Ulus ötesi ve online çalışan Su Sonia’nın hikayesi...

Zamanla kendisinin farkına vardı, keşfetti, boşlukları gördü ve üretime geçti. Uluslararası alanlarda kendine en iyi ağları kurdu. Heyecanı tam da ilham olacak nitelikte…
Ulus ötesi ve online çalışan Su Sonia’nın hikayesi...

Çevrimiçi, uluslar arası ve online çalışma alanları, yetenek dahilinde üretmek, kültürel okuryazarlık, dijital okuryazarlık, mahremiyet, dijital haklar, uluslararası alanda çalışan genç kadınlar, teknolojik kadınlar, dijital cinsiyet uçurumu, hayaller-hedefler, gönüllülük, fark yaratmak, sevdiğin işi yapmak, global ve ulusal dijital çalışmalar...

Hepsi Türk-Amerikalı genç bir kadın olan Su Sonia Herring ile yaptığımız röportajda.

Gece Saat 23:00’de Gelen e-posta

Su Sonia ile tanışmamız bana gece saat 23:00’de attığı uzun bir e-mail ile başladı. O saatlerde genellikle uyuyor ya da zaman geçiriyor oluruz. Ancak işini severek yaptığı o kadar belliydi ki, maili görür görmez onunla yüz yüze tanışmak istedim.

Şimdi tanışma sırası sizde…

Ulus ötesi ve online çalışan Su Sonia’nın heyecan yaratan hikayesi…

Su Sonia kimdir? Bir kaç kelime ile bize aktarır mısın?

İnternet yönetişimi, gençler ve kadınlarda süreçlere aktif katılım için kapasite oluşturma, dijital haklar ve dijital okuryazarlık alanlarında çalışıyorum. Türkiye, Afganistan, Almanya ve Güney Doğu Avrupa ülkelerine yönelik projelerde editörlük, içerik stratejisi oluşturma ve proje koordinasyonu yapıyorum. İsim konusu genelde merak yarattığı için belirteyim, Türk-Amerikalıyım Ankara’da büyüdüm, şu an İstanbul-Berlin arasında yaşıyorum.

Aslında buradan baktığımda şahane bir hayat yaşıyorsun gibi hissettim ve inanılmaz heyecanlandım. Uluslararası çalışan genç ve başarılı bir kadın…

Üniversite okurken hayalin neydi? Şuan neredesin?

Birkaç adım ile anlatırsam sanırım daha net olacak; üniversitede Dilbilimi okudum. O sıralar 7 yaşımdan beri devam ettiğim dansla ve o yıllarda başladığım şarkıcılık ve müzikle daha çok ilgileniyordum. Mezun olduktan sonra birbirinden farklı çok işte çalıştım. Bu bana çok katmanlı bir bakış açısı kazandırdı. Heyecanımı her yitirdiğimde iş değiştirdim.

2012 civarlarında internet, dijital hak ve özgürlükler giderek daha çok ilgimi çekmeye başladı. Yani aslında en çok ilgi duyduğum alanı biraz geç keşfettim.

2015’te Türkiye’de ilk defa düzenlenen Gençlik İnternet Yönetişim Forumu’na katıldım. O zamandan bu yana asıl tutku duyduğum alanı bulduğumu düşünüyorum.

Sevdiğin işi mi yoksa yapabildiğin işi mi yapıyorsunuz? Ya da her ikisi iç içe mi girmiş şeyler mi? Eminim birçok gencimizin içini kemiren bir soru bu…

Her zaman sevdiğim ve yapabildiğim işleri bir araya getirdim. Tabii ki en güzeli sevdiğin işi yapabilmek, neyseki bu konuda genelde şansım yaver gitti. Seçimlerim de bu yönde oldu tabii, zaman geçtikçe önceliklerim daha çok para kazanmaktan, anlamına inandığım işlerde yer almaya evrildi. Bu da hayatımı çevreleyen adımlarından biri oldu.

TechLiteracy denen bir kavram var bu ülkemize yeni giriş yapıyor ve Medya Okuryazarlığı Derneği ile bir ortaklıkla başlıyorsunuz, peki TechLiteracy nedir?

TechLiteracy, kadınların teknolojik ve dijital okuryazarlığını arttırmaya yönelik çok paydaşlı, uluslar arası bir proje. Aylardır üzerinde çalışıyoruz, Şubat 2018 sonunda Afganistan’da Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle ülke genelinde başlayacak, aynı zamanda Medya Okuryazarlığı Derneği ile beraber Türkiye’de uygulamak için çalışıyoruz. Hindistan’daki sivil toplum, özel sektör, hükümet gibi paydaşlarla da görüşmelerimiz sürüyor. TechLiteracy ve TechWomen.Asia’nın amacı daha çok kadının dijital becerilerini geliştirerek, dijital cinsiyet uçurumunu kapatmaya yardımcı olmak, kadınların ve çevrelerinin hayat kalitesini yükseltmeye katkıda bulunmak.

