Yoğun Bakımın İnsancıllaştırılması: Tıp Sadece Hastalığı mı Tedavi Etmeli?
Yoğun bakım dendiğinde aklımıza genellikle ileri teknoloji, monitör sesleri, kapalı kapılar ve yaşam mücadelesi gelir. Hayat kurtarmaya odaklanan bu üniteler, modern tıbbın en önemli başarılarından biridir. Ancak son yıllarda sağlık dünyasında farklı bir yaklaşım giderek daha fazla konuşuluyor.
"ICU Humanization", yani Yoğun Bakımın İnsancıllaştırılması.
İsminden de anlaşılacağı gibi bu yaklaşım yıllardır ileri teknoloji, monitör sesleri, kapalı kapılar ve yoğun tıbbi müdahalelerle özdeşleşen yoğun bakım ünitelerini yeniden insan odaklı hâle getirmeyi amaçlıyor.
Çünkü yoğun bakım yalnızca kritik hastalıkların tedavi edildiği bir yer değil, aynı zamanda insanların ve ailelerinin hayatlarındaki en zor dönemleri yaşadıkları yer.
Hospital del Mar'ın dikkat çeken yaklaşımı
Bu düşünceden yola çıkan Barselona'daki Hospital del Mar, HUCIMAR (Humanizing the ICU) programını hayata geçirdi.
Program kapsamında ziyaret saatlerinin daha esnek hâle getirilmesi, ailelerin bakım sürecine daha fazla katılması, hastaların fizyoterapistler eşliğinde mümkün olan en erken dönemde mobilize edilmesi, doğal ışıkla temasın artırılması, hastalarla iletişimin güçlendirilmesi ve sağlık çalışanlarının tükenmişliğini azaltmaya yönelik uygulamalar gibi birçok değişiklik hayata geçirildi.
Belki de en dikkat çekici uygulamalarından biri, tıbbi durumu uygun olan bazı yoğun bakım hastalarının sağlık ekibi eşliğinde deniz kenarına çıkarılmalarıydı.
Buradaki amaç denizin tedavi edici olduğuna inanmak değil, hastaya yeniden güneşi, temiz havayı, doğayı ve hayatın içinde olduğunu hissettirebilmek.
Sadece hastalar için değil
Programın en sevdiğim yönlerinden biri ise yalnızca hastaların değil, onların ailelerinin ve sağlık çalışanlarının da bu dönüşümün parçaları olarak görülmeleri.
Hospital del Mar Hasta Hizmetleri Birimi Başkanı Priscila Giraldo bunu şu sözlerle ifade ediyor:
"Yoğun bakım hizmetini geliştirme stratejisinin merkezine hastaları ve ailelerini yerleştirmek, onların sağlık deneyimini iyileştirmenin en doğru yoludur. Çünkü olumlu bir hasta deneyimi kaliteli bakımın temel unsurlarından biridir."
Benzer şekilde Yoğun Bakım Servisi Başkanı Dr. Joan Ramon Masclans da bu değişimi şu sözlerle özetliyor:
"Eskiden yoğun bakım hayat kurtarmaya odaklanan soğuk ve kapalı bir yerdi. Bugün ise hâlâ hayat kurtarmaya devam ediyor; ancak bunun hastalar ve aileleri için ne kadar zor bir süreç olduğunu da kabul ediyor. Bu nedenle yoğun bakımı hem tıbbi hem de insani açıdan daha sıcak ve daha kapsayıcı bir yer hâline getirmeye çalışıyoruz."
Yoğun bakımın geleceği nasıl olacak?
Bence bu yaklaşımın en güzel tarafı mevcut yoğun bakım anlayışını eleştirmesi değil, onu geliştirmeye çalışması.
Yoğun bakım üniteleri zaten bugün milyonlarca insanın hayatını kurtarıyor. ICU Humanization ise bu başarının üzerine yeni bir bakış açısı ekliyor: Hastaların yalnızca biyolojik ihtiyaçlarını değil, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını da gözeten bir bakım anlayışı.
Belki de geleceğin yoğun bakımları yalnızca en gelişmiş teknolojilere sahip olanlar değil; aynı zamanda hastaların, ailelerin ve sağlık çalışanlarının kendilerini daha iyi hissedebildiği, daha insani ortamlar sunabilen yoğun bakımlar olacak.
Bu yazıyı hazırlarken en çok aklımda kalan şey ise şu oldu:
Bazen tıp yalnızca yaşamı uzatmakla değil, yaşanan o süreci daha insani hâle getirmekle de ilgilidir.
Kaynak
- Hospital del Mar (Barcelona). Una UCI amb H d'humanitzar (2019).
- Marin-Corral J, Garcia-Sanz A, Masclans JR. Humanizing ICU Coronavirus Disease 2019 Care. CHEST. 2021.