Kültür-Sanat

Yasnaya Polyana

Gençlik veya sonraki yıllarımızda hayatımıza dokunduğunu düşündüğüm Lev Tolstoy’u ‘Anna Karenina’ ve ‘Harp ve Sulh’ eserlerinden değil de yaşamış olduğu evi ve bugün müze haline getirilmiş olan malikaneyi yakından tanımak istersiniz değil mi?

Gençlik veya sonraki yıllarımızda hayatımıza dokunduğunu düşündüğüm Lev Tolstoy’u ‘’Anna Karenina’’ ve ‘Harp ve Sulh’ eserlerinden değil de yaşamış olduğu evi ve bugün müze haline getirilmiş olan malikaneyi yakından tanımak istersiniz değil mi?

Hadi öyleyse kısa bir gezintiye çıkalım.

Lev Nikolayevich Tolstoy (Britannica)

İlk akla gelen eseri Anna Karenina’yı yeniden okumam sanırım bende bu duyguyu yarattı. İlk gençlik yıllarımda aklımda eserin kahramanı Anna Karenina’nın derin aşkı ve bu aşkın hüzünlü bir şekilde noktalanması kalmıştı. Ama altmış sene sonra tekrar okuyunca bambaşka şeylerdi eserin bana verdiği. 19’uncu yüzyılın Rus toplumunun yapısı, kurumları, sosyal ve ekonomik sorunları, insanların ruhsal dalgalanmaları, tutkulu bir aşk ve ihanet. 

TULA (Britannica)

Moskova’ya araba ile yaklaşık üç buçuk saat mesafede.

Tula’ya ve Yasnaya Polyana ile ilgili bir gezi yazısı ve bol bol fotoğraflar için linki açmanız yeterli olacak…

Tolstoy’un ilk ve son durağı: http://nonim.blogspot.com/2011/10/tolstoyun-ilk-ve-son-durag.html

Dostoyevski’nin yaşadığı St.Petersburg sokaklarında gezme şansını bulduktan sonra, Tolstoy’un da doğduğu şehir Tula’yı görmek, deneyimlemek isterdim. Fakat bugün müze olan doğduğu evi ve eserlerini görme şansını henüz bulamadım.   

Yasnaya Polyana: Lev Tolstoy Malikanesi

Estate of Lev Tolstoy at Yasnaya Polyana, Russia.

© Dmitry Naumov/Shutterstock.com

Yasnaya Polyana | Russia | Britannica

Yasnaya Polyana, Lev Tolstoy'un ve aile bireylerinin, bakıcıların, akrabaların ve pek çok ziyaretçinin birlikte yaşamış olduğu dört bin dönümlük arazide bir malikane. Her yıl binlerce ziyaretçinin gezdiği müze haline getirilmiş. Yüksek tavanlı odalardan oluşan konağın ısınması bir sorun yaratıyormuş. Su dışarıdan taşınır, aydınlatma ise mumlarla yapılırmış. Bir de yemek sofrasının etrafındaki kalabalığı hayal edin.

1919’da İran Kermenshah’da doğan, 1949 da Londra’ya gelip yerleşen İngiliz yazar Doris Lessing (2007 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi ) etrafı ağaçlık kırlık malikanede yaşamla ilgili anlatısına göre; seslerin hemencecik yankılandığı, birilerinin bir şeyler duymak için kulaklarını kabarttığı, bir yerlerde sanki hep gözlerin var olduğu hissinin, zihnini tırmaladığı bir ortamda mahremiyetin çok uzak bir düşünce olduğu aşikar. Düşüncesi ve uygulamasıyla mahremiyet düşü Yasnaya Polyana' da sürekli olarak iç içe bir yakınlık vardır.  Yasnaya Polyana' nın ruhunun Tolstoy üzerinde her yerde birileri olması duygusuyla yoğun olarak beslenerek derin etkiler bıraktığını Harp ve Sulh, Anna Karenina ve Kroyçer (Kreutzer) Sonat' ta görülmekte.

Sofia (Sophia) Andreevna Yüzyılın en büyük romancısı ile 18 yaşındayken evlendi, kendisinden 16 yaş büyüktü. Cathy Porter’ın “Sofia Tolstoy’un Günlükleri’’ kitabında giriş yazısında belirttiği gibi “Tolstoy dünyanın üzerinde uçarken Sofia onun bıraktığı bütün problemlerle baş etmek üzere sanki dünyaya zincirlenmiş gibiydi. Sofia, dehanın bencilliği karşısında, çocuklarını büyütmek, eğitmek ve tüm ailenin finansal durumunu yönetmeliydi. Bunlarla beraber Yasnaya Polyana’ya Tolstoy’u ziyaret etmek için akın eden yüzlerce öğrenciyi barındırmak ve beslemek zorunda da kalmıştı. Ayrıca Tolstoy’un okunaksız, minicik el yazılarını yeniden defalarca kopyaladı. Yardım almaya gelen hasta köylülere baktı, ailesi için kıyafetler dikti ve yayıncılarla pazarlık yaptı.

Tolstoy ailesinin tamamına günlükler yazardı ve bu günlükler tarihçiler için harika zengin kaynak yaratmış oldu.

