Pınar Kaftancıoğlu
info@paradurumu.tv
TÜM YAZILARI
Sen hasta, ben hasta, o hasta, herkes de hasta...
"Düşük kaliteli ve hatta bütünüyle sahte gıdalar. Aklınıza ne gelirse... Hayal gücünüzü sonsuza kadar kullansanız da az gelecek boyutta dolaşımdalar. Gıda denilmeyecek ürünler düşük girdi hesaplarıyla soframıza ve tabağımıza her köşede sızıyor..."
Çanakkale, Ayaş, Bursa vesaire... İsimler artık birer hikaye
"Son birkaç yıldır, daha doğrusu 2005’lerden bu yanadır, memlekette tuhaf bir domates cinsi türedi. Evvelinde de vardı ama pazara - markete inmezdi..."
Hayatımız tehlikede!
"İyileşiyorum, iyi besleniyorum, seçiyorum, en iyisi, en güzeli, en pahalısı..". gibi söz ve tercihler artık büyük ölçüde anlamsız. Böyle bir alışverişin sonu aslına kaçtığınız şeyin ta kendisinden farksız..."
Çocuğun yediği içtiği helal, giydiği haram...
"Beni mutlu eden şey, ruhumu tatmin eden şey başkalarına yol açmak oldu. İstihdam oluşturmak. İş geliştirmek. Düzgün iş yapmak. En iyi olmak. Örnek alınan olmak..."
Sıcak havalarda yenilecek yöresel lezzet sırları!
Pınar Kaftancıoğlu, sıcaklardan bunaldığımız şu günlerde yenilebilecek yöresel lezzet sırlarını paylaştı.
Acayip bir alma, tüketme, unutma hali!
Bayram boyunca atılan çöpün, yapılan zayiatın haddi hesabı yoktu. Basit ama çok açık şekilde, yani konteynırlardan izledim durumu. Çok ilgimi çekiyor. Sinir oluyorum. Hasta oluyorum. Minicik bir çöpün bile fayda zincirine girmesini şart görüyorum.
Keriz silkeleme şebekesi! Pınar Kaftancıoğlu yazdı
"Yeni çağın ilahı Google, ardından açılan yolda minik minik mesihcikler de yarattı anlaşılan. Keriz silkeleme şebekesi hiç susmuyor, kendine bakmıyor. Bol keseden ve boş keseden sallıyor."
Peynirin aritmetiği: Pınar Kaftancıoğlu yazdı
Toplumun en büyük sorunlarından biri olan gıda hilekarlığı tavan yaptı...
Fiyatların matematiği: Pınar Kaftancıoğlu yazdı
"Dünyada (normalde), bir marketin (süper - hiper - gross vs.) maksimum kar oranı yüzde 20'dir. Üreticiler için de, son satıcılar için de, alıcılar için de ideal ve iyi olan oran budur. Peki buna ne oldu..."
Babamın romanı: Yelatan
'Yelatan' babamın, ve belki de bu memleketin yazılmış en iyi romanıdır...
Ustanın çekici bin altın eder
Ankara'nın Doğusundaki Türkiye, o hep anlatılan çok renkli mozaiğin ta kendisidir. Pek çok şehri (hele ki fazlaca büyümemişleri) bu mozaiğin her halini ve şimdiyi şekillendiren bütün izlerini gururla taşır...
İklim krizi ortam krizi!
En son 1994'te Kars'ta hava böyleydi. Arkasından da kış geldi. Geç geldi ve geç kalktı kar. Mevsim kaydı. Otun gelmesi gecikti filan da derken kıtlık denilebilecek bir duruma varıldı. Bu sene de böyle olacak gözüküyor.
Evvela egzama konusu
Son günlerde özellikle çocuklarda egzama vakalarında inanılmaz bir artış var…
Lebon ve müessese
Müesseseler gelir geçer rüzgarlarının esmediği yerlerdir. Farklı ve sağlam yerlerdir. Onur, kalite, ahlak, sadakat, bilgi, paylaşım ve dostluklar ile şehirlerin olduğu kadar dokusunda da yerler edinir.
Sahte gıda dünyası ve giga güç
Geçen hafta yine her zamanki neş'esi ile geçti. Türkiye'nin -muhtemelen- en çok denetlenen üretimi ve üreticisi olarak birimlerin meşguliyetine sebep olsak da şimdiye kadarki 450 denetimden hiç sorunsuz geçmek ayrı bir keyif.