Fonlardan Korkmayın, Anlayın!
Bir yatırımın adını bilmek nasıl çalıştığını bildiğimiz anlamına gelmiyor. Hele konu yılların emeğiyle biriktirdiğimiz paraysa anlamadan adım atmayalım. Gelin, en temelinden başlayalım.
FON DEDİĞİNİZ BİR SEPET
Bir sepet düşünün. Pek çok yatırımcının parası bu sepette buluşuyor. Profesyonel portföy yöneticileri de biriken parayı, fonun belirlenmiş yatırım stratejisine göre değerlendiriyor. Siz fonun katılma payını aldığınızda o sepette pay sahibi oluyorsunuz. Ama dikkat! Her sepetin içi aynı değil. “Fon aldım” demek, “Market alışverişi yaptım” demek gibi. Peki, ne aldınız? Sepetinizde ne var? Bir fonda şirket hisseleri, diğerinde altın, bir başkasında borçlanma araçları olabilir. Hatta iki farklı isimli fonun içinde büyük ölçüde aynı yatırımlar bulunabilir. İlk kuralımız şu: Adını değil, içindekini öğrenin.
HANGİ SEPETTE NE VAR?
- Para piyasası fonu: Kısa vadeli yatırım araçlarına yöneliyor. Genellikle daha az dalgalanıyor, ama risksiz değil.
- Borçlanma araçları fonu: Devletin ve şirketlerin borçlanma araçlarına yatırım yapıyor. Faiz değişimlerinden etkileniyor. Örneğin faizler yükseldiğinde eldeki tahvillerin piyasa değeri düşebilir.
- Hisse senedi fonu: Ağırlıklı olarak şirket hisselerine yatırım yapıyor. Kazanç potansiyeli yüksek olabildiği gibi kayıpları da büyük olabilir.
- Altın fonu: Altına ve altına dayalı araçlara yatırım yapıyor. Altın fiyatındaki değişimlerden etkileniyor. Döviz kuru hareketleri de getiride rol oynayabiliyor.
- Karma fon: Farklı yatırım araçlarını bir araya getiriyor. Riski, hangi araçlara ne kadar yatırım yaptığına bağlı. Gördüğünüz gibi her fon aynı değil. Birinin riski düşükken diğerinin çok yüksek olabilir. Üstelik profesyoneller tarafından yönetilmesi, paranızın mutlaka kazanç sağlayacağı anlamına gelmiyor.
ÖNCE NEREYE GİTTİĞİNİZİ BİLİN
Taksiye bindiniz. Şoföre “Hızlı gidelim!” dediniz. Peki, nereye? Yatırım yaparken de bazen aynısını yapıyoruz. Daha hedefimizi belirlemeden “En çok hangi fon kazandırmış?” diye soruyoruz. Oysa önce kendimize üç soru sormalıyız:
Bu parayı ne için biriktiriyorum?
Ne zaman kullanacağım?
Değeri düşerse hangi planım aksar? Üç ay sonra ödeyeceğiniz okul taksitiyle on yıl sonrası için ayırdığınız birikimi aynı şekilde değerlendiremezsiniz. En çok kazandıran fon, sizin için en doğru fon olmayabilir. Hele bir fon diğerlerinden çok fazla kazandırıyorsa hemen peşinden koşmayın. Önce nedenini anlamaya çalışın. Bu kazanç nereden geliyor? Hangi riskler alınıyor? Sürdürülebilir mi? Unutmayın, geçmişte çok kazandırmış olması gelecekte de kazandıracağı anlamına gelmez. Önce hedefiniz, sonra yatırımınız.
UYKUNUZ DA HESABA DAHİL
Diyelim ki yatırımınızın değeri düştü. Gece rahat uyuyabilir misiniz, yoksa sürekli telefonunuza mı bakarsınız? Risk alabilmekle risk almak istemek farklı. Maddi durumunuz bir dalgalanmayı karşılayabilir, ama siz bundan rahatsız olabilirsiniz. Ya da risk almaya isteklisinizdir, fakat bütçenizde kaybı karşılayacak alan yoktur. İkisini birlikte değerlendirin. Kendinize karşı dürüst olun. Başkasının rahat ettiği yatırım sizi huzursuz edebilir.
GETİRİ ÇOK YÜKSEKSE BİR DURUN!
