Ticari Kredilerde Takip Oranı Yüzde 2,5'e Yükseldi: BDDK Verileri Açıkladı
BDDK verilerine göre ticari kredilerde takipteki alacak oranı, 2024'teki yüzde 1,4'lük dip noktasından 2 Ekim itibarıyla yüzde 2,5'e yükseldi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık bankacılık sektörü verileri, reel sektörün finansmana erişim koşulları ve geri ödeme performansındaki değişimi ortaya koydu. Açıklanan verilere göre, ticari kredilerde takipteki alacak oranı (TGA), 2024 yılında kaydedilen yüzde 1,4'lük dip noktasının ardından kademeli yükselişini sürdürerek 2 Ekim 2026 itibarıyla yüzde 2,5 seviyesine çıktı.
Son iki yıllık dönemde izlenen bu yukarı yönlü hareket, dip seviyeden güncel düzeye 1,1 puanlık bir artışa işaret ederken, bankacılık çevrelerinde yakından takip edilen temel bilanço göstergelerinden biri haline geldi.
Tarihsel Zirve Yüzde 6,4 Olarak Kaydedilmişti
BDDK'nın tarihsel veri setine bakıldığında, ticari kredilerdeki takip oranlarının geçmiş yıllarda çok daha yüksek eşikleri test ettiği görülüyor:
- 2018–2020 Dönemi: 2018 yılında yüzde 2,7 bandında seyreden takip oranı, finansal dalgalanmaların ve pandeminin etkisiyle 2019-2020 periyodunda hızla tırmanarak yüzde 6,4 ile tarihsel zirvesine ulaştı.
- 2021–2024 Düşüş Trendi: 2021 yılından itibaren yeniden başlayan normalleşme ve yeniden yapılandırma süreçleriyle birlikte oran düzenli olarak geriledi ve 2024'te yüzde 1,4 seviyesine kadar çekildi.
10 Yıllık Tarihsel Ortalamanın Altında Seyrediyor
Son aylarda kaydedilen artış eğilimine karşın güncel göstergeler uzun vadeli ortalamalara kıyasla kontrollü seviyelerde bulunuyor. Ticari kredilerde yüzde 2,5 olarak gerçekleşen mevcut takip oranı, sektörün yüzde 3,1 olan 10 yıllık uzun dönem ortalamasının 0,6 puan altında kalmaya devam ediyor.
Ekonomi uzmanları, güncel verilerin tarihsel referans değerlerine göre makul bir düzeyde bulunduğunu belirtmekle birlikte, dip noktadan gelen 1,1 puanlık yukarı yönlü ivmenin nakit akışları ve borç servis kapasitesi açısından dikkatle izlenmesi gereken bir trend olduğuna dikkat çekiyor. Yükselişin geçici bir dönemsel dalgalanma mı yoksa kalıcı bir kredi risk artışı mı olduğunu önümüzdeki çeyrek gerçekleşmeleri belirleyecek.