Limitler Değişti, Ne Yapmalı?
Kredi kartı limitleriyle ilgili düzenleme konuşuluyor, ama çoğu kişi metni değil, söylentiyi dinliyor. Oysa yapılan şey ani bir yasak ya da cezalandırma değil, yıllardır kurduğumuz alışkanlıklar.
SAKİN KALIN
Paniğe gerek yok. Zaten toplam kredi kartları limiti 400 bin TL’nin üstünde olanları ilgilendiren bir konu. Yani sizin limitiniz daha az ise sizi ilgilendiren bir konu bile yok ortada.
PROBLEM: LAZIM OLURSA
Kart limiti çoğu insan için bir ödeme aracı olmaktan çıkıp psikolojik bir güven alanına dönüştü: “Lazım olursa var.” Oysa o limit, çoğu zaman harcamayı disipline eden değil, harcamayı büyüten görünmez bir davetti. Limit yükseldikçe borç normalleşti, taksit uzadı, gerçek gelirle temas koptu. Şimdi limitler düşünce yaşanan huzursuzluk da buradan geliyor. Halbuki limitlerin yüzde 75’i kullanılmıyor ( BDDK).
HİSLER
İnsan parasının değil, alıştığı konforun azaldığını hissediyor. Ama bu düzenleme bir ceza değil, harcamayla yüzleşme çağrısı. Çünkü finansal sağlık, yüksek limitte değil, kontrol edilebilir borçta başlar.
PEKİ NE OLACAK?
Düzenlemeye göre kredi kartı toplam limiti 400 bin TL’nin altında olanların limitlerinde bir kesinti yok. 400 bin TL ile 750 bin TL arasında toplam limiti olanlar için ise belirleyici unsur belgelenebilir gelir. Gelirini belgeleyen bireysel kullanıcılar, gelirlerinin en fazla 4 katı kadar toplam kredi kartı limitine sahip olabiliyor.
HESAP
Örneğin aylık 100 bin TL geliri olan bir kişinin toplam kart limiti en fazla 400 bin TL olabiliyor. Eğer bu kişinin farklı bankalardaki kartlarının toplam limiti 600 bin TL ise, sistem bu limiti 400 bin TL’ye çekiyor. Kartlar tek tek hedef alınmıyor; tüm bankalardaki toplam limit, gerçek gelirle uyumlu hale getiriliyor. Ancak gelir artar ve bu artış belgelenirse, limit de buna paralel olarak yeniden yükselebiliyor. Yani bu bir “kesinti” değil, gelire göre ayar düğmesi. Tıpkı arabanın hız sabitleyicisi gibi: Yol düzeldikçe hız artabilir, daraldıkça yavaşlar.
ÖNCE KAZAN
Asıl mesele tam da burada. Bu düzenleme “harcama yapma” demiyor, “harcamayı tanı” diyor. Kart limitinin düşmesi bir kayıp değil; bütçeyi yeniden kontrol altına almak için bir fırsat. Çünkü bugüne kadar birçok kişi kazanmadığı parayı değil, ileride kazanacağını varsaydığı parayı harcadı. Şunu ayırt edebilmek çok önemli: Cebimde olan para mı konuşuyor, yoksa henüz gelmemiş bir para mı? Bu fark görüldüğünde kartın da borcun da ayarı tutuyor. Gelirle harcama aynı çizgide buluştuğunda, kart da borç da olması gereken yere yerleşiyor.
FİNANSAL KARMAŞA NEDİR?
SORU: Borçlarımı ödemekte zorlanıyorum. İyi değilim. ‘Finansal karmaşa’ terimini sürekli duyuyorum. Ne anlama geliyor? Işıl
CEVAP: Bu tablo genellikle yetersizlik korkusu, endişe, utanç ve çaresizlik duygularıyla başlar. Kişi kendinden kaçmaya çalışır. Bunun sonucu olarak aşırı harcama, kredi kartı borcunu öteleme ya da ödememe, KMH’yi yoğun kullanma ve borcu borçla kapatma davranışları görülür. Zamanla ödemelerde aksaklıklar, faturaların son tarihinin kaçırılması ortaya çıkar. Net bir finansal hedef olmadığı için bütçe yapma alışkanlığı gelişmez, birikim disiplini, gelecek için bir güvence hissi oluşmaz. Bu durum sadece parayı değil, aile içi dengeleri de etkiler. Eşler arasında tartışmalar artar, çatışmalar derinleşir ve çoğu zaman durum çocuklardan gizlenmeye çalışılır. Bu duyguların içindeysen Işıl, finansal bir karmaşanın içindesin demektir. Ama endişelenme, bu durumda olan çok kişi var. Derin bir nefes al. Sonra kağıdı kalemi alıp sahip olduklarını yaz. “Ne var ne yok” listesi, ailece yükünüzü hafifletir, kontrol duygusunu geri getirir. Bir yerden başlamak lazım. Küçük de olsa… Unutma, her borç ödenir.
BANKADAN ARADILAR
SORU: Bir kredi kartına 60 bin lira, diğerine 80 bin lira borcum var. Uzun zamandır ödeyemedim. Bankadan aradılar, ödemezsem takip başlatacaklarını söylediler. Ailemin haberi yok. Ne yapabilirim? Ali Osman
CEVAP: Önce panik yapma. Bu aramalar korkutucu gelir, ama çözümü olan durumlardır. Bankayla iletişime geçip borçlarını yapılandırmak istediğini açıkça söyle. Unutma, bankalar seni değil paralarını ister; konuşan, çözüm arayan müşteri her zaman avantajlıdır. Ailenle konuşmak zor gelebilir, ama yükü tek başına taşımak daha yorucu. Destek almak hem finansal hem de duygusal olarak seni rahatlatır.
KESTANE KEBAP
Kestanenin kilosu 375 TL olmuş. Ben de Instagram takipçilerime ‘Bu fiyattan kestane alır mısınız?’ diye sordum
‘Alırım, bayılırım’ diyenler: Yüzde 22
'Ne! Almam tabii’ diyenler: Yüzde 78
Takipçilerim net konuştu! Fiyat, iştahı kaçırıyor.