıca birbirinin yerine halletmesi ve herkesin birbirine karşı anlayışlı olması kaçınılmaz oluyor.

Ben kendi adıma şanslı sayılırım, asistanlığım boyunca yediğimizin-içtiğimizin ayrı gitmediği, sabahlara kadar hasta başında beklediğimiz, uzayan ameliyatlarda birbirimize destek olduğumuz bir ekip ile çalıştım. Artık üçümüz ayrı yerlerde çalışsak da sevgili Doç. Dr. Ahmet Barış Durukan ve Doç. Dr. Alper Gürbüz ile ne zaman yan yana gelsek anılarla, iyi-kötü anlarla, aynı amaç uğruna verdiğimiz mücadelenin getirdiği bir ruh birliğini hissederim. Meslek hayatımın ilerleyen yıllarında da ekip ruhuna her zaman çok inandım, daha mutlu ve başarılı işler yapmak için önemini her zaman göz önünde tuttum.

Buraya kadar okuduklarınızı neden kaleme aldım.. Birazdan anlatacağım hastanın hayata tutunması için böyle bir ekip ruhunun ne kadar önemli olduğunu sizlerle paylaşmak istedim..

İki sene önce evdeyken akşam saat 11 gibi telefonum çalıyor. Ben de eşimle birlikte kucağımdaki kızıma uyku arasında süt içiriyorum. Telefonu eşimin açmasını rica ediyorum, odadan çıkıp konuşuyor, 10-15 saniye sonra geri geliyor. ‘Arda, anestezi doktoru Pelin Hanım aradı, acil gelmeni istiyor’. Hastanelerde ‘mavi kod’ uygulamasını duymuşsunuzdur, bir hastada acil müdahale gerektiğinde hastane içerisindeki hoparlörlerden bu kod anons edilir, önceden belirlenen görevdeki kişiler olay yerine hızla koşarlar. Bu da benim için bir mavi kod, tabiri caiz ise kızımı eşimin kucağına fırlatıp arabaya koşuyorum. Hasta nedir, neden gidiyorum, onları yolda konuşuruz :))

Anne adayımız 31 haftalık gebe, her şey yolunda giderken karnındaki bebeğin kalp hızında yavaşlama ve kalbi etrafında ciddi sıvı birikimi saptanıyor. Kadın doğum uzmanı acil sezeryana almak istiyor ancak doğacak çocuğun ne durumda çıkacağını bilmiyoruz. Bu durumda acil durumun lideri ailece çok değerli dostumuz (size daha önce anlattığım babaannemin ameliyatını baştan sona harika yöneten ve günlerce benimle birlikte başından ayrılmayan) anestezi uzmanı Dr. Pelin. Plan şu.. bir ameliyathane odasında ben ekibimle steril şekilde hazır bekleyeceğim, yan odada sezeryan yapılacak, bebek doğunca hızla ekokardiyografi yapılarak karar vereceğiz.

Çok nadirdir.. Cerrah, hemşire arkadaşlar, ameliyathane teknisyenleri steril şekilde hazır beklerler ama odada hasta henüz yoktur!! 

Neyse, yan tarafta bebeğimiz doğuyor, 1600 gram, önce kalp hızı yavaş da olsa var, hemen orada yapılan ekokardiyografide belirgin kalp etrafı sıvı var… derken… bebeğin kalbi duruyor. Yan odadan kucaklayarak getirilen bebeği saniyeler içerisinde kendi ameliyathane masamda buluyorum, aramızda çok kısa kelime ve direktiflerle anlaşıyoruz, hızlıca bebeği de steril hale getirip küçük bir kesi ile kalp etrafına ulaşıyoruz. Sıvıyı boşaltır boşaltmaz kalp tekrar atmaya başlıyor.

Bu kısacık 2-3 dakikalık süreçte o sırada görev yapan tüm ameliyathane çalışanları, yan odada bebeğimizin annesi, kapıda babası ve diğer hasta yakınları, hatta evde kucağında kızımı uyutan eşim dahil bizden haber bekliyor. Sonuç, kalp durmasına bağlı olumsuz bir durum olmadan bebeğimiz hayata tutunuyor, iki haftalık tedavi süreci sonrasında anne-babasının kucağında evinin yolunu tutuyor..

Yıllardır hep şunu düşünürüm.. Ölüm ile yaşam arasındaki ince çizginin yanı başında bir işle uğraşmak sizi dışarıdaki çoğu sorunun ne kadar anlamsız, aslında sorun bile denmeyecek, hadi sorun denildi, basitçe çözülebilecek birer suni konu olduğuna inandırıyor.

Hayata sağlık ve mutlulukla tutunabilmeniz dileklerimle..                                  

Doç. Dr. Arda Özyüksel 

Bu köşede bilgi almak istediğiniz konular ve önerileriniz için:

E-mail: drardaozyuksel@gmail.com

Instagram: @doc.dr.arda.ozyuksel

 

Yorumlar Üye girişi
1000
*
*
*
* Mesajınızın sorumluluğu size aittir
Benzer Haberler
listelemeye devam et