Yeni bir hayata adım atmak isteyenlerin mutlaka bilmesi gerekenler

Hem hayatla ilgili yeni başlangıç planlayanlar, hem de ikinci kariyer isteyenler için tavsiyeler...

GÜZEL GÜNLER

Bizim çocuklarımız için, 70 yaş artık yeni 40 yaş muamelesi görmeye aday gibi duruyor.  Bu nedenle, eğitimden iş hayatına kadar hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktır.  Bu duruma inanmak zor geliyor olabilir.  Ancak, eğer gelecek bilimi doğru bir okuma yapıyorsa, insanın 150 yaşına kadar yaşamasının normal kabul edileceği yeni bir döneme adım atıyoruz demektir.  Bu iyi bir haber mi yoksa endişe verecek bir gelecek çocuklarımızı bekliyor olabilir mi?  Hatta o kadar ileri gitmeden günlük yaşantımıza nasıl bir çekidüzen vermeliyiz?  Çocuklarımız kadar bu durum bizleri de etkiliyor.  Benim hayatıma dokunan bir anımı paylaşmak istiyorum;  Dedem 74 yaşına bastığı zaman aramızda ironik bir konuşma yaşanmıştı.  Dedem iyi bir lastik sıcak kaynak esnafıydı. Genellikle büyük kamyon lastiklerinin onarımını layikiyle yapardı. Bu zanaati ona haklı bir ün kazandırmıştı.  Gel zaman git zaman, sanayi geliştikçe bu hizmete talep azaldı.  Aynı zamanda dedem de yaşlandı.  Fazla bir birikim de yapamamıştı.  Yıllar su gibi aktı.  Birgün baba şöyle dedi, "Oğlum bu kadar uzun yaşayacağımı ben nereden bileyim!  Sana da yük oldum bu hayatta..." 95 yaşına kadar bizimle oldu dedem.  O dönem için belki bir istisnadır.  Ancak, bizler için bu yaşa kadar gitmek yeni bir normal oldu bile.  Gelin bizi nasıl günlerin beklediğine farklı açılardan bakalım.

 

İnsanların hızla değişen dünyayı daha yakından tanımalarına yardımcı olmak ve ortak geleceğimizi şekillendirecek meseleler ve olaylara dair evrensel diyaloğa daha rahat katılmalarını sağlamak amacıyla Kanada'da bir süredir "Munk Münazaraları" düzenlenmektedir.  Altı ayda bir yapılan bu toplantıların yakın zamanda olan bir oturumuna Alain De Botton, Steven Pinker, Matt Ridley ve Malcolm Gladwell katıldılar.  Hepsi kendi alanlarında saygın bir kariyerleri olan ve yüksek oranda takip edilen yazarlardır.  Konu çok ilginçti.  İnsanlık olarak daha iyiye mi, yoksa daha kötüye mi gidiyoruz?  Bu tartışmada katılımcılar birbirlerini farklı fikirlerle zorluyorlar ve izleyenlerin fikren zenginleşmelerine katkı sağlıyorlar.  Benim bu konuyu takip etmeye başlamam Munk Münazaraları'nı kitap olarak okuduktan sonra başladı (Do Humankind's Best Days Lie Ahead? :  The Munk Debades, 2016 Aurea Foundation). 

 

Birkaç hızlı not:
Birkaç hızlı not:

•     Son 50 yıldır, insan ömrü günde ortalama 5 saat uzuyor.

•     Bir insanın başına gelebilecek en büyük acı olan çocuk ölümleri son 50 yılda 2/3 oranında azaldı.

•     Obetize ve trafik sorunları artan oranda sıkıntı yaratan şeyler.  Ne var ki, bu sorunkar bolluk artışından kaynaklanıyor. 

•     Afrika olağanüstü bir mucize yaşıyor, aynen 20 yıl önceki Asya gibi.  Mozambik 2008'e oranla kişi başı %60 daha zengin.  Etiyopya'nın ekonomisi yılda ortalama %10 büyüyor. 

•     İkinci dünya savaşı sonrasında dünya ekonomisi sadece bir sene, 2009 yılında, %1 oranında küçüldü.  Ardından, 2010 yılında %5 büyüme yaşandı. 

