Ekonomi

Herkesin anlayacağı dilden Sermaye Piyasası - 3

Değerli okurlarım, iki haftalık bir aradan sonra kaldığımız yerden kolay bir anlatımla devam edelim.

Önceki yazı Herkesin Anlayacağı Dilden Sermaye Piyasası -2 için tıklayın...

Sermaye ihtiyacı olan şirketler ve ortaklar, sermayenin bulunduğu piyasadan şirketlerinin sermaye ihtiyaçlarını karşılamak için sermaye piyasalarında geçerli olan enstrümanlar yani sermaye piyasası araçları sunarlar. Yani arz ederler, talep gelirse de bu sermaye piyasası araçlarını satarlar. Satıştan elde edilenle de bir kaynak yaratmış olurlar. İşte, Kurul’un onayına sunulmuş sermaye piyasası araçlarının bütünü, yani Kurul tarafından onaylanmış her bir enstrüman (dilerseniz buna kısaca araçlar diyelim) sermaye piyasalarında alımı ve satımı yapılan araçlardan oluşur. Sermaye piyasasına (yani pazara) sunulan her bir araç Kurul’un onayında sonra arz, sorasında da düzenli olarak kontrol edilir. Bu da yatırımcılar ve tabii ki şirketler için çok önemli bir güven unsuru oluşturur.

Bu araçların piyasaya arzı, teknik tabiri ile “ihraç”tır. Yani tıpkı yurtdışına bir mal ihraç etmek ne demekse, sermaye ihtiyacı olan şirketler de bunun için piyasaya sermaye piyasası araçları ihraç edebilirler. Yani pazara çıkartırlar. Bunlar şirketin sermayesini temsil eden payları da olabilir (Borsa İstanbul’da işlem gören şirketler) diyebilirsiniz, fonların katılım payları da, gayrimenkul sertifikaları da, kıymetli madenler de ve diğerleri de… ama hepsi aslında temel bir amaçtan yola çıkar; ihraç eden ihraççıya (şirket ya da ortağına) nakit kaynak yaratmak.

İşte siz değerli okurlarım, sermaye piyasalarına girdiğinizde bu araçların birine ya da bir kısmına yatırım yapmak, satın almakla, satıcı olan tarafa bir maddi olanak sağlamış oluyorsunuz. Karar vereceğiniz zaman piyasada elinizdeki bu aracı satarak kendinize getiri sağlamış ve paranızı geri alıyorsunuz. Bu kadar basit. Bu nedenle alım ve satım kararlarınızı verirken seçici ve bilinçli ama aynı zamanda bilgili olmalısınız.

Burada şu hususu belirtmeden geçmemeliyim, biraz farklı bir konu gelebilir ama, öncelikle “kendinizi bilmelisiniz”… Kendinizi tanımalısınız. Risk almadaki iştahınız, beklemedeki sabrınızı, yatırıma olan inancınızı, söyleneni sorgulamanızı gerektirir. Yatırım kararlarınız alırken buna göre hareket etmelisiniz. Bu nedenle Kurul, yatırım kuruluşlarından müşterilerini tanımalarını ister. Müşteriler kendilerini tanıtırken, aslında kendilerini de tanımaktadırlar. Bu nedenle size sorulacak sorulara açık ve samimi cevaplar vermelisiniz ki, sizin profilinize uygun yatırım araçları önerilebilsin.

Unutmayınız, kararı siz veriyorsunuz. (İstisnası portföy yönetim şirketleridir, yeri geldiğinde açıklayacağım), sorumluluk size ait, gelir de elde edebilirsiniz, kayıp da yaşayabilirsiniz. İşte bu nedenle kendinizi tanımanız önemli. Sonra da her yatırım kararında olduğu gibi cesaretinizin varlığı önemli. Bunu da akılcı şekilde yapmalısınız.

Bu dizinin ilkinde de belirttiğim gibi, hisseye yatırım yapabilirsiniz ama bunun yanında en kolay yatırım araçlarından belki de başta geleni yatırım fonlarıdır, onların katılım paylarıdır, bunlara da yatırım yapabilirsiniz.

Peki fon nedir?

