Bilgi kültüre nasıl dönüşür?

Para ile kültürün ilişkisi nedir? Keyif almak için para yeterli midir?

İçinde yaşadığımız teknoloji çağında sürekli güncellenen bilgi aynı zamanda en büyük güç. Bildiğimiz kadar varız. Ancak yeni bilgileri öğrenmeye çalışırken sadece bilginin kendisi üzerinde mesai yapmak tek başına yeterli olmuyor. Bilgiyi tek bir noktadan değil farklı açılardan da yorumlayabilmek gerekiyor. Bunun için kişinin kültür sahibi de olması gerekiyor. Kültür ise, hayata bir şeyler eklemek amacı ile kazanılan bilgilerin toplamı. Her şeyi okuyup, her şeyi unuttuktan sonra geriye kalan, içselleştirdiklerimiz kültürümüzü oluşturuyor.

Peki, para ve kültür ilişkisi nasıl?

Bu soruyu sorduğum anda aklıma hemen İshak Alaton’un muhteşem sözleri geldi.

‘Üniversitelerimizde yaptığım söyleşilerde bana en çok para hakkında soru sorulur.
Herhalde iş adamı olduğum için.

Ben, “paranın iki kişiliği vardır” derim.

Birincisi;
para bir değiş tokuş aracıdır.
Para verip yiyecek, giyecek, ev, bark, hatta sağlık satın alabilirsiniz.

İkincisi ise
gelecek korkusunu yenersiniz.

“Yaşlılığımda çaresiz, muhtaç, perişan kalmam, çünkü kötü günler için paramı bir kenara ayırdım” dersiniz.

Ama para ötesi, yani para-üstü bir konu daha vardır. Bunu parayla satın alamazsınız.

Bunun adı zevk ve keyiftir.

Zevk almak, keyif duymak, ancak KÜLTÜR ile mümkündür.

Resimden zevk almak için sergiler bedava, müzik, kaset ve diskler üç otuz para.

Ayrıca konserler de pahalı değil.

Tiyatrolar hamburger fiyatına…

Aşk ve sevgi zaten bedelsizdir.

Güneşin batışından, denizin hışırtısından ya da bir satranç oyunundan zevk alabiliyorsanız, kalenizle bedavaya şah çekebilirsiniz.

Güneşi kaç paraya batırabilirsiniz?

Denizi hışırdatmanın fiyatı nedir?

Yaşlılığınız için biriktireceğiniz kötü gün parası kadar belki ondan da önemli olan bu zevkler ve mutluluklardır.

Bunlara sahip olmak ancak kültürle mümkündür.’

Kültürel etkileşim

Genelde aynı çağı paylaşan ünlü ressam, işadamı, bilimadamı ya da sanatçılar birbirlerinden etkilenip birlikte projeler yapıp bambaşka şekillerde yorumlarda bulunuyorlar. Sadece kendi bakış açıları değil aynı zamanda içinde yaşadıkları toplumu farklı yönlerden de geliştiriyorlar. Einstein sergisi 2008 yılında ülkemize geldiğinde ve Doğuş Otomotion’da sergilendiğinde çok şaşırmıştım. Serginin son bölümünde Einstein ve Çağdaşları diye bir bölüm vardı. Walt Disney, Salvador Dali hatta ABD Başkanı Kennedy ve hatta Marilyn Monroe gibi pek çok kişi ile temasının olması sadece kendi laboratuvarına gömülmediğini görmek beni çok etkilemişti.

 

Kültür öğrenilen bilgilerin özümsenmesi ve üst üste konularak yaşantıya geçirilmesi, bu ritüellerin devamlılığı ile bilginin sağlamlaştırılması. Kültür bugünü ve geleceği inşa ediyor. Geçmişi ise yeniden yorumlayabiliyoruz kültür sayesinde. Hepinize bilgilerinizi içselleştireceğiniz harika bir hafta diliyorum.

Yorumlar Üye girişi
1000
*
*
*
* Mesajınızın sorumluluğu size aittir
Benzer Haberler
listelemeye devam et
Üye Ol