Girişimci Kadının Neye İhtiyacı Var?

Kendi işimi kurmak istiyorum. Ancak günler geçerken, kendimi işten daha çok evle, kediyle, okuldan geldiklerinde kızlarla, arkadaşlarımla ilgilenir buluyorum. Kendimi sorumluluktan kaçmanın pamuk ellerine bıraktığımı fark ettim. Ama benden umudu kesmeyin lütfen. Amacımı ve hedeflerimi bulmuşken durmaya hiç niyetim yok. Çünkü ülkemin bana ihtiyacı...

Kendi işimi kurmak istiyorum. Ancak günler geçerken, kendimi işten daha çok evle, kediyle, okuldan geldiklerinde kızlarla, arkadaşlarımla ilgilenir buluyorum. Kendimi sorumluluktan kaçmanın pamuk ellerine bıraktığımı fark ettim. Ama benden umudu kesmeyin lütfen. Amacımı ve hedeflerimi bulmuşken durmaya hiç niyetim yok. Çünkü ülkemin bana ihtiyacı var.


Türkiye’de kadının ekonomiye katılımı OECD ülkeleri içinde en düşük seviyede. Girişimcilik oranımız da sadece yüzde 8. Bu oran ABD’de yüzde 30’un üzerinde. Oysa ülkemizde ekonomik büyümenin daha yüksek seviyelere çıkması için, kadınların ekonomik hayata katılımının mutlaka yükselmesi gerekiyor. Bu yüzden artık gücümüzü elimize almamızın ve bu rakamları değiştirmenin vaktidir. İşimi kurup, başarılı olup, ileride de başka kadın girişimcilere sermaye ve mentörlük sağlayan bir melek yatırımcı olacağım.


Neden tembelliğe kaçıyoruz?
Rahatlık ve tembellik tüm insanlığın belası. Bir çoğumuzu içine çeken dayanılmaz bir hafiflik sunuyor. Ama çalışmanın ve üretmenin zevkine varmış olanlarımızı bile durmaya iten bazı psikolojik nedenler de olabiliyor. Mesela başaramamaktan ve eleştirilmekten korkmak, tek başına yeterli olamayacağını düşünmek gibi sebepler sorumluluktan ve risk almaktan kaçınmamıza yol açıyor.


Cindrella sendromu
Cindrella sendromunu ilk kez 1981 yılında psikolog Colette Dowling ‘Cindrella Kompleksi: Kadının Gizli Bağımsızlık Korkusu’ adlı kitabında ele alıyor. Sevgili Mahfi Eğilmez hocamız 20 Aralık 2015 tarihli ‘Kendime Yazılar’ makalesinde bu sendromu şöyle tanımlamış:
“Cinderella Kompleksi, karşılaştığı çeşitli zorluklardan, baskılardan, aşağılanmalardan veya üstüne kalan sorumluluklardan kurtulmaya çabalayan kadınların bir erkek tarafından kurtarılmayı beklemelerini açıklayan analizlerdir. Çoğu kadında bilinçli ya da bilinçsiz bir biçimde oluşan bu kompleks (beyaz atlı prens kompleksi de denebilir) kendi başlarına harekete geçme kararlığını yok ederek yaşamlarını olumsuz biçimde etkilemektedir. Bu tür durumlarla karşılaşan kadınların bu durumdan kurtulabilmesi için gerçek kurtarıcının kendileri olduğunun farkına varması çoğu kez yeterlidir.”


Kadınlarda toplumsal ve psikolojik bariyerler daha yüksek
Biz kadınların işi zor çünkü:
· toplumsal kural ve beklentiler,
· evdekilere karşı sorumluluklarımız ve duyduğumuz suçluluk hisleri,
· aşırı korumacı anneler ya da fazla eleştirel babaların yanında ‘öğrenilmiş güçsüzlük’ ve ‘korumacı arayışı’mız,
· beyinsel ve hormonal farklılıklarımız nedeniyle risk almaya yatkın olmamamız.
Ama yapılan araştırmalar kısa süreli kas gücünde erkekler daha fazla güç gösterebilse de biz kadınların daha uzun süre güçlü kalabildiğimizi, daha dayanıklı olduğumuzu gösteriyor. Bu güce, aklımıza, hislerimize güvenmek, amacımızı daima zihnimizde tutmak ve kararlı olmak durumundayız.


Girişimci kadının neye ihtiyacı var?
Özgür (Bolat) Hoca bir gün bize ‘Girişimci olmak için neye ihtiyacınız var?’ diye sordu. Bilen kişi oynadığımız oyunda girişimcilik pasaportu kazanacaktı. Kimimiz ‘sermaye’, kimimiz ‘iyi bir takım’ gibi cevaplar verdik, ama hiçbirimiz doğru cevabı söyleyip de pasaportu kapamadık. Doğru cevap ise şuydu: ‘KENDİME’.
Gregory K. Ericksen’ın ‘Sadece Kadın Girişimciler’ kitabında başarılı kadın girişimcilerin hikayeleri ve bize ışık tutacak önerileri var. Bazıları şöyle:
· ‘Her zaman kendime güvenim çok yüksek oldu’
· ‘Başkalarına kendine davranılmasını istediğin şekilde davran’
· ‘Ürün kraldır’ (faydalı ürün yaratmak gerçekten çok önemli)
· ‘Bir iş sahibi olmak en iyi oyuncağa sahip olmak gibi’ (işi eğlenceli bir oyun gibi gör)
Cindrella olmayı mutluluğun anahtarı olarak gören bir hayat anlayışı, kocalarına, çocuklarına ‘sarmış’, hem kendilerini hem de sevdiklerini mutsuz eden, tatminsiz ve bazen depresif kadınlar doğuruyor. Çünkü ruhlarımız, üretmek, yaratmak, başarmanın tadına varmak, öğrenmek istiyor. Ama en çok da kendine inanmak. Bunu yapmadığımız için kaçırdığımız fırsatlar gelecekte büyük pişmanlıklara dönüşmesin.


Sevgiyle kalın


Ceyda Tümen
Yorumlar
Kalan Karakter 800

Moneye 7/24 Her An Seninle!

Yaptığın harcama istek miydi yoksa ihtiyaç mıydı? Peki kendine koyduğun “ev” ya da “araba” hedefinde yolun neresindesin? Bu ay ne kadar para harcadın? Sor, Moneye sana söylesin.

Google Play App Store