(DIARIES: The Diaries of Sofia TolstoyTranslated by Cathy Porter Forward by Doris Lessing Alma Books)

https://www.deviantart.com/isik5/art/In-Tolstoy-s-House-HDR-99320453

sitesinden alıntı fotoğraf ve yazı ile devam edelim:

“Öncelikle söylemek istediğim, Tolstoy’un evinde, kullandığı şeylere dokunmak harika, rüya gibi bir şeydi. Yasnaya Polyana (Ясная Поляна) Tolstoy’un ölümünden hemen sonra, malikane ve tüm mülk onun Anıt Müzesi (Memorial Museum) olarak belirlendi. İlk başta yazarın kızı Alexandra Tolstaya tarafından yönetildi. Müze Tolstoy’un kişisel eşyaları ve yirmi iki bin ciltlik kütüphanesini içeriyor.

Müze yazarın malikanesini, köylü çocukları için kurduğu okulu ve mezarının bulunduğu bir parkı da içeriyor.

II. Dünya savaşı sırasında mülk Almanlar tarafından işgal edildi. Ancak en değerli eşyalar işgal öncesinde Sovyetler Birliği yönetimi tarafından tahliye edilmişti. Savaşın ardından orijinal hali gibi restore edildi. Yasnaya Polyana bugün halen popüler bir turistik yer olmaya devam etmekte.’’

1911’de Lev Tolstoy’un dul eşi Sofia, II. Nicolas Ulusal Hükümetine Yasnaya Polyana’yı satın alması ve korunması gerektiğini öneren iki yazı yazdı ancak önerisi reddedildi. Mülkün idaresini finanse etmesi için kendisine bir emekli maaşı bağlandı. Sophia, Yasnaya Polyana’yı muhafaza edebilmek için çok uğraş verdi. Tolstoy’un çalışma ve yatak odasının el değmemiş kalmasını sağladı. Ve evin her yerindeki mobilyaları ve nesneleri o fotoğrafladı. Tüm eşyaların envanterinin çıkarılmasını sağladı.

Tolstoy’un kızı Alexandra 1919’da hükümetten Yasnaya Polyana’nın benzersiz bir kültürel ve tarihi değere sahip olduğunu ve ulusal bir mülk olarak devlet koruması altında olması gerektiğini onaylayan bir belge temin etti.

Ve bütün bu uğraşılar neticesinde 1921’de Yasnaya Polyana, Tüm Rusya Merkez Yürütme Komitesi kararnamesi ile MÜZE ilan edildi. Alexandra Tolstoya müzenin komiseri ve küratörü olarak atandı. 1930’larda Tolstoy çağdaşları tarafından sağlanan yazılı belgeler ve bilgiler kullanılarak Yasnaya Polyana’nın tarihi üzerinde çalışmalar yapıldı.  Meyve bahçeleri, kuruyan ağaçlar ve arı kovanları SSCB Bilimler Akademisi ve Botanik Bahçesi rehberliğinde yenilendi.

https://ypmuseum.ru/about?lang=en#history

(Britannica)

1986 yılında Müze Devlet Anıtı ve Doğa Koruma Alanı statüsünü aldı. 2000 Yılından beri, her iki yılda bir Tolstoy Aile Buluşmaları Yasnaya Polyana’da gerçekleştiriliyor. Tolstoy’un dünyanın birçok ülkesinde yaşayan torunları da burada buluşuyor.

Son yıllarda Tolstoy çalışmalarının farklı yönlerine odaklanan bir dizi uluslararası konferans ve seminer müzede düzenlenmekte. Yıllık Uluslararası Yazarlar Toplantıları şimdiden geleneksel hale geldi. Geniş bir izleyici kitlesine yönelik etkinlikler ve festivaller de düzenlenmekte.

23 Mayıs 2012’de Vladimir, Tolstoy’u Rusya Federasyonu Başkanı Kültür danışmanı olarak atadı. Ekaterina Tolstoya o zamandan beri müzenin direktörlüğünü yapmakta.

Kısmet olursa bir gün bu yazarlar toplantısı, etkinlikler ve festivaller zamanına denk getirerek, Tula’ya gitmek ve bütün bunları yerinde yaşamak istiyorum.

Nokta koymadan önce Tolstoy’un anısına günlüklerinden bir alıntı yazalım;

‘’Bir insanın arılarla, karıncaların komün seviyesine ulaşmadan önce savaşa gitmemeyi, bir musibet için savaşmamayı, tartışmamayı, fazla yememeyi, öğrenmesi elzemdir. Kişinin bunlardan sonra arılarla karıncaların seviyesine bilinçli olarak ulaşması gerekir.’’

Tolstoy herkesin arılar gibi birbiriyle iş birliği yaptığı toplumda hayatın saf tatlılık olacağına inanıyordu.

"İnsan Ne ile Yaşar" adlı bir kitapçık boyutundaki öyküsü de, sevginin gücünü,  insanın özünde iyilik olduğunu, durum ne olursa olsun iyilik yapması gerektiğini anlatan bir nefeste okunası iz bırakan bir eseri Tolstoy’un.

https://culturetourist.com/destinations/russia/tolstoy-moscow-tour-places-linked-to-leo-tolstoy-in-moscow/

Fethi Denizmen

05.02.2021

Heybeliada