Kandıramazsın Beni!
Son günlerde dolandırıcılıkla ilgili sizlerden öyle çok mesaj aldım ki. Dolandırılmanın eğitimle, meslekle, yaşla açıklanabilecek kadar basit bir tarafı yok. ‘Kandıramazsın beni’ şarkısını söylemeyelim, aman... Bu iş önemli.
Doktor da kanabiliyor, akademisyen de, hakim de… Yıllarca parasını dikkatle yönetmiş biri de hayatının bir anında yanlış bir tuşa basabiliyor. Çünkü artık karşımızda yalnızca yalan söyleyen insanlar yok. İnsan psikolojisini kullanan, güven oluşturan, acele ettiren, umut veren ve adım adım ikna eden sistemler var.
TELEFONDA PARA KARARI OLMAZ
Banka, yatırım şirketi, kamu kurumu… Kim olduğunu söylerse söylesin, sizi arayan birinin yönlendirmesiyle para göndermeyin. Telefonu kapatın, ilgili kuruma kendi bildiğiniz resmi kanaldan siz ulaşın.
ACİLİYET VARSA İKİ KERE DÜŞÜNÜN
‘Şimdi yapmalısınız’, ‘fırsat kaçıyor’, ‘hesabınız kapanacak’, ‘bugün son gün’… Acele ettirilmek kırmızı bayrağınız olsun. Para kararlarında bazen en iyi hareket ‘beklemek’tir.
BİLGİLER SİZİ YANILTMASIN
Adınızı biliyor, bankanızı biliyor, hatta sizi tanıyor gibi konuşuyor olabilir. Kanmayın. Bilgi bilmek, güvenilir olmak demek değil. Telefonu kapatın, kurumunuzu kendiniz arayın.
ŞİFRELERİNİZİ PAYLAŞMAYIN
SMS doğrulama kodunu, mobil bankacılık şifrenizi, kart şifrenizi, CVV kodunuzu paylaşmayın. Aslında bu kural sadece gelen arama için değil, şifrelerinizi hiç kimseyle paylaşmayın.
Bu hafta bana gelen birkaç dolandırıcılık hikayesini sizinle paylaşmak istiyorum
"ZOR KURTULDUK!"
Eşim, hisse al-sat yaparak, hatta işlemleri kullanıcıya yaptırarak kâr ettirdiğini söyleyen uygulamaya para yatırdı. Yükselir gibi görünüp birden 0’a düştü. “Sizin hatanız” dediler. “Biraz daha para verirseniz kaybettiğinizi geri alırız” dediler. Ben dolandırıcı olduklarını baştan beri söyledim, fakat tabii ikna olmak için eşim denemek istedi. Ufak bir miktar daha gönderdi, o da battı. Başka para asla veremezsin deyince sürekli telefon eden kadın “Biz dolandırıcı mıyız?” demeye başladı. Bana bir de “Kocanızın parasına ne karışıyorsunuz?” dedi. Oldukça da çirkefler. Kurtulmak için bayağı bir zorlandık. Kredi çekin vs deyip durdular. Az hasarla zor kurtulduk.
"HAYAT SİGORTASI İLE DOLANDIRDI"
Kanmam dememek lazım gerçekten. Kamu kurumunda çalışıyorken kendini devlet bankası sigortacısı diye tanıtıp bizi inandırdı. Herkesi hayat sigortalı yaptı. Sonradan öğrendik ki başka bir bankacının ismini kullanmış ve çok yüksek hak kaybına uğratacak sigorta miktarlarıyla işlem yaptırmış bize.
"ABİMİN İKİ EVİ GİTTİ"
Kimse kimseye hayrına bin lira bile vermezken anlamıyorum. Abimden beş yıl önce ev için borç istedim, vermedi. Sonra gitti, bu tür sanal alemde iki ev parası yedi. Borcunu ödemek için aileler ve biz yardım ettik. İnşallah bu bataklıktan herkesin haberi olur, kimse yanmaz.
