Ekonomi

Merkez Bankası Merkez Bankası "Bekle-Gör" Dedi! Peki Faiz Artışı Kapıda mı? Ekonomistler Ne Diyor?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), tüm dünyanın gözünü diktiği faiz kararını açıkladı. Jeopolitik gerilimin tırmandığı ve İran-İsrail savaşının piyasaları gerdiği bir dönemde gelen bu karar, ekonomi dünyasında "temkinli duruş" olarak yorumlandı.

TCMB, politika faizini %37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Ancak bu "sabit" kararın ardında, derin bir strateji ve belirsizlik yatıyor. Özellikle metindeki ifadelerin değişmesi, uzmanlara göre Merkez Bankası’nın her an yeni bir hamle yapabileceğinin sinyali.

İşte Dev İsimlerin Kaleminden Satır Başları...

Eski Merkez Bankası Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, yönetimin kriz anlarındaki performansına dikkat çekti. Kara, enflasyon verileri zayıf olsa da ekonomi yönetiminin "hasar kontrolünü" ve kriz sürecini şu ana kadar sakin bir şekilde yönettiğini vurguladı.

Ünlü iktisatçı Mahfi Eğilmez, aslında faizlerin çoktan fiilen yükseldiğini hatırlattı. Savaşın başlamasıyla birlikte haftalık borç vermenin durdurulduğunu belirten Eğilmez, gecelik borç verme faizi olan %40'ın esas alındığını ve bankanın bu yoldan devam edeceğini belirtti.

Metindeki "Sihirli" Kelime Değişikliği: Faiz Artışı Kapıda mı?

Ekonomistlerin en çok dikkatini çeken nokta ise karar metnindeki ifade değişikliği oldu. Dr. Burcu Aydın ve Prof. Dr. Serap Durusoy, "adımların büyüklüğü" ifadesinin yerini "para politikası kararları"na bırakmasını kritik bir viraj olarak görüyor.

Bu değişiklik, enflasyonda kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda faiz artışlarının yeniden gündeme gelebileceği anlamını taşıyor.

"Renk Vermeyen, Sakin Bir Metin"

Dr. Altuğ Özaslan ve Prof. Dr. Havva Tunç ise kararı daha mesafeli yorumladı. Tunç, Merkez Bankası’nın küresel kaos ortamında "risk almamayı" tercih ettiğini ve izlemede kaldığını söylerken; Özaslan metni "renksiz" ve "fazla sade" bularak, mevcut belirsizlik ortamında bankanın stratejisini açık etmediğini ifade etti.

Merkez Bankası şu an için frene bastı ancak ayağı hala tetikte. Jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanma, önümüzdeki aylarda ekonomi yönetiminin rotasını belirleyecek en büyük etken olacak.