Dünya'da ve Türkiye'deki kadınların techliteracy yeterliliği bağlamında neler düşünüyorsun?

Dünyada dijital cinsiyet uçurumu Uluslararası Telekomünikasyon Derneği (USAID) tarafından 2016’da %16 olarak verildi, USAID’in rakamlarına göre bu oran gelişmekte olan ülkelerde %25’e kadar çıkıyor.

Peki ne demek dijital cinsiyet uçurumu? Bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanan her 100 erkeğe karşılık 25 kadın dijital dünyada yok demek. Olanlar da siber tacizden, kişisel bilgilerinin çalınmasına dek erkeklere kıyasla daha fazla sorun ve engelle karşılaşıyor demek.

Bu uçurumun birçok sebebi var, kimi sosyal, kimi ekonomik ve elbette kültürel sebepler. Hayatta birçok alana erişimde engellerle karşılaşan kadınlar, benzer engellerle teknoloji alanında ve çevrim içi dünyada da karşılaşıyor.

Dünya çapında bu uçurumu kapatmayı hedefleyen birçok girişim var ama yeterli değil, özellikle ülkemizde yeterli olduğunu düşünmüyorum. Dijital okuryazarlık, e-devlet hizmetlerinin kullanımıyla hayatı kolaylaştırmaktan, haber ve bilgi alma, bunları doğru analiz etme, siber zorbalık ve nefret söylemine karşı durma, kendisinin ve sevdiklerinin dijital haklarını, kişisel bilgilerini, mahremiyetini koruma gibi birçok alanda bireyi bilinçli hale getiriyor. İlerleyen yıllarda dijitalleşmenin artacağı ve ekonomiden sosyalleşmeye dek hayatın her alanında etkilerinin süreceği göz önüne alındığında dijital bireyler olmanın önemi belki daha iyi görülebilir.

Dünyada dijital okuryazarlık kapsamında neler oluyor?

Dijital cinsiyet uçurumundan bahsettik ancak bir de genel dijital uçurum var; kırsal ve şehir arasında, zengin ve fakir arasında, hatta kıtalar arasında bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımına bakıldığında uçurumlar var. Bu yalnızca ‘gelişmemiş’ veya ‘gelişmekte olan’ ülkelere özgü bir durum da değil - ABD’nin, Avrupa’nın da kapatmaya çalıştığı dijital uçurumları var.

Son on yıldır özellikle internet yönetişimi çevrelerindeki paydaşlar bu konu üzerine araştırmalar, projeler, fikirler üretiyor. Ancak bu girişimler başta her coğrafyaya tek çözüm mantığında ilerledi, halbuki yerel veya bölgesel her çalışmanın uygulanacak coğrafyanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi gerekli. Son yıllarda bu konu giderek popülerleşti, Birleşik Arap Emirlikleri’nin “1 milyon Arap coder” kampanyasından, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde dijital uçurumdan bahsetmesine dek örnekler bol.

Teknoloji devlerinin, sivil toplumun, devletlerin, eğitimcilerin ve başka paydaşların altyapı, erişim, okuryazarlık gibi dijital uçurumun farklı alanlarına yoğunlaşan irili ufaklı girişimleri var.

Gençler dijital okuryazarlık kapsamında neler yapıyor?

Gençler bu konuda daha avantajlı görülüyor, özellikle internetin yaygınlaşmasından sonra doğan nesil. Ama bu her gencin teknolojik okuryazarlık düzeyinin özellikle iş bulma anlamında ‘olması gereken’ düzeyde olduğu anlamına gelmiyor. Yine de bu açıkları kapatmak için çalışan güzel örnekler var; Türkiye’de de düzenlediğimiz Gençlik İnternet Yönetişim Forum’ları, South East European Dialogue on Internet Governance’ın Youth School programı, küresel IGF’in genç katılımcılarının bu yıl başlattığı Digital Grassroots programı bunlardan bir kaçı. Özellikle Digital Grassroots programını İngilizce bilen ve kendilerini bu alanlarda geliştirmek isteyen tüm gençlere tavsiye ederim. Ayrıca genç yaşta kurucusu olduğun Medya Okuryazarlığı Derneği’ni de belirtmeden geçemeyeceğim 😊 Harika işler yapıyorsunuz, birlikte yapmaya da devam edeceğiz. Bu alanda çalışmak isteyen herkesi de bu vesile ile aramıza davet etmiş olalım.

Twitter, Instagram: cansumaydemir

Yorumlar Üye girişi
1000
*
*
*
* Mesajınızın sorumluluğu size aittir
Benzer Haberler
listelemeye devam et
Üye Ol