Bankacılık sektöründe 3 olası senaryo
İstanbul'da gerçekleştirilen Bankacılık Zirvesi'nde SAS’ın Economist Impact ile iş birliğinde hazırladığı “2035'te Bankacılık: Üç Olası Gelecek Senaryosu” raporu da masaya yatırıldı. Dijitalleşme, iklim krizi ve jeopolitik belirsizlikler bankaların geleceğinde öne çıkan kavramlar olacak.
İstanbul'da gerçekleştirilen Bankacılık Zirvesi'nde SAS’ın Economist Impact ile iş birliğinde hazırladığı “2035'te Bankacılık: Üç Olası Gelecek Senaryosu” raporu da masaya yatırıldı. Senaryolara göre dijitalleşme, iklim krizi ve jeopolitik belirsizlikler bankaların geleceğinde öne çıkan kavramlar olacak.
Rapora göre uzun yıllar süren dijital dönüşüm faaliyetlerinin ardından, küresel bankacılık sektörü kökten değişiyor. Bir zamanlar rakip olarak kabul edilen fintech ve büyük teknoloji şirketleri, finansal hizmetler sektörünün önde gelen oyuncuları olarak faaliyet gösteriyor.
Geleneksel bankalar, bu koşullar altında hayatta kalmak için platform bankacılığı gibi farklı iş modellerini benimseyerek savunma stratejilerini artırıyor. Bankalar, müşterilerine hassas verileri koruma ve yenilikçi ürünler sunma konusunda güvenilebileceklerini kanıtlayarak itibarlarını iyileştirmeye odaklanıyor.
Yeşil banka
Rapor bankaların hem insanlar hem de gezegen için sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunma misyonlarını nasıl geliştirebileceklerini de araştırıyor. Bu senaryoya göre dünya genelinde, küresel ısınmanın sınırlandırılması ve iklim değişikliğinin en yıkıcı etkilerini önleme yolunda kritik adımlar atıyor. Elektrikli araçlar hayatın içerisine daha da entegre olmuş durumda.
Tüketici ve yatırımcı baskısı, işletmeleri ESG konularını temel stratejilerine entegre etmeye zorlarken hükümetler bir karbon vergisi getirerek iklim ve sürdürülebilirlikle ilgili açıklamaları zorunlu kılıyor. Güçlendirilmiş kamu-özel sektör ortaklıkları, iklim teknolojilerindeki atılımları hızlandırıyor. Sıfır karbon izi politikalarını finanse etmek, iklim teknolojilerinin geliştirilmesini ve ticarileştirilmesini teşvik ediyor.
Rapora göre uzun yıllar süren dijital dönüşüm faaliyetlerinin ardından, küresel bankacılık sektörü kökten değişiyor. Bir zamanlar rakip olarak kabul edilen fintech ve büyük teknoloji şirketleri, finansal hizmetler sektörünün önde gelen oyuncuları olarak faaliyet gösteriyor. Geleneksel bankalar, bu koşullar altında hayatta kalmak için platform bankacılığı gibi farklı iş modellerini benimseyerek savunma stratejilerini artırıyor. Bankalar, müşterilerine hassas verileri koruma ve yenilikçi ürünler sunma konusunda güvenilebileceklerini kanıtlayarak itibarlarını iyileştirmeye odaklanıyor.