Ekonomi

Türkiye Küresel Ev Sahipliği Sıralamasında 39. Sırada Yer Aldı

OECD Affordable Housing Database verilerine göre Türkiye, yüzde 55,7'lik ev sahipliği oranıyla 44 ülkelik listede 39. sırada konumlandı. Detaylar ve küresel karşılaştırmalar haberimizde.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) konut mülkiyeti verilerini içeren "Affordable Housing Database" (Uygun Fiyatlı Konut Veri Tabanı) sonuçları yayımlandı. Ülkelerin konut politikalarını, finansman modellerini ve sosyo-ekonomik sistemlerini yansıtan küresel tabloda Türkiye, ortalamanın oldukça gerisinde kalarak alt sıralarda yer bulabildi. Son yıllarda hızla yükselen gayrimenkul fiyatları, kentleşme baskısı ve genç nüfusun finansmana erişimde yaşadığı zorluklar, ev sahipliği oranlarındaki düşüşün temel nedenleri olarak öne çıkıyor.

Türkiye, OECD Ortalamasının Çok Altında Kaldı

Açıklanan 44 ülkelik küresel listede Türkiye, yüzde 55,7'lik ev sahipliği oranıyla 39. sırada yer aldı. Bu sonuçla Türkiye, yüzde 70,1 olan OECD genel ortalamasının belirgin şekilde altında kalmış oldu. Kültürel olarak konut mülkiyetine büyük önem verilen bir yapıya sahip olunmasına rağmen, güncel ekonomik konjonktür nedeniyle Türkiye'deki nüfusun yüzde 44,3'ü kiracı veya farklı konut statülerinde yaşamını sürdürüyor.

Zirvede Eski Doğu Bloğu Ülkeleri Var

Küresel sıralamanın ilk basamaklarında eski komünist blok ülkelerinin ezici hakimiyeti dikkat çekiyor. Uzmanlar bu durumu, sosyalist dönem sonrasında devlet mülkiyetindeki konutların mevcut kiracılara oldukça sembolik ve indirimli fiyatlarla özelleştirilmesine bağlıyor. Dünyada ev sahipliği oranının en yüksek olduğu ilk 10 ülke şu şekilde sıralandı:

  1. Slovak Cumhuriyeti: %93,5
  2. Romanya: %92,8
  3. Hırvatistan: %90,4
  4. Çin: %90,0
  5. Litvanya: %86,9
  6. Bulgaristan: %85,2
  7. Polonya: %84,8
  8. Japonya: %84,0
  9. Letonya: %80,6
  10. İzlanda: %78,4

Listedeki en dikkat çekici başarı öykülerinden biri de Çin oldu. Ülke, 1990'lı yıllarda başlattığı kapsamlı konut reformları sayesinde milyonlarca devlet konutunu özel mülkiyete dönüştürerek yüzde 90'lık oranla küresel ölçekte 4. sıraya yerleşti.

Gelişmiş Ekonomilerde Tercih Kiralama Yönünde

Dünyanın en zengin ve gelişmiş ekonomilerine sahip bazı Batı Avrupa ülkeleri ise şaşırtıcı şekilde listenin en son sıralarında yer aldı. Kişi başına düşen milli geliri oldukça yüksek olan Almanya (yüzde 41,0) ve İsviçre (yüzde 38,2) ev sahipliği oranlarında küresel dip noktayı temsil ediyor. Bu durum, söz konusu ülkelerdeki gelişmiş sosyal refah sistemlerine, kiralık konut arzının gücüne, kiracı haklarını koruyan katı yasalara ve uzun vadeli kiralamanın ekonomik olarak daha cazip görülmesine bağlanıyor.

Benzer şekilde ABD (yüzde 65,3), Fransa (yüzde 58,5) ve Birleşik Krallık (yüzde 68,4) gibi büyük ekonomiler de OECD ortalamasının altında veya yakınında seyrediyor. Bu tablo, ev sahibi olma oranlarında sadece milli gelirin değil, ülkelerin uyguladığı finansman modelleri ve konut politikalarının çok daha belirleyici olduğunu gösteriyor.

Sektör analizlerine göre; Türkiye'de ev sahipliği oranlarının yeniden yukarı taşınabilmesi adına dar ve orta gelirliye yönelik uygun fiyatlı konut üretim modellerinin geliştirilmesi, ipotek (mortgage) sisteminin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiği vurgulanıyor.