Sağlık

Göz tansiyonu beklenmedik sonuçlara gebe olabiliyor! Uzmanlar ne tavsiye ediyor?

Göz tansiyonu son yıllarda sıklıkla görülen ve önlem alınmadığı takdirde çok daha büyük sonuçlara sebebiyet veren bir hastalık. Uzmanlar özellikle uykusuzluğun sebep olduğu göz tansiyonu için ciddi uyarılarda bulunuyorlar.

Göz tansiyonu nedir? Nasıl tedavi edilir? Uzmanların özellikle üzerinde durduğu göz tansiyonu tedavi edilemezse nelere sebep olur? Tüm soruların cevapları ve daha fazlasını Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Atilla Şahin açıklıyor.  

Göz tansiyonuna dikkat!  

Göz tansiyonu genellikle göz içerisindeki sıvının gerekenden fazla ve dengesiz bir şekilde birikmesi ile meydana gelmektedir. Gözde ciddi hasarlara sebep olabilen göz tansiyonu glokom olarak da adlandırılmaktadır. Uzmanlar ciddi hasarlara yol açarak sonuçlarını körlüğe kadar götüren glokom hastalığına karşı uyarıyorlar.  

Göz tansiyonu hakkında konuşan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Atilla Şahin göz tansiyonu yüksekliğinin görme sinirinde hasarlara ve fonksiyon kaybına sebep olduğunu belirterek sonuçlarını körlüğe kadar götürebilecek bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor. Herhangi bir sorun olmasa bile her yıl mutlaka bir göz doktoruna gidilmesi gerektiğini belirten Şahin, göz tansiyonunun ciddi bir hastalık olduğunun altını çiziyor.  

Erken tanı oldukça önemli!  

Dr. Atilla Şahin göz tansiyonu hastalığında genellikle geç kalındığını belirterek erken tanının önemine dikkat çekiyor. Glokom hastalığının son evrelerine kadar herhangi bir şikayet oluşturmadığını belirten Şahin, 'Erken tanı ve erken tedavi bizim için çok önemli. Glokom maalesef en ileri evrelere kadar hiç şikayet olmaksızın ilerleyebiliyor. Hastalar bize geldiğinde tedavi için geç kalınmış olabiliyor.'' ifadelerini kullandı.  

Tedavisinin ilk aşamalarına damla ile başlanan göz tansiyonu göz damlaları ile, lazer ile ya da glokom ameliyatları ile düşürülebilir. Çoğu hastada bir ya da iki damla göz tansiyonunu düşürmede yeterli olur ancak önemli olan bu düşüşün sinirdeki hasarı durdurmaya yeterli olup olmadığının düzenli OCT ve görme alanı testleri ile takip edilmesidir.