•     Birleşmiş Milletler tahminlerine göre dünya nüfusu artış hızı 2080 yılında tamamen duracak.  20. yüzyılda dünya nüfusu 4'e katlanmıştı.  Ancak, 21. yüzyılda 2'ye katlanmayacak. 

•     Tarımda sağlanan verim artışı ve nüfusun artışının yavaşlaması ile aynı miktarda gıdayı üretmek için 50 yıl öncesine göre %68 daha az arazi gerekiyor. 

ELDE NE VAR?
ELDE NE VAR?

10 Önemli Trend:

1.        İnsan ömrü 150 yıl önce ortalama 30 yıldı.  Şimdi 70 yıl oldu.  Yakın gelecekte 150 yıla kadar uzayacağı yönünde ciddi bilimsel kanıtlar var

2.        Sağlık için çok daha geniş imkanlara sahibiz.  Eskiden yaygın olan salgın hastalıklar büyük ölçüde tarihe karıştı.  Tıp bilimi çok hızlı ilerliyor. 

3.        Toplumsal refahta büyük artış var.  200 yıl önce dünya nüfusunun %85'i aşırı yoksulluk içinde yaşıyordu.  Bugün bu oran %10'a düştü.  Birleşmiş Milletler, 2030 yılında yoksulluğun sıfırlanması için çalışıyor.  Artık daha az saat çalışılıyor ve kazanç daha çok şeye yetiyor. 

4.        En yıkıcı olan insanlık dramı olan ulusal savaşlar tarihe karıştı.  Gelişmiş ülkeler, bunun bir ahmaklık olduğunu erken farkettiler, 70 yıldır savaşmıyorlar.   Maalesef bölgesel iç savaşlar devam ediyor.  Yakın gelecekte, istatistiklere bakarak, bunlar da bitecek diye bir iddiamız olabilir.  2. Dünya Savaşı'nda her 100,000 kişiden 300 kişi bir savaşta hayatını kaybetti  Bugün bu oran her 1,000,000 kişiden 2 kişi olarak gerçekleşiyor.  Trend ciddi azalış gösteriyor.

5.        Güvenlik artıyor.  Dünyada şiddet suçları düşüyor.  Gelecek 30 yıl içinde cinayet oranlarının 1/2 azalacağı bekleniyor. 

6.        Daha özgürüz.  Dünya nüfusunun %60'ı açık toplumda yaşıyor ve bu oran artış trendinde. 

7.        Bilginin dağılımı yagınlaştı.  1820'de insanların %17'si temel eğitime sahipti.  Bugün bu oran %82'ye yükseldi.  Ben 2080 sonrasında %100'e yaklaşacağını tahmin ediyorum. 

8.        İnsan haklarında ciddi bir iyileşme var.

9.        Cinsiyet eşitliği önemli bir kazanım.  Küresel verilere göre kadınlar daha iyi eğitim alıyorlar, daha geç evleniyorlar, kazançları artıyor, güçlü ve etkin konumlara daha çok geliyorlar

10. Daha zeki insanlara evrimleşiyoruz.  Ortalama IQ her on yılda 3 puan artıyor. 

 

Eski alışkanlıklar
Eski alışkanlıklar

Bugüne kadar hayatımızı iki bölüm olarak yaşamak alışkanlığımız var.  Bunlardan ilki "öğrenim dönemi" ve bunu takip eden "çalışma dönemi."  Uzayan yaşantımız neticesinde bu rutini kırmak zorunda olduğumuzu hissediyorum.  Özellikle, yeni teknolojilerin bu kadar baş döndüren bir hızda hayatımıza dahil olması eğitim ihtiyacımızı farklılaştıracaktır.  Okulların geleceğini uzmanların tartışmasına bırakalım ama eğitim alanında kişisel ihtiyacımız olduğuna inandığım şu 3 alana mutlaka odaklanalım;

 

1.        Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp...  Ben 48 yaşındayım ve olası uzayan yaşam sürem içinde ikinci bir kariyere hazırlanmak zorunda olduğumu hissediyorum.  Bu nedenle, 25 yıl önce edindiğim temel eğitim üzerine sürekli bir tuğla ekleyerek yenilenme ihtiyacım oluştu.  Okula dönme zamanı geldi!

