Daha Güvenli Şehirlere: Prof. Dr. Attila László Joó Mühendislik, Dayanıklılık ve BME’yi Anlatıyor

Bu röportajda, Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Attila László Joó, felaketin mühendislik açısından ortaya koyduğu dersleri, saha deneyiminin araştırma ve eğitime etkisini ve bu bilginin yeni nesil Türk inşaat mühendisleri için neden önemli olduğunu değerlendiriyor.

Türkiye son yıllarda yıkıcı depremler yaşadı. Mühendislik açısından bakıldığında, bu olaylardan çıkarılan en önemli dersler nelerdir?

Şubat 2023’te meydana gelen depremler, sismik riskin teorik bir konu olmadığını yeniden hatırlattı. Bu risk, milyonlarca insanı ve tüm bölgesel ekonomileri doğrudan etkiliyor. Mühendislik açısından temel derslerden biri, binaların deprem sırasındaki performansının tasarım standartlarına, inşaat kalitesine, bakım durumuna ve mevcut yapı stokunun özelliklerine bağlı olduğudur. Bir diğer önemli ders de karşı karşıya kalınan zorluğun ölçeğidir. Geniş bir kentsel alan etkilendiğinde, mühendislerin çok kısa bir süre içinde binlerce bina hakkında hızlı kararlar vermesi gerekir. Bu da iyi hazırlanmış değerlendirme yöntemleri, eğitimli uzmanlar ve koordineli ulusal ve uluslararası iş birliği gerektirir.

HUNOR ekibinin bir parçası olarak Türkiye’de deprem sonrası çalışmalara bizzat katıldınız. Bu pratikte ne anlama geliyordu?

Büyük bir depremin hemen ardından, yapı mühendisleri olarak görevimiz arama kurtarma çalışmalarını desteklemek ve yerel otoritelere binaların güvenliğini değerlendirme konusunda yardımcı olmaktır. Arama kurtarma operasyonları sırasında, ekip enkaz altındaki insanları kurtarırken riski en aza indirmeye destek oluruz. Arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından ise hangi yapıların güvenli şekilde girilebileceğini, hangilerinin daha detaylı inceleme gerektirdiğini ve hangilerinin tahliye edilmesi ya da yıkılması gerektiğini belirlemeye yardımcı oluruz. Türkiye’de hem HUNOR Macar Ağır Kentsel Arama ve Kurtarma Ekibi hem de AFAD için bu çalışmalarda görev aldım ve hızlı bina sınıflandırma süreçlerine katkı sundum. Bu süreçlerde, bina sakinlerine evlerinin durumu hakkında erişilebilir bilgi sağlamak amacıyla QR kod tabanlı sistemler kullanıldı. Bu tür geniş ölçekli değerlendirmeler, durumun istikrara kavuşması ve toparlanma sürecinin başlaması açısından kritik öneme sahiptir.

Bu saha deneyimi, BME’de araştırmacı ve eğitmen olarak çalışmalarınızı nasıl etkiliyor?

Saha deneyimi ile akademik çalışma arasındaki bağ çok doğrudandır. Gerçek depremler sonrasında yapılan gözlemler, yapıların aşırı koşullar altında nasıl davrandığına dair çok değerli veriler sunar. Bu bulgular daha sonra araştırmalara, sayısal modellemelere ve deneysel çalışmalara aktarılır. Eğitim açısından ise bu, öğrencilerin yalnızca teorik modelleri öğrenmesi değil, aynı zamanda gerçek örnekleri, vaka analizlerini ve belgelenmiş yapısal hasarları da görmesi anlamına gelir. Bu sayede teorik tasarım kararlarının pratik sonuçlarını daha iyi kavrarlar. Bu yaklaşım, Sismik Tasarım dersini daha somut hale getirir ve onları mesleki sorumluluklara daha iyi hazırlar.

BME’de şu anda deprem mühendisliğinin hangi alanlarında araştırma yürütülüyor?

