Dilara Yavuz
info@paradurumu.com
TÜM YAZILARI
Paradan Daha Fazlası: Finansal Dünyada Güven Meselesi
Bir insanın birikimi, yalnızca hesabındaki rakamdan ibaret değildir.
Bazen yıllarca ertelenmiş bir tatilin, çocuğunun eğitimi için ayrılmış bir bütçenin, daha güvenli bir gelecek kurma arzusunun karşılığıdır.
İoanna Kuçuradi’nin Ardından: Bilgiyle Aşılan Sınırlar
Bazı insanların ardından söylenecek söz bulmak zordur. Çünkü onların ölümü yalnızca bir insanın hayattan ayrılması değil, bir dönemin, bir düşünce ikliminin, bir hafızanın eksilmesidir. İoanna Kuçuradi’yi kaybettiğimizi öğrendiğimde hissettiğim duygu biraz da böyleydi.
Mor Cepken
Canan Dağdeviren adını daha önce mutlaka duymuşsunuzdur. Ama yaptığı çalışmaları yan yana koyduğunuzda adını duymakla gerçekten kim olduğunu bilmek arasında epey fark olduğu anlaşılıyor.
Bir Ülke Liyakatle Ne Kazanır? Cevabı Filede
Bazı başarılar yalnızca bir kupa kazandırmaz. Bazen bir ülkeye neyi doğru yaptığında neler başarabileceğini de gösterir. Kadın Voleybol Milli Takımımızın Avrupa’nın zirvesine çıkması da benim için tam olarak böyle bir başarı.
Mahremiyetin Yeni Sınırları: Kişinin Bilgileri Kime Aittir?
Birini tanımak için onunla tanışmak mı gerekir? Bir insanın nerede yaşadığını, kimlerle görüştüğünü, nelerden hoşlandığını, ekonomik durumunu, alışkanlıklarını hatta günlük hayatının küçük ayrıntılarını öğrenebilmek için bugüne kadar onu gerçekten tanımak gerekirdi. Şimdi ise durum farklı.
Yapay Zekâ ve Hukukun Yeni Soruları
Geçenlerde bir haber okudum. Haberde, kişilerin belirli yapılarla olan bağlantılarının tespitinde yapay zekâdan yararlanılmasından söz ediliyordu.
Bir Çerçevenin İçinde Hukuk
Bazı sözcükler, tartışmaları daha başlamadan şekillendirir. “Çerçeve” de onlardan biri. Çerçeve, sınırları belirli bir alanı anlatır. İçinde olanı korur, dışarıda kalanı ise belirginleştirir. Hukuk söz konusu olduğunda ise sınır çizmek kadar o sınırın hangi ilkelere göre çizildiği de önemlidir.
Kadınların Son Güvencesi de Tartışılıyor mu?
Bir altın bileziğin bazen bir kadının özgürlüğü anlamına geldiği bir ülkede yaşıyoruz. Bu cümle kimilerine abartılı gelebilir, ancak aile mahkemelerinde gördüğümüz yüzlerce dosya, boşanma sonrasında ekonomik güvencenin ne kadar hayati olduğunu açıkça gösteriyor
Ağacın Hukuku Var mıdır?
Yaz ayları geldiğinde neredeyse alışkanlık hâline gelen görüntülerle bir kez daha karşı karşıyayız: Türkiye yanıyor. Gökyüzünü kaplayan dumanlar, tahliye edilen yerleşim yerleri, alevlerin arasında yaşam mücadelesi veren insanlar ve sessizce yok olan binlerce canlı...
Lotus İlkesi: Egemenliğin Sınırları mı, Özgürlüğün Başlangıcı mı?
Bu hafta çok saygı duyduğum değerli Fethi Denizmen bana Lotus İlkesi'ni yeniden hatırlatan bir video gönderdi. Videoyu izlerken hukuk fakültesi yıllarında üzerinde uzun uzun düşündüğümüz bu önemli ilkenin aradan geçen yıllara rağmen hâlâ güncelliğini koruduğunu bir kez daha fark ettim.
Algoritmaların Adalet Anlayışı Var mı?
Adalet dendiğinde aklımıza çoğu zaman mahkeme salonları, kanun metinleri ve hâkim kürsüleri gelir. Oysa farkında olsak da olmasak da hayatımızın birçok alanında kararlarımız bugün algoritmaların etkisi altında şekilleniyor.
Dünya Hukuk Günü: Hukuk Bir Gün Değil, Medeniyet Meselesidir
Her yıl Dünya Hukuk Günü olarak anılan 10 Temmuz tarihinin kökeni 1967 yılında Cenevre'de düzenlenen "Hukuk Yoluyla Dünya Barışı" konferansına uzanıyor.
Hukukun Sessizliği ile Toplumun Gürültüsü Arasında
Antik Yunan'da adalet tanrıçası Themis gözleri bağlı tasvir edilir. Bunun nedeni gerçeği görememesi değil, karşısındakinin kim olduğuna, ne kadar güçlü olduğuna ya da toplumun o kişi hakkında ne düşündüğüne bakmaksızın karar vermesi gerektiğine duyulan inançtır.
#Babalık: Bir İsimden Çok Bir Sorumluluk
Her yıl haziran ayının üçüncü pazar günü Babalar Günü'nü kutluyoruz. Kimi bir telefon açıyor, kimi bir mesaj gönderiyor, kimi de artık yalnızca hatıralarında yaşattığı babasının sesini duymaya çalışıyor.
Güven Tükendiğinde Geriye Ne Kalır?
Tarih boyunca devletleri ayakta tutan şey yalnızca ordularının gücü ya da ekonomilerinin büyüklüğü değildi. Asıl belirleyici olan, insanların yönetenlere, kurumlara ve hukuk düzenine duyduğu güven olmuştur.