Ebeveynlik Tuzakları Ve Bu Tuzaklardan Kaçmanın Yolları

Ebeveynler olarak çocuklarımız için en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Ancak zaman zaman kendimizi güçsüz hissettiğimiz anlar olabiliyor. Bu anlarda fark etmeden bazı tuzaklara düşebiliyoruz.

İşte bu yazımda, hepimizin zaman zaman yaşadığı örnek durumlardan ve bu durumlarla nasıl baş edebileceğimizden bahsetmek istiyorum.

İlk olarak şöyle bir sahneyi gözünüzün önüne getirin; Çocuğunuzla beraber markette alışveriş yapıyorsunuz. Çocuğunuz bir oyuncak görüyor ve almanızı istiyor. Siz oyuncağı alamayacağınızı söylüyorsunuz. Cevabınızı duyar duymaz mızırdanmaya, yalvarmaya, ağlamaya veya öfke nöbeti geçirmeye başlıyor. Önce sakinliğinizi koruyorsunuz, sonra nefesiniz sıkışmaya başlıyor, başka türlü susturamayacağım diye düşünüp sonunda pes ediyorsunuz ve istediğini alıyorsunuz.

Çocuğunuz bu deneyimle ne öğreniyor? “Eğer bir şey yapmak istiyorsam ve annem/babam hayır diyorsa ağlayıp bağırmam gayet etkili bir yöntem, o zaman bu stratejiyi artırarak uygulamaya devam edeyim”

1
Peki, bu tuzaktan kaçmak için ne yapabiliriz?

1)       Kurala her ne olursa olsun sadık kalın

2)       Sakinliğinizi devam ettirin, bağırıp çağırmayın  

3)       Çocuğunuzun davranışını, tepkilerini görmezden gelerek sessizce yanında bekleyin (tabi burada bir diğer zorlanma, etraftaki meraklı ve eleştirel bakışlardan olabilir)

4)       Çocuğunuz bağırmayı bırakınca veya sakince size yaklaşıp konuştuğunda “Bu şekilde sakinleşmen çok hoşuma gitti” veya “Benimle bu şekilde ağlamadan konuşman çok güzel” diyerek çocuğun pozitif yaklaşımına olumlu geri bildirimde bulunun

5)       Farklı zamanlarda benzer davranışlar söz konusu olduğunda aynı şekilde tutarlı davranın

 

 

Bir de şöyle bir versiyon düşünelim; Bir yemeğe oturma sahnesi. Çocuğunuza mutfaktan bağırarak, elini yıkayıp masaya gelmesini söylüyorsunuz. O sırada çocuk TV izliyor ve sizin sözünüze aldırmadan izlemeye devam ediyor. Birkaç dakika sonra bu sefer daha yüksek bir sesle ondan istediğinizi yapmasını istiyorsunuz. Tamam diyor ama yerinden yine kıpırdamıyor. Sonunda sabrınız taşıyor, bağırmaya başlıyorsunuz ve bu sefer istediğinizi yapıyor.

 

Bu deneyimden ne öğreniyorsunuz? “Çocuğuma bir şey yaptırmam için illaki bağırmam lazım”

2
Bu tuzağa düşmemek için işte ipuçları;

1.        Ondan bir şey yapmasını istiyorsanız yakınına gidin, dikkatini çekerek yapmasını istediğiniz şeyi sakin ve kararlı bir ses tonuyla söyleyin (mutfaktan seslenmeyin).

2.        Harekete geçmesi için 5-10 saniye süre verin. Gerekiyorsa, süre sonunda yine kararlı ve sakin bir ses tonuyla isteğinizi tekrar edin. Harekete geçerse olumlu geri bildirimde bulunun.

3.        Söylediğinize uymaz ise, sesinizi yükseltmeden ne olabileceğini vurgulayın. “Yemeğe oturacağımızı söylemiştim. Kalkıp ellerini yıkamazsan, yemek sonrası 10 dakikalık TV izleme hakkını kaybedeceksin” gibi.

4.        Harekete geçtiğinde muhakkak olumlu geri bildirimde bulunun.

5.        Harekete geçmezse sonucu uygulayın yani yukarıdaki örnekte olduğu gibi TV izleme hakkı olmasın.

Yorumlar Üye girişi
1000
*
*
*
* Mesajınızın sorumluluğu size aittir
Benzer Haberler
listelemeye devam et
Üye Ol