Fonun bir kurucusu vardır ( ki bu Portföy yönetim şirketleridir) ama fon bir tüzel yani bir şirket değildir. Fonu yöneten de bir kurul vardır ama fonları yönetenler portföy yönetim şirketleridir. Bir anlaşma ile fonun yönetimi bu şirketlere devredilir. Fon “inançlı mülkiyet esaslarıyla halktan toplanan para ile” oluşur, yani siz fonun yönetim şekil ve esaslarına inanır, güvenir, paranızla fonun o günkü değerine göre katılım paylarını satın alır, belli bir zaman sonra da dilerseniz satarsınız. Fonun pek çok çeşidi vardır ve siz hangi sermaye piyasası aracına ilgi duyuyorsanız, bu sermaye piyasası araçlarını bünyesinde bulunduran fonun katılım paylarını satın almalısınız. Kıymetli madenler fonu da var, gayrimenkul fonu da, sabit getirili menkul kıymetler fonu da var, hisse fonları da, yabancı para cinsinden fonlar da var, borsada işlem göre (ETF dediğimiz) fonlar da… karar size ait. Ama nasıl karar vereceksiniz, öğrenerek, anlayarak, sorarak ve yatırım zamanınızı bilerek.        

 Yine bir okurum görüşünü paylaşmış, bir arkadaşı parasını hep sermaye piyasası araçlarında değerlendirmiş ve neticede birkaç ev satın almış. Mümkün, yani bilinçli davranmış, doğru zamanlar içinde alım ve satımlar yaparak kar elde etmiş ve elde ettiklerini de yeniden gayrimenkule yatırmış. Bilmek ve anlamak çok önemli değerli okurlar. Uygulama yaparak öğrenmek de… Bu nedenle öncelikle iyi araştırın, öğrenin ama anlayın, anlamadıklarınızı yetkili uzmanlara sorun, yatırımcı olarak kendinizi tanıyın ve kararınızı verin. Ama önce küçük tutarlarla sermaye piyasasına girin. Tutarınız ne olursa olsun açacağınız hesaplar üzerinden bu işlemleri yapar ve tamamlarsınız. Anlayabileceğiniz, çok profesyonellik gerektirmeyen hesabı ve uygulaması kolay araçları seçmenizi öneririm. Şirket payları ve fon katılım payları gibi.

Fonların bir içtüzüğü olur, kolay anlatımla bir şirketin kuruluş sözleşmesi ne ise odur, ya da fonun anayasasıdır. Fonun niteliğine göre, yani hangi çeşit enstrümana/araca yatırım yapılacaksa ve bu yatırım kararlarını hangi aralıklarda yapabileceklerse bunlar yazılıdır ve fonun yönetim esasları ve yatırım stratejileri belirlenir. Merak duyarsanız ilgili bankadan ya da yatırım kuruluşundan fonun içtüzüğünü talep edebilirsiniz. Okumanız, bilmenizi sağlar.

Yatırım yapacağınız şirketin payı içinse öncesinde şirketi inceleyiniz. Şirketin internetteki web sayfasını ziyaret ediniz, oradaki şirket esas sözleşmesini okuyunuz, Kamuyu aydınlatma platformunda yapılmış açıklamaları, genel kurul toplantı tutanaklarını, nasıl ve hangi oranda temettü /kar payı ödenmiş, her sene ödenmiş mi, bunları öğreniniz. Size zaten çok önemli bilgiler aktarmış olacak, şirketin yönetimi, yönetim kurulu, genel müdür ve yardımcıları, sermaye büyüklüğü, kurumsal yönetim ilkelerine uyumu, varsa uyum notu, finansal tabloları hakkında araştırma şirketlerinin raporları, yani emin bir şekilde karar vermenizi sağlayacak yeterli bilgi ve donanıma sahip olun.    

Para durumu ekibi ile görüşerek sizden gelecek sorulara da bu köşemde yer ayırıp cevap vermeye çalışacağım, arkadaşlarımız bu çalışmayı sürdürüyorlar. Her bir soruya cevap vermek olanaklı olmasa da sıkça sorulan sorular önemli katkılar verecek. Sorularınızı bekliyorum.

Gelecek hafta görüşmek üzere, sağlık, mutluluk ve iyiliklerle olunuz.

     - Yazının ilk kısmı için tıklayınız- 

      -Yazının ikinci kısmı için tıklayınız-