Ekonomi

Bakan Şimşek'ten Tarihi Enerji Şoku Uyarısı: 1973 Krizinin İki Katı Büyüklüğünde

Bakan Mehmet Şimşek, mevcut enerji arz şokunun 1973 petrol krizinin iki katı büyüklüğünde olduğunu belirterek, ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi ve kalıcı barışın önemine dikkat çekti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen TRT World Forum 2026'nın kapanış oturumunda küresel jeopolitik krizlerin ekonomi ve enerji piyasaları üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Savaşın bölge ticaretini doğrudan vurduğunu, küresel ekonomik büyümeyi yavaşlatırken enflasyonu tetiklediğini belirten Şimşek; Türkiye'nin enerji güvenliğini sağlamlaştırmasının ve ticaret güzergâhlarını çoklu modellerle çeşitlendirmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Yaşanan enerji arz şokunun tarihsel ölçekte eşi benzeri görülmemiş bir boyutta olduğunu vurgulayan Şimşek, mevcut krizin 1973-1974 petrol ambargosunun yaklaşık iki katı, 2022'deki Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında kaydedilen enerji tedarik aksaklıklarının ise yedi katı büyüklüğünde bir baskı yarattığını ve küresel ekonominin bu ölçekteki bir şoku tek başına taşımasının oldukça zor olduğunu söyledi.

"Savaş Bölge Ticaretine Zarar Veriyor, Kalıcı Barış Şart"

Çatışma ortamının uluslararası finansal ve ticari sistem üzerindeki olumsuz yansımalarına değinen Bakan Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

  • Ticaret Hacimlerinde Daralma: Savaşın bölge ülkelerinin hem ihracat hem de ithalat kapasitelerine ciddi darbe vurduğu, ticaret akışının kesintiye uğradığı kaydedildi.
  • Sıkılaşan Finansal Koşullar: Jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinden küresel enflasyonu yukarı çektiği, bunun da merkez bankalarını daha sıkı para politikalarına zorlayarak likidite koşullarını daralttığı ifade edildi.
  • Kalıcı Barış ve Toparlanma: Kalıcı bir barış zemini tesis edilmeden ekonomik toparlanmanın güç olacağını belirten Şimşek, Körfez ülkelerinin güçlü mali yapılarıyla toparlanma sürecini daha hızlı yönetebileceğini, buna karşın İran'ın durumundaki belirsizliğin sürdüğünü dile getirdi.

Ticaret Koridorları, Enerji Altyapısı ve Elektrifikasyon

Hürmüz Boğazı gibi kritik darboğazlara ve stratejik geçiş noktalarına olan aşırı bağımlılığın küresel riskleri artırdığına dikkat çeken Şimşek, Türkiye'nin atması gereken yapısal adımları sıraladı:

  • Çok Modlu Taşımacılık: Farklı lojistik yöntemleri (kara, demir yolu, deniz yolu) entegre eden çoklu model ticaret koridorlarının kurulmasının tedarik risklerini minimuma indireceği vurgulandı.
  • Boru Hatları ve Bölgesel Enerji Ağı: Türkiye'nin bölgesel enerji altyapısına dönük yatırımlarını sürdürdüğü ve mevcut petrol ile doğal gaz boru hatlarının bu mimaride merkezi bir rol üstlendiği kaydedildi.
  • Elektrifikasyon Vurgusu: Enerji güvenliğini güçlendirmenin ve elektrifikasyon hamlesinin Türkiye gibi ülkeler için bir tercih değil, zorunluluk haline geldiği ifade edildi.

Savunma Sanayisinde 18 Milyar Dolarlık Sipariş Hacmi

Türkiye'nin üretim ve operasyonel gücüne de değinen Şimşek, savunma sanayisi sektöründe 4 binden fazla şirketin faaliyet gösterdiğini ve sektörün 18 milyar dolarlık sipariş portföyüne ulaştığını açıkladı. Bakan Şimşek ayrıca, Türkiye'nin küresel ölçekteki hava yolu ulaşım ağı ve müteahhitlik/inşaat sektöründeki tecrübesiyle, savaş sonrasında bölgenin yeniden imar çalışmalarında kritik bir rol üstlenmeye hazır olduğunu sözlerine ekledi.