2.        Klasik üniversite eğitimi için kaygılarım var.  Bu yaşımda bir derslikte veya sınıfta oturmak bana çok çekici gelmiyor.  Hayatın içine daha fazla dahil olacak öğrenim alanlarına ihtiyacım var.  Herşey daha hızlı akıyor.  Benim bu ihtiyacımı karşılayacak olan kanalın öncelikle iş yerim destekli veya online ortamda erişilebilir olması çok işime gelir.  Gidip sadece bir sınıfta oturmak ve anlatılanları dinlemek istemiyorum!

Yeni dönemde temel eğitimin yapısının okuma, yazma, matematik gibi kalıpların dışına taştığına inanıyorum. Benim günlük hayatımda ihtiyacımın arttığını hissettiğim "Özgüven", "Yaratıcılık", "Hayal", "Merak" ve "Sevgi" üzerinde ilerleme sağlayacak temel bir eğitim çemberine ihtiyacım var.  Bu alanları besleyecek her aktiviteyi ikinci kariyer dönemi öncesinde acayip önemsiyorum.  Acaba Starbucks'ta kahve satmayı deneyimlemeye mi ihtiyacım var?  Yoksa bir tiyatro sahnesine mi dahil olsam?  Belki de yeni bir spor yapmaya başlayabilirim???

İlk adımlar
İlk adımlar

Bu tartışma sürer gider.  Benim bu yazıda niyetim nasıl bir geleceğe doğru gittiğimizi düşündürecek bir pencere açmaktı.  Farkı düşündürebildim ise ne ala.  İçini doldurmak çoğunlukla size düşüyor.  Ancak, biraz kopya için kişisel kararlarımı paylaşarak bitirmek istiyorum. 

 

Ben bugün;

•     Biyolojik yaşımdam bir 10 yaş çıkartmaya karar verdim.  Eğer zamanı geri alabilsem diye başlayan cümleler kuruyoruz zaman zaman.  Görünen o ki, bu şans bizlere verilmiş durumda.  O halde on yaş öncesine dönmeme ne engel olabilir ki?

•     İkinci bir kariyer dönemime hazırlanıyorum.  Bunun isteyen herkes için de mümkün olduğuna inanıyorum.  Özellikle, kazanılan bunca tecrübenin üzerine yeni bir kariyer inşaa etmek zevkli bile olabilir. Cerrah bile olsanız birgün farklı bir iş yapmak arzusu duyabilirsiniz...  Hele 150 yaşına kadar yaşayacağınızı bilseniz...

•     Yeniden eğitime ihtiyacım olduğunu görüyorum.  Bu konu başlığı altında gözlem ve buldularımı paylaşmaya devam edeceğim.  Amacım klasik mektep formatının dışında kalan deneyimleri bulmak olacaktır.   

•     Birikimlerimi arttıracak bir plan yapmalıyım.  İşte bu çok ama çok önemli bir konu.  Bu para pul meselelerine verdiğimiz önemi bir tık arttırmalıyız.  Para Durumu ailesi içinde sürekli bu konu gündemde tutuluyor.  Para idaresi, birikim  ve kişisel bütçe hep bu platform üzerinde tartışılıyor.  Geleceğimi planlamak demek "saldım çayıra, Mevlam kayıra" bir durum değildir.  Ciddi bir finansal planlama meselesidir.  Bu nedenle, kişisel kararım gelecek 20 yılı kapsayan bir birikim planımı bugün devreye almaktır - hatırlarsanız 10 yaş atmıştım, yeni kariyerim uzamış oldu.  Az yada çok her ay düzenli bir birikim yapacağım özel emeklilik katkılarımı artık daha fazla önemsiyorum.  Bu konuyu ilerleyen yazılarda renklendiririz. 

•     Çocuklarıma daha uzun bir yol arkadaşı olacağımı idrak ediyorum.  Bence bu en güzel tarafı...

 

 

Etiketler Motivasyon
Yorumlar
Kalan Karakter 800