İncir ve Yalanları Mevsimi
Mevsimi geldi, ortalığı yine karmakarışık incir haberleri sardı. Bu yazıyı durumu biraz netleştirmek için yazıyorum.
Öncelikle Aydın inciri deyip geçmeyeceğim. Evet, coğrafi işareti Aydın olarak alındı ve kesinleşti, ama Aydın değil Nazilli diyerek de ayırmak istiyorum. Nazilli ile Aydın'ın diğer ilçeleri arasında ürün, toprak, iklim, rakım, tarım ve ağaçlar arasında çok ciddi bir fark var. Bırakın ilçeden ilçeye lezzet değişikliğini, şu dağdaki ile bu dağdaki arasında bile fark var.
"Sarı lop" olarak isimlendirilen incir Nazilli'nin dağ inciridir. Ancak ne yazık ki bu coğrafi işaret korunamadı, korunamıyor ve sıkça tağşişe giriyor. Antep, Manisa, Urfa ve dahil bir çok sıcak iklim bölgesinde elbette incir yetişiyor. 2. ve 3. sınıf denilen bu incirler yetiştikleri bu uzak yerlerden kamyonlara yüklenip Nazilli, Germencik, Erbeyli gibi incir işleme tesislerinin yoğun olduğu yerlere, yani Aydın ilinin sınırlarına gönderiliyor.
İkinci sınıfın fiyatı, diyelim ki tazede 30, kurusu 70 Lira. Nazilli'nin sarılopunda bu fiyatlar rahatlıkla dört katına çıkar. O da eğer bulabilirseniz.
Sarılop sadece kır inciri olarak yetişir. Ağaçların çoğu araçlarla erişemeyeceğiniz yarda, uçurumda, kıyıda kenardadır. Asla sulanmazlar. Ağaçların bakımı zor ve masraflıdır. Toplanması keza...
Bu incir toplanır toplanmaz tesislere satılır. Fiyatlar hep yüksekten açıklanır. Diyelim, kuru incirin kilosu 500 Lira denir. Fiyatı oda, birlik vs açıklar. Hemen sonrasında tiyatro başlar: Tamamı kurtlanmasın diye cayır cayır ilaçlanan incirler ayrı konteynerler içinde paketleme bantlarına getirilir. Paketleme çalışanları kutuya dizecekler diyelim; alt iki katına dışarıdan gelen 2. ve 3. kalitedeki incirler dizilir, gözükecek olan üst kata da sarılop. Eğer paketleme kutu değil de poşet olarak yapılacaksa sarıloplar kenara, diğerleri ortaya... Coğrafi işaretlemenin kuralları komple çiğnenen bu paketlerin tamamının üzerine "Aydın Dağ İnciri" yazılır ve orijinalinin ederi olan fiyatla satılır. Paketleme işi yetmez; Ankara, Eskişehir, Sivas'ta bile yol kenarındaki bütün kamyonetlerde incirler "Aydın Dağ İnciri" diye satılır. Güzel ülkemde Aydın dağlarına incir yetişmiyor, hepsi imha ediliyor gibi bir saçma durum. Nasıl olsa kimse sormuyor.
Coğrafi işaret falan, bunlar güzel fikirler. Fakat hepsi güzel birer hayalden ibaret. Her şeyi aşabilecek bir hinoğlu hin zeka var ki her şeye uyum sağlıyor. Her şeyi aşıyor. Tağşişli kutuyu alsanız bile nasıl ispat edeceksiniz?
A'dan Z'ye her şeyi kayıt dışı olan bir piyasada şehre giriş yollarını kesip kamyon kasalarında incir avına çıkmaları için jandarmayı mı görevlendireceksiniz?
"Aydın" sadece bir etiket artık. Konya'da diyelim, birileri bir girişim kuruyor. Hesap ismine bakıyorsun, hop, olmuş sana "Aydınlı Teyze". Tiyatronun tamamlanması adına kargo ve paketleme için Aydın sanayide 30 metrekarelik bir de depo tutuluyor. Spot piyasa, mallar çer çöp... Sipariş gelirse depo açılıyor. Kutular, o bu şu derken, Aydın'dan tüm ülkeye... Buralarda artık bunlardan belki yüz tane vardır.
Coğrafi işaret bir tarım ya da misal, süt ürününün ekstrem farklılığını ve buna bağlı fiyat farkını açıklayan bir çalışma idi. Maalesef korunması, korunabilmesi konusunda işler çığırından çıktı. İspir fasulyesinden Kars gravyerine kadar arka planda her şeyde acayip sinir bozucu bir tağşiş var. Yapılan bu tağşiş ise ürünün hakkını veren, cefasını çeken bölgeyi, bölgenin emekçisini haksız bir rekabetin altında eziyor. Ovada yetişen niteliksiz mallar ile 1.500 metre yukarıda araç girmeyen, katırla beygirle girilen arazilerin kıymetli malları arasında bir değer, bir kazanç farkı kalmayınca bu zor üretimler de birer birer ortadan kalkıyor. Her şey sıradanlaşıyor.
Bugünkü yazıyı sadece incirin dejenerasyonu için yazdım. Bunu kontrol etmenin bir yolu olmalı: Devlet memurlarının içinde olduğu, doğrudan, karsız, rantsız bir sistemde alınıp paketlenip devletin eliyle satılacak ya da işte, bilemiyorum...
Her kontrol yönteminin bir şekilde aşılması beni bile korkutuyor. Sahada şeytan gibi hileler, acayip işler dönüyor. Her gün yeni bir keşif.
Bir not. İnciri bütün şekilde alın. Ezmesi, rendesi, incir barı, yok ezilmişi, yoğrulmuşu filan... Asla almayın! Asla yemeyin! Niye diye sormayın. :)
Sevgiler
Pınar