Okuyan Ve Her An Öğrenmesini Seven Annelerin Sosyal Girişim Hikayesi

Hayallerin adım adım faydaya dönüştüğü sosyal girişimlerden, tam da “hikayeniz varsa başarırsınız” kısmına bir örnek... İhtiyaçtan doğan ve sosyal bir girişim olan Moi Çocuk...
Okuyan Ve Her An Öğrenmesini Seven Annelerin Sosyal Girişim Hikayesi

Okuma ve Öğrenmede ‘Türkiye’

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre; Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86'ncı sırada,  yani aslında yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride.

TÜİK’e göre ise Türkiye'de kitap, ihtiyaç listesinin 235'inci sırasında yer alıyor.

Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1,3 dolarken,

Türkiye’de çeyrek dolar.

 Peki Ya Doğurganlık ve İller?

Tüik son verilerine göre; doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 4,33 çocuk ile Şanlıurfa oldu.

Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2016 yılında 4,33 çocuk ile Şanlıurfa, ardından, 3,69 çocuk ile Ağrı,

3,46 çocuk ile Siirt

3,45 çocuk ile Şırnak izledi.

Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,46 çocuk ile Karabük oldu.

Bu ili 1,48 çocuk ile Edirne ve Kırklareli, 1,50 çocuk ile Zonguldak izledi.

İstatistiklerle Çocuk, 2016

Türkiye nüfusunun %28,7’sini çocuk nüfus oluşturdu.

Okuma oranları, anneler ve çocuk oranlarına baktığımızda aslında ülkemiz için yapılacak binlerce şey olduğunu ve bu çocuklar için günümüzde ve gelecek de bir çok ihtiyaç doğacağını anlamamak imkansız…

Bu bakış açısı ve hassasiyetle ülkemizde okuyan, gelişen, geliştirmesini seven, ihtiyaçları hisseden, öngören ve ilgili ihtiyaçlara yönelik ürün ya da hizmet sunan/sunmaya çalışan; girişimciler ve sosyal girişimci kadınlarımız var.

Bunlardan birisi ise MOİ ÇOCUK ve iki kız kardeş aynı zamanda da iki anne olan Özge Özay Sökmen ve Ayşe Özay Ekmekçi.

Moi Çocuk ise tam da yukarıdaki ihtiyaçlardan ortaya çıkmış ve Ankara ile Bursa ayağı olan bir dijital dergi…

Sosyal Girişimlerde ‘İHTİYAÇLAR VE ANNELER’ Arasındaki İlişki

Girişimlerin çoğu ülkemizde para kazanmak amaçlı gibi görünürken, ya da kişiler “Kendi şirketimizi kuralım da para kazanalım” diye yola çıkarken;

Sizler ‘Sosyal bir girişim’ ile MOİ ÇOCUK’u hayata kazandıran iki anne ve iki kardeş olarak hayatımıza dijital ortamdan giriverdiniz.

Önce sizi ve hikayenizi tanıyalım…

İki genç girişimci kadın neden Moi Çocuk isimli bir e-dergi çıkarma fikrine girdi?

Özge Özay Sökmen: Ben Özge. Moi Çocuk’un Ankara ayağıyım. İki kız kardeşten de küçük olanım. Çocuk gelişimi ve çocuk yetiştirmenin aslında çocukların geleceğin bireyleri olmaları açısından çok önemli olduğunu anlamam  ilk anneliğimin 1. yılına tekabül ediyor.

2013 yılının yaz aylarında ilk kızım Duru’yu emzirmeyi bırakmaya karar vermiştim. Ama bunun nasıl yapılacağına dair hiç bir fikrim yoktu. Herkes farklı bir şey söylüyordu.

İnternet dünyası zaten derya denizdi, kimin hangi bilgisine inanacağımı bilmiyordum. Birkaç blogger vardı, ama bana her zaman bu işin uzmanı olmayan ve sırf anne diye bir kadının yaptığını yapma fikri itici gelmiştir.

Doktor olan eşimin annesi, Prof. Dr. Saime Şahin’den çocuk gelişim uzmanı önermesini istedim. Beni çok yakın arkadaşı olan pediatrik nöroloğa yönlendirdi. Ben de ona bir mail hazırladım ve gönderdim. O da beni en nihayetinde çocuk gelişimi uzmanı Birgül Bayoğlu ile tanıştırdı. O andan itibarense bütün hayatım değişti. Bir annenin çocuk yetiştirirken ve özellikle de çalışmıyorsa en büyük destekçi ve motivasyoncusu bir çocuk gelişim uzmanıymış.

Ben çok şanslıydım Birgül hanım ile tanıştım. En içinden çıkamadığım durumlarda onun desteğiyle çıkmayı başardım. Zamanla aslında herkesin uzmanlara ulaşamadığını, ulaşsa bile doğru bilginin varlığından şüphe ettiklerini anladığım nokta da, aklımda ebeveynler için uzmanlarla röportaj yaptığımız, çeşitli ve tamamen gönüllü bir platform hayali belirmişti.

Ayşe Özay Ekmekçi: Ben Ayşe kardeşlerden büyük olanım derginin Bursa ayağıyım, oğlum Teoman şaşı bir bebek olarak dünyaya geldi, Özge benden annelik olarak tecrübeliydi, Özge’nin uyguladıklarını ve çocuk gelişim uzmanının yönlendirmelerini çok yerinde buluyordum dolayısı ile benim ekstra bir çaba göstermeme gerek kalmadı Özge ve Birgül hanım, Teoman büyürken bana da ışık olmuşlardı.