"BABAMI 100 BİN DOLAR DOLANDIRDILAR"
Bazı kısımları tam anlamamış olabilirim ya da tam anlatmıyor olabilir ama babam internet üzerinden, borsada yatırım yapacağını söyleyen kişilerle tanışmış. Onlara 10 bin lira göndermiş. Sonra yükselen grafikleri görmüş. Onun adına hisse senetleri alıyorlarmış, hatta yurtdışında da yatırım yapacaklarmış. Tabii parasının yükseldiğini gördükçe daha fazla para göndermiş. Buna kolay yoldan zengin olmayı seçmek de diyebiliriz. Tabii bunu söylerken sonsuz iyi niyetine de inanıyorum. Bizi de çok düşünüyor ve “Çocuklarıma katkı sağlamak istemiştim” diyor. Sadece emekli maaşı olan bir insan sonuçta. En son 1 milyon liralık da kredi çektiği için bankaya borcunu hemen gelen mirasın son kısmıyla kapattı. Toplamda 100 bin dolar olduğunu söylemişti kaybının.
"750 BİN + 1 MİLYON"
Ablamın eşi dolandırıldı. Kalp damar cerrahı. Bir bankada yatırım danışmanıyız demişler. 3 sene önce 750 bin birikim + 1 milyon kredi gitti. 2 yıldır kredinin borcunu ödüyor. Akıl alır gibi değil, dolandırıcı olduklarına inandıramadık.
"BENİ EŞİM DOLANDIRDI"
Özlem Hanım, evliliğimizin ilk yılları sorunsuz geçti. Ancak üçüncü yılımızda eşim çalıştığı işten ayrılmaya karar verdi. Bu noktaya kadar kumar alışkanlığı sadece spor bahisleri ile sınırlı kaldığı için gözüme çarpmamıştı, ancak işsizliğin yarattığı panikle kumar eski eşim için para kazanmanın bir yolu haline geldi. Ne kadar ikaz etsem de önce küçük tutarlar ile başlayan oyunlar gittikçe artmaya başladı. Eşim evlendiğimiz günden beri evin bütçe yönetimini üstlenmişti, benim bankacılık uygulamalarımın şifrelerini biliyordu ve standart ödemelerimizi günü geldiğinde kendi gerçekleştiriyordu. Fakat bu masum görünen taviz başıma büyük belalar açtı. Bir gün uyandığımda eşimin benim bankacılık uygulamam üzerinden bana haber vermeden kredi çektiğini öğrendim. O dönem kardeşimin evlilik hazırlıkları olması sebebiyle konuyu kimseye duyurmadan hallettik. Tüm ilişkimiz boyunca üzerinde benim adım yazan kredi kartımı kendi kartı gibi kullanmış, benden habersiz hesabımdan para çekmiş ve kart limitimi yükseltip bahis sitelerine para aktarmaya devam etti. Olanları fark etsem de psikolojik baskı yaparak beni ikna etmeye çalıştı. Yaşadığımız ekonomik sorunların maaşımın düşük olmasından kaynaklandığını, çok beceriksiz bir kadın olduğum için para yönetmekten anlamadığımı, gereksiz sorun çıkardığımı iddia etti. Evliliğimizin başından beri bir şekilde kendi arkadaş çevremden de uzak kalmış, yalnızlaşmıştım. Durumumu fark eden bir iş arkadaşımın samimi uyarıları, içinde bulunduğum durumun normal olmadığını anlamamı sağladı. Maalesef yaşadığım psikolojik şiddeti fark etmek beni borçlardan uzak tutamadı, ancak ne olursa olsun boşanmaya ve tek başıma da olsa tüm borçları ödeyip 1 sene içinde tüm bunlardan kurtulmaya karar verdim. Tüm borçlar benim adıma ve taksitleri bir aylık maaşımdan fazlaydı. Konuyu aileme taşıdım. Erkek kardeşim ile Monay’dan da destek alarak bir planlama yaptık. Acı reçeteye göre ilk 5 ay maaşımdan elime 1 TL dahi kalmadan yaşamam gerekiyordu. Ben de öyle yaptım ve 1 senede tüm borçlarımı ödemeyi başardım.