Gazete Yazıları

Geleceğe göre çocuk değil çocuğa göre gelecek

Özlem Denizmen, Posta gazetesindeki köşesinde çocuklarına güzel bir gelecek hazırlamak isteyen anne – babalara harika tavsiyelerde bulundu…

Çocuklarına doğru yol göstermek için çabalamayan yok. Fakat düzeltilmesi gereken onlarmış gibi düşünüyoruz çoğunlukla. Belki de değişmesi gereken anne-baba olarak bizleriz. İşte anne babalar için harika tavsiyeler.

İnatçı çocuk yoktur, inatçı anne baba vardır…

Eğitim bilimci ve ‘Anne Bana Okulu’nun kurucusu Dr. Özgür Bolat ile yaptığımız sohbetten size süper bilgiler derledim.

Yetersizlik korkusu

Çoğu anne babada mükemmeliyetçilik sıkıntısı var. Onların ‘her şey mükemmel olmalı’ davranışlarının çocukta oluşturduğu duygu “Ben başarısız olursam sevilmeyeceğim’’ korkusu. Yetersizlik korkusu. Peki ‘yetersizlik korkusu’ nasıl yaratılır?

Aşırı övgü, aşırı eleştiri, aşırı müdahale, aşırı kontrol, aşırı uyarı ve çocuk yardım istemeden yardım vermek...

Bu 6 mekanizma çocuklarda yetersizlik oluşturuyor. Yetersizlik oluşan çocuk ya mükemmeliyetçi olur ya da ‘tembel’. Peki mükemmeliyetçi olmadan başarı nasıl gelir? Başarının tanımı değişti artık. Eski tanım şudur: Ne kadar iyi yaparsam ne kadar kazanırsam, ne kadar sahip olursam, o kadar başarılıyım. Ama diğer taraftaki anlam ve coşku seviyesindeki başarı, bu hayatı ne kadar kendim olarak yaşayabiliyorum, diğer insanların hayatına ne kadar anlam katabiliyorum. Kendi olma ve anlam yaratmaya geçtiği an insan mutlu olur. Diğer türlü başarılı olabilir, mutlu da olabilir ama mutluluğu başarıya bağlı olduğu için kaybetmesi ihtimali yüksek olur. İnsan sürekli başarılı olamaz.

Okul – meslek seçimi

Hayatın hakkını vermek ne demek? Yaptığını tutku ile yapmak, tutkun olan şeyleri yapmak hayatın hakkını vermekle olur. Bu yüzden geleceğe göre çocuk değil çocuğa göre gelecek tasarlamak gerek. Bunun yolu çok basit.

Zaten yaptığını tutku ile yapmayan çocuk doktor olsa da vasat bir doktor olacak ve yanlış ameliyat yapacak. Hem çocuğa zarar hem topluma. Onun yerine çocuk neye tutkuluysa, ne konuda iyiyse ona destek vermek önemli. Vasat bir doktor olursa da zaten anne baba para kazansın istiyor ya, para kazanamayacak.

Aslında çok iyi bir müzisyen, çok iyi bir aşçı, ortalama bir avukat, doktor, mühendisten 34 kat fazla kazanıyor. Anne-baba gitaristin dünyasını bilmiyor, bir sanatçının dünyasını bilmiyor.

Kendi memur dünyasını biliyor ya da ne dünyası varsa onu biliyor. ‘Benim çocuğum, sanatçı olursa nasıl bir hayatı olacak?’ diyor.

Hayal edemediği için belirsizlik olduğu için istemiyor. Böyle anne babalar aslında çocuklarına 2 şey yüklüyorlar:

1- Kendi hayallerini yüklüyor, çocuğunu kendi uzantısı olarak görüyor. 

2- Geçmişte bir şey başaramamış, içinde ukde kalmış olanlar bunu çocuğuna yüklüyor. 

Anne babalar çocuğun sınırıyla kendi sınırlarının farklı olduğunu düşünürse ve çocuğu kendilerinin uzantısı olarak görmezse o zaman çocuğun istediğine izin veriyor. Doğrusu da bu oluyor. Zaten bu sorunlar anne babayla çözülür, çocuktan çözüm beklemek yanlış.

Hangi spor?

Herkes spor yapmalı. Ama doğru yaşa geldiği zaman. Spor yapmak var, hareketlilik var. Spor dediğimiz şey organize edilmiş olan futbol basketbol gibi oyunlar. Spor hareketliliğin sağladığı faydaları sağlar. Spor yapan çocuk zihnini yönetir, iyi uyur. Uyku sorunu olan çocuk günde 1200 kalori alıyor 400 kalori harcıyor.

Spor yapan çocukların karar vermesi çok güçleniyor. Her bir basketbol maçı oynadığınızda belki 500 defa karar verirsiniz. Spor yapan çocukların özgüveninin arttığını görüyoruz. Sporla ilgili takım olma, hedef koyma, hepsi mükemmel. Erken yaşta yapılan sporda şu sıkıntı var: Çocuk erken yaşta performans ortamlarına sokulduğunda kendini yetersiz hissediyorsa kaygılanıyor. Genelde çocuklar sporu bundan dolayı bırakıyor.

Rekabet yaşı 11

Bundan kurtulmanın yolu nedir? Spor 11 yaşına kadar rekabetçi olmamalı yani çocuk eğleniyor olmalı. Aslında rekabet 11 yaşında başlıyor. Ondan önce, örneğin 6 yaşında yüzme rekabetine sokulan çocuk soğuyor. Dünya sporcularına baktığımızda bizim çocuklar 12-13-14 yaşında dünyada üst seviyelerde oluyor, 16-17-18’de düşüyor. Çok erken rekabete girdiği için yoruluyor.

Teknoloji

Teknoloji bağımlılığı bir kaçış. Hangi çocuklar teknolojiye bağımlı diye baktığımızda annesiyle babasıyla ilişkisi zayıf olanlar, anlaşılmayan çocuklar, yetersiz hissedenler, annesi babası çok kontrol eden çocuklar teknolojiyi daha çok kullanıyor, teknolojiye bağımlı oluyor. Çocuğun teknoloji kullanımına karşı değiliz. Teknolojiyi tüketim odaklı kullanmasına karşıyız.

Teknoloji üretimi nedir?

Anne, telefonda çocuk beste yapıyorsa, kitap yazıyorsa, tasarım yapıp satıyorsa karşı çıkmaz değil mi? ‘‘Bizim çocuk 6 saatte 5 tane tasarım yapmış, 10 bin liraya satmış, kurtarmamız lazım bu çocuğu’’ demez… Teknoloji üretim odaklı kullanılmalı, bunun için de çocuğun güçlü yanı bulunup o güçlü yanını hayata geçirebileceği hem gerçek hayatta hem dijital dünyada üretim odaklı bir çabaya dönüştürmesi lazım.

Çocuğunuza birey gibi davranın.

Çocuğunuzun hayatı onun. Kendi hayallerinizi ona yüklemeyin.