Bu esnada bir şaşı bebek bloğu kurdum, blokta Teoman’ın tedavi sürecini ve kendi yaşadıklarımı kaleme alacak, diğer şaşı bebek annelerine yol gösterecektim. Çünkü ilk defa Google bir soruya cevap veremiyordu; “Şaşı bebeğin gözleri nasıl bantlanır?”. Paylaşmayı hep çok sevdik, çocukluğumuzda, birer genç olduğumuzda, doğal olarak anneliğimizde de bizi biz yapan paylaşmaktı. Blokta tecrübelerimi paylaştım çok güzel geri dönüşler aldım, birçok şaşı bebeğin annesiyle tanıştım onlara “Bakın Teoman’ın gözleri düzeldi sizin ki de geçecek” dedim, şaşılıktan öte çocuk yetiştirmek ile ilgili daha paylaşacak, anlatacak çok konumuz vardı. Hadi bir platform kuralım dedim Özge’ye, önce öğrenelim, araştıralım sonra bu bilgiyi annelerle babalarla paylaşalım.

Moi Çocuk Ne demek? Hikayenizden biraz bahseder misiniz? Neden bu isim?

Özge Özay Sökmen: Moi Fransızca ‘Ben’ demek. Marka isminde çıkış noktamız hayal gücünün üretimde en üst sıralarda kullanılması, bu da ancak çocuk olarak, çocuk kalarak mümkün olabilirdi. Biz sanırım Moi Çocuk’a çok çocukça başladık. Basit bir düşünceydi bizimkisi. Bilgiye kolay ulaşıyorduk, herkes ulaşsın istedik. Ama temiz bir platform olsun istedik. Reklamsız, gönüllü insanların yazdığı ve gönüllü uzmanların desteklediği. Sanıyorum bu bizi sosyal girişimci yapıyor. Çünkü para kazanmıyoruz noktasında aslında bir gelir modelimiz yok.

Ayşe Özay Ekmekçi: Kurulum kararını verdikten sonra isim düşünmeye başladık, herkesin çocuk olduğu, çocuk kalması gerektiği düşüncesiyle BEN ÇOCUK ismi üzerinde çok düşündük, kulağa daha hoş gelmesi açısından MOI’yi (FR. BEN) kelimesini seçtik. Logomuzda ÖZGÜRLÜK olmalıydı, özgürlük deyince aklımıza sonsuz denizlerde özgürce yüzen yunuslar geliyordu. Markamızı bu şekilde yarattık.

Hangi ihtiyaçtan doğdu? Ebeveynler neden Moi Çocuk okusunlar?

Özge Özay Sökmen: Moi Çocuk ebeveynlere güven veren, marka işbirliği olmayan, reklam içermeyen, çocuğun reklam konusu olmayacağını vurgulamak için kurulmuş bir platformdur. Gönüllü yapılmış her hareket bende güven uyandırır. Bir ebeveyn olarak nasıl bir platform ile bilgilendirilmek istiyorsak öyle bir platform hazırlamaya çalıştık. Güven konusu aslında bizim için esas. Sosyal medya da çok fazla takipçiye seslenen kimi blog yazarı kimi sadece hayatını ve tecrübesini paylaşan hesapları gözlemlediğimizde ve etrafımızdan aldığımız geri bildirimlerde şunu fark ettik; bazı anne-babaları tecrübesini uzman görüşü gibi yansıtan bloggerlar irite ediyor. Bu ortamı da ancak güvenilir kaynaklar değiştirebilirdi.

“Karşılıksız kimse kimseye hiçbir şey vermez.” denilen bir dönemde biz karşılıksız bir şey yapmanın, karşılıksız bir şey vermenin tadını aldık ki en güzeli de buydu.

Ayşe Özay Ekmekçi: Öğrenmenin, okuma ile gerçekleştiği ancak, okuma oranının ülkemizde çok düşük olması, internetteki bilgi kirliliği ve bunlara ilave dergilerin, kitapların fiyatlarının alım gücünü aşması sebepli, biz ebeveynlere ücretsiz bir platform hazırlayalım dedik. Herkes okusun, kısa kısa yazalım, anlaşılır, okunur ve okusunlar düşüncesi ile ortaya çıktı moi çocuk.

 Hedef kitleniz kim?

Ayşe Özay Ekmekçi: Hedef kitlemiz, çocukları için doğru bilgiye, uzman bilgisine ulaşmak isteyen anne babalardır. Biz sadece kendi tecrübelerimizi değil, aynı zamanda köşe yazarlarımız ile farklı annelik yaklaşımlarını bir baba köşesi ile babanın hislerine ve her alanda çocuk sağlığı ile ilgili uzmanlara mikrofon uzatarak ulaştırıyoruz bilgiyi.

Net, açık, pürüzsüz…

Zamanın kıymetli olduğu bu dönemde, annelerin uzun uzun okumaya fırsat bulamadıklarını biliyoruz, çocuğa zaman ayırmanın değeri paha biçilemez.

Bu sebeple ebeveynlere, her an ulaşılabilir bir platform ile kısa kısa her konuyu ve uzman görüşünü ulaştırıyoruz.

Sosyal girişimleri de çok önemsiyoruz.

Eminiz bir çok anne bunlara daha fazla öncülük yapabilir…

Yorumlar Üye girişi
1000
*
*
*
* Mesajınızın sorumluluğu size aittir
Benzer Haberler
listelemeye devam et
Üye Ol