Çalışmalarımız sismik tasarım, yapısal dinamik ve betonarme ile çelik yapıların dinamik yükler altındaki davranışı dahil olmak üzere birkaç temel alanı kapsıyor. Yapısal tepkiyi incelemek için sayısal simülasyonlar ile laboratuvar deneylerini birlikte kullanıyoruz. Ayrıca Avrupa tasarım standartlarının geliştirilmesi ve iyileştirilmesine de katkı sağlıyoruz. Buna, binaların sismik bölgelerde nasıl tasarlanması ve değerlendirilmesi gerektiğini tanımlayan yönetmeliklere yapılan katkılar da dahildir. Bu standartlar, farklı ülkelerde tutarlılık ve güvenliğin sağlanması açısından büyük önem taşır.

Daha Güvenli Şehirlere: Prof. Dr. Attila László Joó Mühendislik, Dayanıklılık ve BME’yi Anlatıyor resim: 0

BME, bu alanda Türk kurumları ve uzmanlarıyla nasıl bağlantı kuruyor?

BME ile Türk paydaşlar arasında aktif ve giderek güçlenen bir iş birliği bulunuyor. AFAD gibi kurumlarla çalıştık ve İstanbul Teknik Üniversitesi dahil olmak üzere çeşitli üniversitelerle akademik bağlarımızı sürdürüyoruz. EELISA Avrupa Mühendislik Üniversitesi ittifakı aracılığıyla öğrenciler ve araştırmacılar ortak projelere, çalıştaylara ve yoğun programlara katılıyor. Bu iş birlikleri altyapı izleme, dijital modelleme ve mevcut binaların güçlendirilmesine yönelik yöntemler gibi konulara odaklanıyor. Bu bilgi alışverişi her iki taraf için de faydalı.

Yurtdışında eğitim almayı düşünen Türk öğrenciler için BME, inşaat mühendisliği alanında hangi avantajları sunuyor?

BME, hem teoriye hem uygulamaya güçlü vurgu yapan, yapılandırılmış ve disiplinli bir mühendislik eğitimi sunar. Programlar lisans, yüksek lisans ve doktora seviyelerinde İngilizce olarak mevcuttur ve yapısal tasarım gibi deprem mühendisliğiyle ilişkili uzmanlaşma alanlarını da içerir. Öğrenciler modern laboratuvarlara, araştırma projelerine ve uluslararası iş birliklerine erişim sağlar. Aynı zamanda yaygın biçimde kullanılan ve tanınan Avrupa mühendislik standartlarıyla da tanışırlar. Bu birleşim, onlara hem Türkiye’de hem de uluslararası düzeyde uygulanabilecek sağlam bir temel sunar.

Bu bilgi, bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu zorluklar açısından ne kadar önem taşıyor?

Bu bilginin önemi son derece yüksektir. Deprem mühendisliğinin temel prensipleri evrenseldir. Yapıları Orta Avrupa’da ya da Türkiye’de inceliyor olalım, altında yatan mekanik aynıdır. Türk öğrenciler açısından bu, BME’de edinilen bilginin kendi ülkelerindeki bağlama doğrudan aktarılabileceği anlamına gelir. Öğrenciler modern tasarım yaklaşımlarını uygulayabilir, yeniden inşa çalışmalarına katkı sunabilir ve şehirlerin ve kentsel altyapıların dayanıklılığını artırmayı amaçlayan uzun vadeli stratejilere katılabilir.

Depreme açık bölgelerde daha güvenli bir gelecek inşa etmede genç mühendislerin rolü nedir?

Genç mühendisler bu sürecin merkezindedir. Yeni binaların tasarlanmasından, mevcut yapıların değerlendirilmesine ve iyileştirilmiş standartların uygulanmasına kadar pek çok kritik alanda sorumluluk üstleneceklerdir. Verecekleri kararlar kamu güvenliği ve ekonomik istikrar üzerinde doğrudan etkili olacaktır. Bu rolü yerine getirebilmeleri için güçlü bir teknik altyapının yanı sıra eleştirel düşünebilme ve çözümleri yerel koşullara uyarlayabilme becerisine de ihtiyaçları vardır. Bu nedenle eğitim, uzun vadeli risk azaltımında temel faktörlerden biridir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Yorumlar
Kalan Karakter 800