Bir fon diğerlerinden çok daha fazla kazandırıyorsa hemen heyecanlanmayın. Önce sorun: “Neden?” Bu getiri hangi yatırımlardan geliyor? Ne kadar risk alınıyor? Bu kazanç sürdürülebilir mi? Unutmayın, yüksek getiri tek başına başarı göstergesi değildir. Hele piyasanın çok üzerinde kazandıran bir fon varsa iki kere sorgulayın. Son dönemde yaşadıklarımız önemli bir şeyi hatırlattı: Anlamadığınız kazancın peşinden koşmayın.
BİLGİYİ KAYNAĞINDAN ALIN
Para konusunda duyduklarımızı nereden doğruladığımız önemli. Fonları araştırırken Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) resmi kaynaklarını başvuru noktalarınız arasına alın. SPK’nın Yatırım Fonları sayfasından farklı fon türlerine ilişkin bilgilere ve düzenlemelere ulaşabilirsiniz. Birikiminizle ilgili karar vermeden önce okuyun, araştırın, sorularınıza resmi kaynaklardan yanıt arayın.
KOMŞUNUN GETİRİSİ SİZİN PLANINIZ DEĞİL
Bir arkadaşınız “Benim fon çok kazandırdı” dediğinde “Ben geç mi kaldım?” diyebilirsiniz. Durun! Onun ne zaman yatırım yaptığını, ne kadar risk aldığını, paraya ne zaman ihtiyaç duyacağını biliyor musunuz? Başkasının sonucuna bakarken kendi koşullarınızı unutmayın. Geçmiş getiri, gelecekte aynı kazancın elde edileceği anlamına gelmiyor. Profesyonel yönetim de kazanç garantisi değil.
ÜÇ FON, ÜÇ AYRI SEPET Mİ?
“Yumurtaları aynı sepete koymayın” sözünü duymuşsunuzdur. Peki, üç ayrı sepetiniz var, ama hepsinin içinde aynı yumurtalar varsa? Farklı isimlerde fonlar almak, riskinizi dağıttığınız anlamına gelmeyebilir. Çünkü bu fonlar aynı hisselere veya benzer yatırımlara ağırlık veriyor olabilir. Önemli olan kaç fon aldığınız değil, o fonların içinde ne olduğu. Çeşitlendirme riski azaltmaya yardımcı olabilir, ama kayıp ihtimalini ortadan kaldırmaz.
ALMADAN ÖNCE BEŞ SORU
Fonun yatırımcı bilgi formunu Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden inceleyebilirsiniz. Fonun yatırım stratejisi, riskleri, giderleri ve alım satım esasları burada yer alıyor. Ama okumak yetmez, sorgulamak da gerekiyor. Kendinize şu beş soruyu sorun:
1- Param nereye yatırılıyor? Getiri nereden geliyor? Benzer fonlardan çok daha fazla kazandırıyorsa neden?
2- Ne kadar risk alıyorum? Fonun yatırımları birkaç hisseye veya şirkete mi yoğunlaşmış?
3- Ne kadar ödüyorum? Yönetim ücreti ve diğer giderler neler?
4- İstediğimde çıkabilir miyim? Satış talimatı verdiğimde param ne zaman hesabıma geçer? Fonun içindeki yatırımlar kolayca satılabilir mi?
5- Hangi vergiler uygulanıyor? Özellikle birinci ve dördüncü soruya dikkat! Bir fonun sürekli ve piyasanın çok üzerinde kazandırması sizi heyecanlandırmadan önce düşündürmeli. Yüksek getiri kadar o getirinin nasıl elde edildiği de önemli. Unutmayın, ekranda gördüğünüz kazanç ile ihtiyaç duyunca elinize geçecek para aynı olmayabilir.
KÜÇÜK BİR ÖDEV
Bugün bir fonu inceleyin. Satın almak zorunda değilsiniz. Yatırımcı bilgi formunu açın, neye yatırım yaptığını okuyun. Sonra kendi cümlenizle anlatmayı deneyin. Anlatamıyorsanız biraz daha sorun, okuyun, araştırın. Acele etmeyin. “Birikimim az, bunları öğrenmeme gerek yok” demeyin. Paranızın içinde emeğiniz, zamanınız, hayalleriniz var. Miktarı ne olursa olsun, özen göstermeye değer. İlk adımınız bir fon almak değil, bir fonu anlamak olsun.
Küçük bir not: Fonları tanımak kadar kendinizi tanımak da önemli. Uygulamam Monay’da farklı fonları inceleyebilir, risk profilinizi keşfetmenize yardımcı olacak içeriklerle yatırım kararlarınıza daha bilinçli yaklaşabilirsiniz.