Mark Rutte: Türkiye Savunma Sanayisiyle NATO'ya Güç Katıyor
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye'nin savunma sanayisi hamlelerini övgüyle değerlendirerek, 7-8 Temmuz'daki Ankara Zirvesi'nde büyük bir savunma sanayisi günü düzenleneceğini açıkladı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek kritik Ankara Zirvesi öncesinde, Washington ziyareti kapsamında Atlantik Konseyi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Rutte, Türkiye'nin savunma sanayisindeki öncü adımlarıyla İttifak'ın gücüne güç kattığını vurguladı. Özellikle Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği şirketi olan Aselsan'ın, tüm NATO üyelerine katkı sağlayacak bir savunma sanayisi dönüşümüne liderlik ettiğini belirtti.
Ankara Zirvesi'nde On Milyarlarca Dolarlık Yeni Sözleşmeler
Ankara Zirvesi kapsamında kapsamlı bir savunma sanayisi gününün organize edileceğini müjdeleyen Genel Sekreter Rutte, bu tarihi etkinlikte on milyarlarca dolarlık yeni sözleşmelerin kamuoyuna duyurulacağını ifade etti. "Arlington'dan Ankara'ya" uzanan bu stratejik işbirliğinin hem küresel güvenliği tahkim edeceğini hem de Atlantik'in her iki yakasında yüz binlerce kişiye yeni istihdam olanakları sağlayacağını aktardı.
Rutte, transatlantik savunma sanayisinde gerçek bir devrim hedeflediklerini belirterek, sanayi tabanının Kaliforniya'dan Türkiye'ye kadar uzandığının idrak edilmesi gerektiğini söyledi. Bu bağlamda Türkiye'nin, NATO genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketine sahip olduğu bilgisi paylaşıldı.
Savunma Harcamalarında Tarihi Dönüşüm: "NATO 3.0"
Rutte, Lahey Zirvesi'nde alınan karar doğrultusunda, 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'inin savunmaya ayrılması yönünde tarihi bir adım atıldığını hatırlattı. Küresel savunma bütçelerindeki bu köklü değişime dair öne çıkan diğer veriler şu şekildedir:
- Baltık Ülkeleri ve Polonya: Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya, belirlenen yüzde 5'lik savunma harcaması hedefinin de üzerine çıkmayı başardı.
- Almanya: Savunma harcamalarını 2029 yılına kadar iki katına çıkarma hedefiyle ilerlemesini sürdürüyor.
- Avrupa ve Kanada Grubu: Avrupalı müttefikler ve Kanada, 2016-2026 döneminde savunma operasyonları için ilave 1,2 trilyon dolarlık kaynak ayırdı.
- Yatırım Artışı: Sadece 2025 yılı içinde savunma yatırımlarında yaklaşık yüzde 20 oranında dönüştürücü bir artış kaydedildi.
Savunma harcamalarındaki bu büyük ivmede küresel tehdit ortamının yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğinin de belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekildi. Avrupalı müttefiklerin NATO komuta yapısında daha fazla sorumluluk üstlendiğini ve Ukrayna'ya desteğe öncülük ettiğini ifade eden Rutte, bu yeni dönemi şu sözlerle tanımladı:
"İşte NATO 3.0 budur: Daha güçlü bir... Avrupa ve daha güçlü bir NATO; amaç birliği, büyük ölçekli adımlar ve gerçek bir dönüşüm."
Küresel Güvenlik Tehditleri ve Risk Haritası
Konuşmasının son bölümünde İttifak'ın karşısında yer alan küresel risklere ve ortak hareket eden aktörlere değinen Rutte, çok kutuplu tehdit ortamına karşı şu uyarılarda bulundu:
- Rusya: Bugün olduğu gibi uzun vadede de NATO'nun karşı karşıya olduğu en büyük ve en stratejik tehdit unsuru olmaya devam ediyor.
- Çin: Askeri kapasitesini, teknolojik altyapısını ve nükleer gücünü büyük bir hızla artırıyor.
- Kuzey Kore: Nükleer programını sürdürmekle kalmayıp, Ukrayna savaşında yer alarak doğrudan askeri deneyim kazanıyor.
- İran: Nükleer silaha sahip olmaması gerektiği yönündeki ortak duruş, tüm NATO müttefiklerinin uzun yıllardır taviz vermediği önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.