Bilim, başarının temelinde ‘baba var’ diyor

Güçlü bir baba çocuk ilişkisi, çocuğu hayata daha güçlü hazırlıyor.

Babası akademik yaşamları ile ilgilenen çocukların, okul hayatında daha başarılı olduğunu biliyor muydunuz? Peki, baba – çocuk etkileşimi arttıkça çocuğun matematik zekâsının ve kelime haznesinin yükseldiğini…

Belki haklarında anneler kadar çok yazılmış methiye yok. Çoğu zaman kendilerini çocuklarının gözünde ikinci planda da kalmış hissedebilirler ama bilimsel araştırmalar babaların haklarını onlara teslim ediyor. Çünkü çocukların babalarıyla kurduğu ilişki, kelime dağarcığından analitik zekâya kadar pek çok noktayı biçimlendirmede kritik rol oynuyor.

Çocukların ruh sağlığının gelişiminde anne kadar babanın rolünün de çok önemli olduğunu anlatan DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Ece Eryılmaz, “Babalar ile yapılan bazı yeni çalışmalar, babanın doğum sonrasında devam edecek ilgisinin doğum öncesindeki ilgisi ile bağlantılı olduğunu göstermektedir. Her ne kadar en başından beri kadınların biyolojik ve hormonal olarak anneliğe hazır olduğu bilinse de, bebeğin anne rahmine düşmesi ile erkeklerde de bazı hormonal değişimler olmaktadır. Buna rağmen erkeklerin bebeği kucağına alır almaz babalık duygusunu hissetmeleri beklenmez. Yapılan araştırmalarda özellikle çocuklarıyla daha çok zaman geçiren, fiziksel temas halinde olan ve öz bakımı konusunda yardımcı olan erkeklerde baba rolünün gelişiminin daha kolay olacağı belirtilmektedir” diyor.

Yapılan araştırmalara göre babanın ilgisi ve yakınlığı ile büyüyen çocukların akademik performanslarının daha yüksek olduğunu anlatan Eryılmaz, “Bazı çalışmalar, babaların çocuklarına akademik yönden ilgi göstermesinin çocuğa; anne ilgisinden daha fazla akademik başarı getirdiğini belirtiyor. Nitekim, bu çocuklarda okula karşı olumlu tutumun, motivasyonun ve bilişsel becerilerin baba ilgisinden yoksun olanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur.


Babadan ilgi görmenin çocukların öz güveninin artmasına ve kendi iç kontrol mekanizmalarına doğru orantılı bir katkı sağladığı saptanmıştır. Bazı araştırmalar ise çocukları ile daha fazla etkileşimde bulunan babaların çocuklarının matematik zekâlarının olumlu etkilendiğini ve daha geniş bir kelime dağarcığına sahip olduklarını ortaya koymuştur.

Çocuğun duygusal ve fiziksel ihtiyaçları baba tarafından da karşılanmalıdır. Mesela çocuğa sevdiğini söyleyebilir, sarılabilir, ona gülümseyerek ve şakalaşarak sevgisini somut bir şekilde ifade edebilir. Aynı zamanda onun yaşadığı problemleri dinleyerek, onu yargılamadan birlikte çözüm yolları bulmaya çalışarak ve duyguları hakkında konuşarak iletişim kurabilir.

Bunlar çocuğun kendini değerli görmesine ve güvende hissetmesine yol açar. Ayrıca beslenme konusunda da babaların rolü oldukça büyüktür. Çocuğunu besleyen bir baba aralarında yakın bir ilişki kurulmasını sağlayacaktır” diyor.

DIŞ DÜNYANIN REHBERİ BABA

Babaların bir diğer önemli rolü de ev içinde ve dış dünyada bir rehber görevi üstlenmesi...

“Okul öncesi dönemde babanın çocuğu dış dünyaya hazırlamak için fiziksel oyunlar oynamaya teşvik etmesi, bir yandan da çocuğun özerkliğini kazanması için küçük adımlarla özgüven inşa etmesi önemlidir. Bu nedenle babalar okul öncesi dönemdeki çocuklarına nasıl giyinmeleri gerektiğini, eve gelen misafirleri karşılamayı ve günlük yaşamdaki hayal kırıklıklarıyla nasıl başa çıkabileceklerini öğretebilirler. İlkokul çağında ise çalışmaya teşvik etmek için para yönetimini ya da bir spor / sanat dalını öğretme konusunda destek olabilirler. Kendi okul deneyimlerini anlatabilirler. Ergenlik döneminde ise babaların ergen ile konuşmak için hevesli olduğunu göstermesi, onun kendisi ve hayat hakkındaki düşüncelerini merak etmesi, hayat tecrübelerini öğüt vermeden anlatması, diyaloglarının sürekliliği yakın ilişki içinde kalmalarına destek olacaktır. Ev dışında birlikte yapacakları aktiviteler, sosyal sorumluluk projelerine ya da babanın kendi işine bunaltıcı ve yorucu olmadan ergeni dâhil etmesi de ergene kendini değerli ve güvende hissettirecektir. Bunların yanı sıra, ergenlik döneminde alkol, madde kullanımı, arkadaşlık ilişkileri, şiddet hakkında da babaların çocukları ile konuşmaları gerekir”

Babaların kendini kontrol etmeyi öğrenmesi de kritik rol oynuyor. Konu hakkında yapılan çalışmalar; yaramaz, üzgün ya da kontrolünü kaybeden çocukların davranışları karşısında sakin bir şekilde davranan babaların erkek çocuklarının daha az saldırgan olduğunu, kız çocuklarının ise arkadaşları ile daha az sorun yaşadığını gösteriyor.

DİSİPLİN NASIL SAĞLANMALI?

Öte yandan, babanın çocuklarına karşı disiplin de sağlaması gerekiyor. Peki, bu nasıl yapılmalı?

“Öncelikle babanın kendi duygularını ve beden dilini özellikle ellerini kontrol altına alması gerekmektedir. Çocuğuna bağıran, döven, vuran ya da bir eşyaya zarar veren babalar aslında disiplin vermekte başarısız olup sadece kötü davranışın modeli haline gelir.

Çünkü kontrolü kaybettiklerinde çocuklarının saygısını da kaybederler. Ne yazık ki birçok baba çocuklarını kontrol edemediğinde hüsrana uğrar, kendi öfkesini kontrol edemez ve aslında ne yapacağını da tam olarak bilemez. Baba olmak demek çocukla arkadaş olmak demek değildir.

Çocuğun kendini güvende hissedebilmesi için sınırlara da ihtiyacı vardır. İstenmeyen söylemleri ya da davranışları olduğunda ona fiziksel ya da duygusal şiddet uygulamadan ancak kararlı ve tutarlı bir şekilde, anne ile ortak bir tutumla sınır koyması gerekmektedir”

Yorumlar Üye girişi
1000
*
*
*
* Mesajınızın sorumluluğu size aittir
Benzer Haberler
listelemeye devam et
Üye Ol